Dünya TarihiSanat Tarihi

Alman Destanlarında Attila Figürleri


Hildebrant Destanı’nda (Dietrich von Bern) Attila Motifi

Hristiyanlık öncesi Eski Alman Edebiyatında rastlantı sonucu ele geçirilmiş bir eserdir. Bugünkü Almanya’nın Fulda kentinde 9.yyda iki keşiş tarafından orijinaline sadık kalınarak yazılmıştır. konusu kısaca şöyledir; Hidebrant, ülkesindeki düşmanlarının baskısından kaçarak Attila’ya sığınır. Attila onu misafiri olarak kabul eder. Tutsağı gibi davranmaz. Attila’nın ülke yönetimine ilişkin düşünce ve davranışları bu destanda yer alır. Vatan özlemi onu ülkesine çeker. Otuz yıl sonra ülkesine girme yasağı olmasına rağmen geri döner ve oğlu Hadubrand’la savaşmaya başlar. Oğlu babasını hilekar bir Hun sanmaktadır. Babası ise Hadubrand’ın oğlu olduğunu anlamıştır. Ama savaşın sonucu destanda yer almamıştır. Hildebrand’a göre Attila iyi bir stratejisttir. Hidebrant onun konukseverliğinden etkilenmiştir. Misafirlerine çok iyi davranmıştır. Çok güçlü bir kişilik olduğu hildebrant tarafından dile getiriler. Bunun karşılığında Hadubrand da Attila “Tanrı’nın Kılıcı” olarak ele alınır ve genelde olumsuz anlamlar yüklenir.

Kuzey Cermen Mitolojisinde Attila Motifi

13. veya 14. yy.da bulunduğu düşünülür. Kuzey cermenlerin efsanelerini ve mitolojisini kapsar. Eser otuz ayrı eserler kümesinden oluşmaktadır. Konular genel olarak kuzeyde yaşayan insanların konularıdır. Avrupa Kıtası’nın kuzeyinde yer alan adaları da kapsamaktadır. Ama bu mitolojik toplu eserlerin genel çerçevesini Kavimler Göçü belirler. Bu göçün kuzey halkları için neler ifade ettiği ve ne anlama geldiği çok net bir biçimde işlendiği söylenebilir. Kavimler göçünün ve Attila’nın kuzey ülkelerinde bu kadar etkin olmasının bir nedeni de Attila’yı kendi mitolojileri açısından ele almalarının payı büyüktür. Dolayısıyla söylence olarak dilden dile aktarılmış Kuzey Mitolojisi, Attila’yı kendi kahramanlarıyla özdeş tutmaktadır. Ancak Kuzey Cermenlerin Hristiyanlaşmasından sonra bu Kuzey Mitolojisinde bazı figürlerin yok olduğu iddia edilmektedir (Brinkmann 1989:8).

Ninelungen Destanı’nda Attila Motifi

13. yy.da yazıldığı sanılmaktadır. 2000 mısradan meydana gelir. Nibelungen Destanı Kavimler Göçü ve bu göçün etkisini anlatmaktadır. Destanda geçen olaylar ve kişilikler gerçeğe yakındır. Hunlar, Burgun Kralı Gundaher’i 436 yılında yenilgiye uğratır. Ama destanda geçen Krimild’in, 631 yılında ölen Merovinger prensesinin olma ihtimali çok yüksektir. Bu destanın çözümlemesinin temelinde yatan sorun şudur; destanda geçen kişilerle tarihsel olaylar arasında bağın ne şekilde kurulacağı açık ve net değidir. Attila’nın bu destanda dolaylı anlamları vardır. Krimhild’in çok sevdiği kocası öldürülür. Krimhild kocasını intikamını almak için güçlü Attila ile evlenir ve Attila’nın gücünü kullanarak kocasının katilini bulur ve öldürtür. Krimhild Figürü’nün Attila ile evlenmesi destanda pek istenmeyen bir olaydır. Zorunluluktan kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla Attila zorlayıcı olarak da anlamlaştırılır. Daha çok bir kral ve lider gibi özellikleriyle ele alınmıştır. Destandan çıkarttığımız bir olay da Attila’nın Krimhild’den bir oğlu olmasıdır.

Ortaçağın sonlarına doğru Attila veya Hun düşmanlığını, yerini Arap düşmanlığına bırakmıştır. Bunun neden Hristiyan-Müslüman karşıtlığıdır.

Çok sonraları İtalya’da G.Verdi 1813-1901 “Der Geißel Gottes (Tanrı’nın Tutsağı)” Etzel (Attila) adlı operasını yazmış ve sahnelemiştir. Her yıl düzenli olarak Almanya’da bu opera sergilenmektedir. Günümüzde ise Attila motifi Alman edebiyatında bir çok eserde karşımıza çıkmaktadır.

Patrick Howarth’da Attila Motifi ( Attila, der Hunnenkönig)

P.Howarth, Mann und Mythos (Adam ve Mit) adlı eserinde Attila motifini ele almıştır. Attila eserde genel olarak mitolojik bir kahraman ve korku ögesi olarak işlenmiştir. Attila’nın biyografisine tamamen sadık kalınarak konu eserde işlenmiştir. Özellikle Kuzey Cermen mitolojisi bağlamında konu işlenmiştir. Bu mitolojideki kahramanlarla Attila benzerliği çok ayrıntılı biçimde eserde ele alınmıştır.

Lübe’de Attila Motifi

1999 yılında Lübe, Attila biyografisini Alman boyları çerçevesinde ele alıp bir tarihsel roman yazmıştır. Roman kahramanı Attila’dır. Attila’nın yaşadığı dönemde Cermenler için ne ifade ettiği objektif yaklaşım tarzıyla ele kaleme alınmıştır. Kurgusal ögeleri de romanda izlemek mümkündür. Ama bu kugusallık gerçeklerden kopuk değildir. Avrupa ve Cermen tarihi için Attila’nın tam olarak ne anlama geldiği işlenmiştir. Attila ile ilgili olumlu ve olumsuz ögeler bir aradadır. Yazar, tarafsız yaklaşımını eserin genelinde sürdürmektedir.

Heinrich Tischner’de Attila Motifi (2003)

H.Tischer, Tatar ve Hun Türklerini araştırma yazısı olarak ele almıştır. Bu araştırma yazısı otobiyografik özellikler taşıdığı gibi kurgusal ögeleri de içeriri.Attila’nın yaşam öyküsü ile Tatar Türklerinin yaşamlarını birlikte değerlendirmiş, kısmen de olsa objektif kriterlere ulaşmıştır.Genel olarak yazar Türk kavramının Attila ile birlikte ele aldığı ve Türk kavramının “korkunç” ve “baskıcı” anlamlar yüklenmesinin temelini O’nun meydana getirdiği eserinden yola çıkarak söyleyebiliriz.

Thomas R.P. Rielke’de Attila Motifi (2004)

Belki de Attila hakkında yazılmış en kapsamlı ve gerçekçi eserdir. Rielke’nin bu eseri tarihsel bir romandır. Tamamen belgesel niteliğindedir. Yazar Attila’yı hiç bir değerlendirmeye tabii tutmadan belgelerde nasıl geçiyorsa romanını öyle örmüştür. Rielke’nin tarih bilimiyle yakından uğraşmış olması, Attila’ya ilişkin yazdığı eserin değerini de artırmaktadır. Attila hakkındaki tarihi kaynakları ayrıntılı bir biçimde araştırmış ve romanını kronolojik bir sırayla örmüştür. Yazarın tarihi kişilikler hakkında, örneğin Karl Martell gibi, çok önemli eserleri bulunmaktadır. Dolayısıyla Avrupa kimliğini oluşturan ögeleri ve karşıt ögeleri, yazar , tarihi romanlarında çok iyi bir üslupla işlemektedir.

Görüldüğü gibi Batı Edebiyatı’nda Attila motifi defalarca işlenmiş ve yazılmaya devam edilecektir. Çünkü bugünün Avrupa’sının şekillenmesinin temelleri Kavimler Göçü ile başlamıştır. Attila bu nedenle Alman Edebiyatında hem korkulan hem de bir o kadar saygı duyulan bir kişiliktir. Bu bağlamda Attila’nın Alman edebiyatında edebi motif olarak kalmaya devam edeceğini söyleyebiliriz.

Kaynaklar

BATIMAN, Burhanettin, Alman Edebiyatı, Remzi kitabevi, 1945.

BRINKMANN, Karl, Ortaçağ alman Edebiyatı, Ege Üniversitesi Yayınları, 1989

BARTSCH, Karl , Das Nibelunden Lied, Brockhaus, 1972.

KULA, Onur Bilge, Alman Kültüründe Türk İmgesi, Ç.Ü. Eğitim Fak. Yayınları, 1992.

Oğuzhan Koç

Anadolu Tarih Kurucusu. Tarih ve sinema üzerine çalışıyorum. Belgesel yönetmenliklerinin yanı sıra yapımcılık da yapmaktayım.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu