Dünya Tarihi

Antik Roma’da Magna Mater (Kybele Kültü)

Roma devletinin dini bünyesinde yerel ve yabancı birçok tanrı ve tanrıçaları toplamıştır. Bunun belirgin örneklerinden biri ve en dikkate değer olanı tanrıça Kybele’nin Roma’ya alınıp benimsenmesinde ve kökeninde görülür. Roma yüzyıllar boyunca egemen olduğu coğrafyada yaşayan halkların dini inançlarına saygı duymuş ve kendileri de o inançlardan etkilenmişlerdir. Bunun yanında kendi inançlarına da tapınmaya devam etmişlerdir. Roma, Doğu’yu fethetmesiyle buradaki dini inanışları tanımaya başlar.

Romalıların kabul ettikleri ilk doğulu inanç Ana Tanrıça Magna Mater yani Kybele kültüdür. Bu kült aslında zaten İtalya yarım adasındaki Yunan koloni kentleri tarafından bilinen bir külttü. Kybele kültünün Roma’ya gelişi, Roma ile Kartaca arasında gerçekleşen II. Kartaca/Pön (M.Ö. 218–202) savaşının ardından, Roma’da sıkıntılı ve buhranlı bir dönem yaşanmıştır. Bu durum karşısında çaresiz kalan Romalı yöneticiler, halkın dini duygularını körükleyerek, onların Roma yönetimine karşı güvenini yeniden kazanmak için çareyi Sibylla bilicilerine ve onların kehanet kitaplarına başvurmakta görürler. Bu incelemeler sırasında Romalılar, Sibyllini Libri’yi incelerken şu kehanete rastlarlar: “Yabancı ırktan bir düşman, savaşı İtalya toprağına kaydırdığı zaman Roma’ya; getirmekle, onu bu topraklardan sürülebilinir.’’

Bu kehaneti öğrenen Senatus, Pergamon (Bergama) Kralı I. Attalos’a (M.Ö. 241–197) beş senatörden oluşan bir heyeti en önemli savaş gemilerinden beş tane quinqueremis (beş sıra kürekli gemi) göndererek, ondan Pessinus Ana Tanrıçası’nın heykelini isterler. Bunun üzerine Kybele Tapınağı (Megalesion) rahipleri, Attalos adına Pessinus Tapınağı’ndaki (Metron) meslektaşlarıyla konuşurlar ve Anadolu’da çok eski çağlardan beri tapınılan Ana Tanrıça’nın idolü Roma heyetine teslim edilir. Heyet daha sonra, “Tanrıların Anası” diye nitelendirilen kutsal taşı, Phrygialı rahiplerden oluşan bir kurulu da yanına alarak, deniz yolu ile M.Ö. 4 Nisan 204 tarihinde, Roma’ya götürürler. Bu olaydan sonra Roma orduları Hannibal’i Zama’da yenince, Sibylla bilicilerinin kehanetinin doğru çıktığına inanılır ve Roma halkı panik terörden kurtulur; böylelikle de Pessinus Tapınağı’nda farklı özellikleri ile tapınılan tanrıça, başka bir özelliğinden yararlanılarak Roma’ya taşınmış olur.

Roma dininin tanrıları arasına Anadolulu bir tanrıçanın yerleştirilmesindeki amaç, dışardan gelen güçlü, maruf bir tanrıça ile Roma Devleti’nin gücünün daha da artacağının gösterilmesidir. Bu olaydan sonra Roma orduları Hannibal’i Zama’da yenince, Sibylla bilicilerinin kehanetinin doğru çıktığına inanılır ve Roma halkı panik terörden kurtulur; böylelikle de Pessinus Tapınağı’nda farklı özellikleri ile tapınılan tanrıça, başka bir özelliğinden yaralanılarak Roma’ya taşınmış olur. Roma dininin tanrıları arasına Anadolulu bir tanrıçanın yerleştirilmesindeki amaç, dışardan gelen güçlü, maruf bir tanrıça ile Roma Devleti’nin gücünün daha da artacağının gösterilmesidir.

Kybele’nin Roma’ya M.Ö. 4 Nisan 204 tarihinde getirilmesiyle Yunanistan’da değişim geçiren ve batılı özellikler kazanan Kybele burada da Romalılar tarafından ikonografik olarak değişime uğramıştır. Bu değişimlerden en önemlisi savaş kehanetinin doğru çıkmasıyla Romalıların gözünde yükselen Kybele oldukça saygı duyulmuş ve ona ‘Magna Mater’ yani ‘Büyük Ana’ denilerek, şehrin baş koruyucu tanrıçası olarak kabul görmüştür. Bu anlamın Kybele’ye yüklenmesiyle önceki dönemlerde ayakta, otururken, uzanırken ve tahta oturur şekilde tasvir edilen tanrıça Kybele, Roma da büyük bir tahta otururken ve yanında 2 tane büyük heybetli aslanla tasvir edilmeye başlanmış ve bu tasvirler oldukça büyük boyutlarda yapılıp şehrin önemli alanlarında sergilenmiştir.

Tanrıçanın sevilen bir tasvir biçimi de dört köşe niş içerisinde ve çeşitli pozlarda gösterilmesidir. Bu tür yapıtlardan Epidauros Hieronun’da, İtalya’da ve Anadolu’da pek çok örnekler ele geçmiştir. Çoğu örneklerde tanrıça tam ölçüleri ile, ayakta veya otururken, başında surlu bir taç (polos) ve tamamen giyimli olarak, iki saç örgüsü yüzünün iki yanından aşağı sarkmış, elinde tympanum veya patera (libasyonkabı), dizlerinde bir aslan veya iki yanında birer aslan, bazen yanında meşaleli bir figür, bazen bir genç (Attis) veya bazen de iki yanında yer alan biri genç diğeri yaşlı iki figür olduğu halde taht üzerinde oturur biçimde gösterilir. Heykeltıraşlık yapıtlarda da tanrıça Kybele sık sık konu edinilmiştir.[i]

Magna Mater Roma surları içine herşeyden önce “Kent Koruyucu Tanrıça” niteliği ile girmiştir. Çünkü tanrıça ile ilgili arkeolojik yapıtların büyük bir kısmı onu başında surlu bir taç ile tahtında oturan ve önünde kutsal hayvanları, yani aslanları olan bir tanrıça olarak tanıtmaktadır. Bilindiği gibi bu surlu taç onun “Kent Koruyucu” gücünün simgesi olup Hellenistik devirde yaratılmış bir buluştur. Zil, tympanum, dümbelek, flüt onun ofristik âyinlerinde kullanılan müzik aletleridir. Kendisi Besleyici (Alma) Ana (Mater)dir. Özünde ve tapınımında, doğanın engel tanımayan taşkın güçlerini sembolize eden Dionyzik karakter vardır. Yüksek dağ tepelerine ve karanlık orman köşelerine özel bir tutkusu vardır.

Vahşi hayvanların, özellikle de aslanların hakimesidir. Çünkü tanrıça asıl öz karakteri ile el değmemiş vahşi doğanın temsilcisidir. Bir de, bazen kendisinin yanında rastladığımız bir Attis tipi vardır ki, üzerinde kısaca durmak gerekir. Özellikle Roma’lı ozan Catullus (LXIII)’da çok canlı bir biçimde belirtilen Attis, aslında Büyük Ana Tanrıçanın bitkiler âlemi üzerindeki fonksiyonu ile birleştirilmiş ve tapınınım da Phrygia’da merkezlenmiş, tanrıçanın aşığı genç bir bitki tanrısı olarak tanınmıştır. Yani kışın ölen ve ilkbaharda dirilen doğa güçlerini simgeleyen bir tanrı olarak kendisine tapınılmıştır. Böylece kökeninin Mezopotamya’ya kadar indiği, Sümerlerin aşk ve savaş tanrıçası İnanna’nın kocası doğa ve bereket tanrısı Dumuzi (Tammuz) ile aynı olduğu çoktan beri kanıtlanmıştır. Fakat Attis Catullus’da bir tanrı olarak değil bir rahip olarak gözükmektedir.[ii]

Kybele mi Magna Mater mi? 

Antik Yunanistan ve Roma’da Kybele’ye, Magna Mater (Büyük Ana) ya da Meter olarak inanılmaktadır ve ona tanrılar anası olarak saygı gösterilmektedir. Hatta Roma imparatoru Julianus için Kybele Zeus’un annesidir. Ayrıca Karen Tate’in görüşüne göre Roma imparatoru Augustus, eşi Livia’nın Kybele olduğuna inanmaktadır. Bunun yanı sıra antik Roma inancına göre Kybele, ozan Vergilius’un Aeneis Efsanesindeki, Roma İmparatorluğu’nun temellerini atan kahraman Aeneas’ın koruyucusudur. Aynı zamanda ilginçtir ki Anadolulu Kybele ve Mısırlı İsis Roma imparatorluğu için bir devlet dini haline gelmiştir. Bu kadar büyük bir ölüde tapınım gören Kybele için Roma da birçok tapınak inşa ettirilmiştir. Hatta bir dönem tanrıça Kybele ve tapınağının tasvirinin sikkeler üzerinde kullanıldığı bilinmektedir.

Roma dininin büyük ölçüde Yunan dininden etkilenmesi, tanrı ve tanrıçalarını panteonlarına kabul etmesiyle tapınım gösterdikleri Kybele kültünün, Yunanistan da tanınmasından sonra Yunan tanrıçalarıyla bağdaştırılması Roma döneminde de devam etmiştir. Kybele, Yunan mitolojisindeki doğa ve bereket tanrıçası Demeter ile bağdaştırılması devam etmiştir. Demeter kültü, Roma da ‘Ceres’ ismi ile anılmıştır. Ayrıca bu dönemde ele geçen veriler ışığında Kybele’nin Rhea, Persephone gibi tanrıçalarla da bağdaştırıldığı görülmüştür. Ayrıca antik Ana Tanrıça Kültü’nün, Demeter, Rhea ve buna bağlı gelişen Persephone inancının oluşumunda temel etken olduğu, elde edilen diğer veriler arasındır. Bunun yanı sıra, yazar Jacob Rabinowitz Tanrıça Hekate’nin, Kybele Kültü ’nün kız kardeşi olduğu görüşüne yer vermektedir.[iii]

Pessinus’ta Düzenlenen Kült Törenleri

Frigya’lı tanrıça için düzenlenen törenlerin yapıldığı Pessinus’taki kült merkezinin başında iki başrahip bulunurdu. Attis ve Megabyzos olarak adlandırılan ve tanrıçanın hizmetine girdiklerinde kendilerini hadım eden bu din adamları aynı zamanda tapı merkezinin yöneticileri durumundaydı. [iv]Tanrıça onuruna düzenlenen törenler, toprağın uyanıp filizlerin fışkırmaya başladığı bahar mevsiminde gerçekleştirilir ve beş gün sürerdi. Kutlamaların ilk gününde Attis için yas tutulurdu. Kutsal kabul edilen bir çam ağacının gövdesi yün kumaş parçalarıyla sarılır ve sokaklarda dolaştırılırdı. İkinci gün; Gallos olarak anılan Kybele’nin diğer rahipleri davul, tef ve zil gibi müzik aletlerinin eşliğinde kendilerinden geçerek dans ederlerdi. Tıpkı söylencede; ellerinde meşalelerle, kırlarda tanrıçanın peşinde dolaşıp, müzik eşliğinde çılgınca dans eden “Korybant’lar” gibi. Üçüncü gün ise; kanlı törenlere ayrılmıştı. Ayine katılanlar vücutlarını keser, kan akıtırlardı. Dördüncü günde neşeli danslarla Attis’in dirilmesi kutlanır, son gün de dinlenmeyle geçerdi.[v]

Kybele tapısı; Frigya’nın gezgin rahipleri tarafından tüm Ege’ye ve Akdeniz’e yayılmıştır. Kıta Yunanistan’ın inanç sisteminde hatırı sayılır öneme sahip olan tanrıçalardan Rhea, Artemis ve Demeter’in kişiliklerinde ve söylencelerinde Kybele’nin nitelikleri de dile gelir. En büyük benzerlik ise Demeter’le olandır. O da öncelikle bir toprak tanrıçasıdır. Buğdayın koruyucusu, ürünün güvencesidir. Roma’da Magna Mater (Büyük Ana) olarak bilinen tanrıça, Kybele’nin kendisidir.


[i] Çapar, Ömer. Roma Tarihinde Magna Mater (Kybele) Tapımı.s.56.

[ii] İndirkaş, Z. 2001 Ana Tanrıçalar, Kybele ve Çağdaş Türk Resimlerindeki İzdüşümleri, T.C. Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara.

[iii] Demirtaş, Aras. Kybele Kültünün Geçmişten Günümüze Çağdaş Sanata Yansıması, (Yayınlanmamış Yüksek Lisans Tezi), Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Muğla, 2016.s.77.

[iv] Dürüşken, Ç. 2000 Roma’nın Gizem Dinleri: Antikçağ’da Yaşamın ve Ölümün Bilinmezliğine Yolculuk, Arkeoloji ve Sanat Yayınları, İstanbul.s109..

[v] Eliade, M. 2003 Dinsel İnançlar ve Düşünceler Tarihi: Taş Devrinden Eleusis Mysteria’larına, C. 1, Ali Berktay (Çev.), Kabalcı Yayınevi, İstanbul.

Ayşe Nur Büyükgök

Necmettin Erbakan Üniversitesi/Eskiçağ Tarihi Yüksek Lisans

İlgili Makaleler

Bir Yorum

  1. Bu faydalı yazı için çok mutlu oldum. Özellikle Bergama’nın isminin geçmesi ayrı memnun etti, teşekkür ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu