RÖPORTAJTürk Tarihi

Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Nesimi Dilbilimi Enstitüsü Türk Dilleri Bölüm Başkanı Doç. Dr. Elçin İbrahim ile Röportaj

Saffet Alp Yılmaz: Merhabalar hocam, öncelikle sizi tanıyabilir miyiz?

Elçin İbrahim: Merhabalar, ben 1985 yılında Azerbaycan-Nahçivan Özerk Cumhuriyeti’nin Nehrem köyü’nde doğdum. İlk okul eğitimimi Nahçivan’da (1991-2002), lisansımı Bakü Devlet Üniversitesi’nde (2002-2006), yüksek lisansımı Kafkas Üniversitesi’nde (2006-2009) aldım. Halihazırda Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Nesimi Dilbilimi Enstitüsü Türk Dilleri Bölüm Başkanı ve “Türkologiya” dergisinin yazı işleri müdürü olarak çalışmaktayım.

S. A.: Azerbaycan’daki Türkoloji’nin tarihi hakkında kısa bir bilgi verir misiniz?

E. İ.: Azerbaycan Türkolojisi’nin tarihi çok eskilere dayanmaktadır. Ancak resmi belgelerde Azerbaycan Türkçesi, Azerbaycan Halk Cumhuriyeti’nin döneminde (1918 tarihinde) resmi statü kazandıktan sonra bu alanda daha büyük çalışmalar yapılmıştır. Özellikle Türk Dünyası’nda XX. yüzyılın başlarında başlayan alfabe değişimi Türkoloji alanında büyük hareketliliğe neden olmuştur. 1926 tarihinde Bakü’de yapılan I. Türkoloji Kurultayı ve orda tartışılan konular tüm Türk Dünyası’nda birçok meselelerin çözülmesine neden olmuştur. Nitekim Azerbaycan’da da Türkoloji için güncel sorunlar o dönemde çözülmeğe başlamıştı. Bekir Çobanzade, Selman Mümtaz, Memmedağa Şiraliyev, Ebdülezel Demirçizade, Muhtar Hüseynzade ve diğerleri ile başlayan Türkoloji Araştırmaları Ferhat Zeyanlov, Ağamusa Ahundov ve Tefvik Hacıyevle 2000 yıllarına kadar devam etmişti. Günümüzde de Azerbaycan’da Türkoloji’nin geleneği devam etmekdedir. Keza birçok üniversitelerde (Bakü Devlet Üniversitesi, Azerbaycan Devlet İktisat Üniversitesi, Azerbaycan Devlet Pedegoji Üniversitesi, Azerbaycan Diller Üniversitesi ve b,) ve ilmi kurumlarda (Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi’nin birçok enstitütülerinde) Türkoloji araştırmaları çalışmaları yapılmaktadır.

S. A.: Azerbaycan’daki Türkoloji alanında yeni yayımlar hakkında kısa değerlendirmelerde bulunabilir misiniz?

E. İ.: Türkoloji alanında yukarıda belirttiğim kurumlarda dergiler devamlı yayınlanmaktadır. Ancak Azerbaycan’da Türkoloji alanında yayınlar dediğimizde akla gelen ilk dergi “Türkologiya” dergisidir. İster Sovyetler döneminde, isterse de şimdiki dönemde “Türkologiya” dergisi her zaman Türkoloji araştırmaların, bilimsel makelelerin yayınlandığı bir dergi olmuştur. Ne mutlu bizlere ki, böylesine bir derginin yayın hayatının 50 yılının 5 yılında varız. Bu bizler için büyük bir sorumluluk demektir. Dergi bugün hem geçmişteki geleneksel değerleri yaşatmakta, hem de günümüzün şartlarına modern Türklük bilimi dergisi olarak yayınına devam ediyor. Azerbaycan’da “Türk Dilleri Araştırmaları”, “Dilbililimi”, “Filoloji Meseleleri”, “Tedkikler”, “Terminoloji sorunları” vb. diğer yayınları da ekleyebiliriz.

S. A.: Azerbaycan’da 2021 “Nizami Gencevi Yılı” ilan edilmesi bizi mutlu etti. Nizami Gencevi ile ilgili çalışmalar var mı?

E. İ.: Her zaman söylediğim bir düşünce var: “Türk dünyası’nın birliği hem de ortak şahsiyyetler üzerinden olacak”. Nizami Gencevi de Türk dünyasının ortak şahsiyetlerinden biridir. Elbette; Nizami Gencevi araştırmaları, edebi ve sanatsal kişiliği dünya doğu bilimcileri için her zaman araştırma konusu olmuştur. Azerbaycan’da da Nizami sanatınnı öğrenilmesi ve tanıtılmasıyla ilgili çalışmalar yapılmıştır. Nizami’nin mirası nizamişinaslar tarafından Azerbaycan okuyucusuna aktarılmıştır. Bugün Nizami’nin Azerbaycan’nı ikinci büyük şehiri olan Gence’de türbesi, Bakü’de, Rusya’da ve Romanya’da büstleri vardır. Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi’nin Edebiyat Enstitüsü, Milli Azerbaycan Edebiyatı Tarihi Müzesi Nizami Gencevi’nin ismini taşıyor. Ayrıca İngiltere’de Oxford Üniversitesi’nin Nizami Gencevi Araştırma Merkezini de ekleyebilirz. Bu yıl Nizami Gencevi’nin 880 yılıyla beraber 2021 yılı, Türk dili ve kültürünün en önemli şahsiyetlerinden Yunus Emre’nin vefatının 700. yıl dönümü olması münasebetiyle UNESCO tarafından anma ve kutlama yıl dönümleri arasına alındı ve Türkiye’de de 2021 yılının “Yunus Emre ve Türkçe Yılı” ilan edilmesi, Uluslararası Türk Akademisi, ünlü şair ve devlet adamı Ali Şir Nevai’nin doğumunun 580. yıl dönümü dolayısıyla 2021’i “Ali Şir Nevai Yılı” ilan etmesi Türk dünyası için önemli gelişmelerdi.

S. A.: Tarihi bir öneme sahip olan Şuşa’ın bir Türkoloji merkezi haline getirilmesiyle ilgili ne gibi çalışmalar yapılabilir?

E. İ.: Elbette, 2020 yılı Azerbaycan ve Türk dünyası için Karabağ’ımızın düşman işgalinden kurtuluşunun kutlu yılı oldu. Azerbaycan Ordusu 30 yıl sonra düşman işgalinde kalan topraklarını kurtardı. Azerbaycan tarihi için Şuşa her zaman medeniyyet, kültür, bilim merkezi olmuştur. Birinci Bakü Türkoloji Kurultayı’nın ikincisi ve 100. yılı 2026 yılında Şuşa’da yapılabilir. Bu çok manidar olur. Şuşa, Azerbaycanla birlikte Türk Dünyası’nın kültür, bilim şehiri olacak.

S. A.: Ortak Türk Alfabesi üzerine birçok çalışmalar ve yayımlarınız var. Ortak Türkçe, ortak alfabe ve ortak gelecek inşa etme yolunda ne gibi somut adımlar atılmalı?

E. İ: Türk Dünyası’nda bu çalışmaların bayraktarı olan Gaspıralı İsmail Bey’den başlayarak günümüze kadar bu sorun kalmaktadır. Evet ben de bu konular üzerine doktora tezi hazırladım ve araştırmalarım bu alanla ilgilidir. Ortak alfabe, ortak edebi dil her zaman önem taşımıştır ve tartışma konusu olmuştur. Ortak alfabe, ortak dil çok geniş ve uzun bir tartışma konusudur. Ancak kısaca diye bileriz ki, artık Türk dünyası Sovyetler dönemindeki Türk dünyası değil. Türk dünyasının her alanda birliği günden-güne büyümektedir. Türk Cumhuriyetleri’nde alfabe ve birlik alanındakı gelişmeler, çalışmaları belirte biliriz. Türkiye’nin bu çalışmaların merkezindeki önemli rolü, kurulan ortak üniversiteler, üniversitelerdeki araştırma merkezleri, yapılan bilimsel toplantılar, sempozyumlar da büyük önem taşıyor. Türk Dünyası için ortak dil – ortak konuşma dili zaman meselesidir. Zamanla bu kendiliğinden ortaya çıkacaktır. Biz bugün bunun hoş haberlerini alıyoruz. Birçok Türkologun karamsar baktığı bu duruma ben çok iyimser bakıyorum.

S. A.: Son olarak Türk Akademisi ve Türk Kineşi’nin çalışmaları hakkında değerlendirmeleriniz nelerdir?

E. İ.: Elbette yukarıda da belirttiğim gibi bugün Türk Dünyası’nın birliği için birçok alanda çalışmalar var, bu çalışmlar kurum ve kuruluşlar tarafından yapılmaktadır. Uluslararası Türk Akademisi ve Türk Keneşine ek olarak Türk Miras Vakfı, Yunus Emre Enstitüleri ve Türk Dil Kurumu’nun da bu alanda çalışmalarını ekleyebiliriz. Adlarını zikr ettiğimiz kurum ve kuruluşların yaptıkları bilimsel toplantılara ve yayımladıkları kitaplara baktığımızda “görünen köy kılavuz istemez” ifadesini kullanabiliriz.

Röportaj: Saffet Alp YILMAZ

Özel Teşekkür: bilimdili.com

Anadolu Tarih

Anadolu Tarih'in resmi hesabıdır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu