Türk Tarihi

Balkanlarda Türk Varlığı

Balkanların tarihi eşittir Türklerin tarihidir. Balkan tarihi, Türk tarihinin ayrılmaz bir parçası olmuştur. Balkan kelimesi dahi Türkçe bir kelime olup sıra dağ veya dağlık manasına gelmektedir.[1] Türklerin balkanlarda görülmesi çok eski tarihe dayanmaktadır. Orta Asya’dan göç eden Türk kavimleri Karadeniz’in kuzeyinden Avrupa kıtasına geçmişler ve burada IV. yüzyıldan itibaren varlık göstermiş güçlü devlet kurmuşlardır (Avrupa Hun Devleti, Bulgar Devleti vs.).[2]

Türklerin balkanlara ilk yerleşmeleri 1262 yılında II. İzzettin Keykavus’un Bizans’a sığınması hadisesinden ileri gelmektedir. Bizans İmparatoru VIII. Mikhail Palaiologos’un II. İzzettin Keykavus’a ve askerlerine Dobruca ilini tahsis etmiştir. Bu durumda kendisine taraftar olan Türkmen grupları ve Sarı Saltuk buraya gelip yerleşmişlerdir. Burada Türkmenlerin varlığı XIV. yüzyılın başlarına kadar sürmüş ve sonrasında buradaki Türkler ya Anadolu’ya dönmüşler ya da Hristiyanlaşmışlardır.[3]

Rumeli’ye Aydınoğulları, Karesioğulları gibi Türkmen beyliklerinin akınları olmakla birlikte burada asıl iskân ve istimalet politikası Osmanlı Devleti döneminde olmuştur. Anadolu’nun Kızılırmak yayının batısından Rumeli de iskân edilmiş Türkmen gruplarına Yörük adı verilmektedir. Zamanla Rumeli’deki yörükleri Anadolu’daki yörüklerden ayırmak için daha parlak isim verilerek onlara “Evlad-ı Fatihan” unvanı verilmiştir.[4] Bu terimin unvan olarak verilmesi XVII. yüzyılda Hattı Hümayunda yörük taifeleri Evlad-ı Fatihan olarak kaydedilmesinden ileri gelmektedir. Daha sonra yazılan kanunnamelerde “Evlad-ı Fatihan öteden beri devlet-i aliyyenin güzide ve cengâver, itiatlı, ferman dinleyen askerlerinden olup eski seferlerde küffar ile yapılan harplerden kendilerinden nice yararlık ve yüz aklıkları zuhur etmiş ve bu sebeple bu taifeye Evladı-ı Fatihan unvanı verilmiştir.”[5] Kızılırmak yayının doğusunda kalan reayaya ise Türkmen adı verilmektedir.[6]

Osmanlı Devleti Rumeli’de yörüklerin iskân edilmesinde sürgün yoluna başvurulmuş ya da onlara bu bölgeleri Türkleştirmek için belirli hizmetlere getirmişlerdir. Bu hizmetler, gemiler için ormanlardan ağaç kesmek, hisarların tamirinde bulunmak, top arabalarını çekmek için mandaları sürmek, top güllelerinin yapımında ve taşınmasında hizmet için demir madenlerine gitmek, köprü tamiri yapmak gibi önemli askeri birliklere yardımcı olmuşlardır.[7]

Rumeli Yörükleri

Rumeli’de önemli yörük gruplarından biri Naldöken yörük grubudur. Naldöken yörük grubu daha çok Bulgaristan’da olup Tatarpazarı, Kızılağaç, Filibe, Yanbolu, Ahyolu, Şumnu, Çirmen, Varna, Aydos, Niğbolu, Hasköy, Kızanlık, Yenice Zağra ve Eskihisar Zağra bölgelerinde iskân olunmuşlardır.[8]

Rumeli’de önemli bir diğer yörük taifesi ise, Tanrıdağı yörükleri diğer adıyla Karagöz yörükleridir. Tanrı dağı yörüklerinin isminin menşei tartışmalıdır. Karagöz isminin ise o dönemde başlarında bulunan beyden almışlardır.[9] Tanrı dağı yörüklerinin en fazla varlık gösterdikleri yerler, Edirne, Kırkkilise (Kırklareli), Bender, Akkerman, Rusçuk, Tırnova, Razgrad, Niğbolu gibi kuzey Bulgaristan’a yerleşmişlerdir. Trakya’da Kavaşa, Drama, Demirhisar gibi bir kısmı da Mekedonya’ya yerleşmişlerdir.[10]

Bir diğer yörük grubu Selanik yörük grubudur. Selanik yörükleri Rumeli’deki yörüklerin en büyük grubunu oluşturmaktadır.[11] Selanik yörükleri Makedonya (Avrethisarı, Usturmuca) ve Tesalya’da (Yenişehir, Çatalca, Florina, Serfiçe) dağınık olarak, az miktarda ise Bulgaristan ve Dobruca’da (Silistre) bulunmaktadır.[12]  Selanik yörükleri, 1558 yılında suyolu tamiri, 1565 yılında top arabalarına koşulacak mandaları sürmek, 1572 yılında Selanik kalesi yapımında, 1573 yılında ise donanma hizmetinde, 1575 yılında Navarin Kalesinin inşası için çalışmışlardır.  1583 yılında İran seferine çağrılmışlar ancak maddi imkânsızlıktan dolayı bu sefere katılamamışlardır.[13]

Vize yörükleri ise, Trakya bölümü, Dimetoka, Hasköy bölgelerine yerleştirilmişlerdir. Vize yörükleri; gemi hizmetinde, 1569 Ejderhan seferinde, 1573-74 yıllarında donanma hizmetlerinde, Bender kalesinin inşasında ve 1584 yılında Sultan Selim Caminin tamirinde görevlendirilmiş yörük taifeleridir.[14]

Rumeli’de iskân ettirilen yörük taifelerinin devlete hizmet etmelerinin yanında yerleştikleri bölgeleri Türkleştirmişlerdir. Bu durumun en büyük yansıması olan bölgedeki yer adlarının Türkçeleştirilmesi ve dahi Orta Asya’dan gelen Türklerin ata yurttaki yer isimlerini ana yurda taşıdıkları gibi Anadolu’da bulunan yer isimlerini de Rumeli’ye taşımışlardır.[15]

Sonuç olarak Balkanların İslamlaşması Osmanlıdan önce Sarı Saltuk ile birlikte başladığı kabul görülmektedir. Osmanlı Devletinin kurulduğu yüzyılda ve dönemin getirdiği şartlar dolayısıyla Osmanlı Devleti’nin Batı’ya doğru ilerlemesi görülmektedir. Osmanlı Devleti’nin balkanlarda varlığını hissettirmesi bölgeye mescit, medrese, tekke ve zaviyeler, han, hamam, türbe, köprü, kervansaray gibi mimari yapıların yapılması bölgede Türk elini hissettiren önemli yapılar olmuştur. Bu sebeple Osmanlı devletinin buradaki asıl amacı olan vergi toplamak, topraklarını genişletmek gibi siyasi ve ekonomik politikalar uygulamasının yanında Anadolu’daki Türkmen taifeleri yeni fethedilen bölgeye getirerek bir anlamda Rumeli’ye teşvik yapmıştır. Yeni yerleşim yerlerinde görülen yüksek refah seviyesinin bir sonucu olarak Hristiyan halkın dikkatini çekerek Müslümanların yaşadıkları bölgelere gelip yerleşme suretiyle zamanla Müslüman olmuşlardır. XIX. ve X. yüzyıllarda görülen savaşlar, soykırımlar sonucunda Rumeli’den Anadolu’ya göç yapılmıştır.


[1] İnalcık, H., (1993),Balkanlar ve Türkler, Eren Yayınları, İstanbul,  s.9

[2] Ahmetbeyoğlu, A., (2001), Avrupa Hun İmparatorluğu, Türk Tarih Kurumu, Ankara, s.21-25

[3] İnalcık, H. (2008)“Rumeli”, İslam Ansiklopedisi, cilt. 35 s.232-235

[4] Refik, A. (2017)Anadolu’da Türk Aşiretleri, La Yayınları, Ankara, s.VIII

[5] Gökbilgin, M.T. (1957), Rumeli’de Yürükler, Tatarlar ve Evlad-ı Fatihan, Osman Yalçın Matbaası, İstanbul, s.255

[6] Sümer, F. (2013) “Yörükler”, İslam Ansiklopedisi,  İstanbul, cilt 43, s.570-573

[7] Sümer, F, a.g.m, s.570-573

[8] Sümer, F. a.g.m., s.570-573

[9] Gökbilgin, M.T. a.g.e.  s. 68

[10] Gökbilgin, M.T. a.g.e s.69

[11] Sümer, F. a.g.m.

[12] Gökbilgin, M.T. a.g.e. s. 75

[13] Sümer, F. a.g.m.

[14] Sümer, F. a.g.m.

[15] Halaçoğlu, Y.  (1989), “XVI. Yüzyıllarda Sosyal, Ekonomik ve Demografik Bakımından Balkanlarda Osmanlı Şehirleri”, Belleten, cilt, LIII, s.207-208,  Ankara, ss. 637-681

Merve

Genel Türk Tarihi - Yüksek Lisans

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu