DüşünceHükümdarlarTürk Tarihi

Bozkırın Tek Hakimi: Timur

Bir çoğumuz Büyük Türk Hükümdarı Emir Timur’a karşı birtakım ön yargılarla yaklaşırız. Timur-Yıldırım Bayezit kavgasını sanki hala devam ettirir, şu haklıydı bu haksızdı diye ahkâm keseriz. Biz en iyisi tarihe mâl olmuş olayları ve şahsiyetleri hatalarıyla-sevaplarıyla bir kenara bırakıp, objektif olarak değerlendirmeye çalışalım. Tâ ki büyükleri nazarımızda küçültüp öz tarihimize ihanet etmeyelim.

Duruşmalar isimli kitapla Yıldırım Bayezit Timur’u Fatihlerin Divanında şikayet eder. Bu yargılamayı bu kitaptan okuyabilirsiniz.

Emir Timur Kimdir?

Batı Göktürkleri’nin soyundan olan Emir Timur, Moğollar’ın bir kolu olan Çağatay Hanlığı’nın Hakimiyet bölgesinde Barlas Aşireti denilen bir Türk aşiretinin beyi olarak tarih sahnesine çıkmıştır.

İdari kabiliyeti ve savaşçılık yetileri oldukça üst düzeyde olan Timur, özellikle kemankeşlikte (okçuluk) ün salmış ve yüzüklerin içerisinden ok geçirmesiyle nâm salmıştır. Harp meydanlarında amansız bir cengâver olan Timur, bir cenk esnasında ayağına saplanan bir ok nedeniyle topal kalmış ve bu olay sonrasında Timur Lenk (Aksak Timur) ismiyle anılmıştır.

Her ne kadar bir ayağı aksasa da bu, Timur’un kabiliyetinten de hayallerinden de hiçbirşey götürmemiştir. Aksine Timur, uğramış olduğu birkaç büyük ihanetten de sonrasında iyice hırslanmış ve kısa zamanda tüm Orta Asya’yı içine alan, hatta Hindistan’a kadar uzanıp, Anadolu ve Suriye’ye kadar ulaşan devasa bir imparatorluk oluşturmayı başarmıştır.

İYİ Kİ VARSIN EREN!

Emir Timur Cengiz Hayranıydı


Bir hakan soyundan olmadığı için yaşamınınhiç bir döneminde “Sultan” unvanını kullanmayan Timur, bunun yerine başkumandan anlamını taşıyan “Emir” unvanını kullanmıştır. Bu, aynı zamanda o gururlu hükümdar için bir mütevazilik gösterisidir.

Büyük bir Cengiz Han hayranı olan Emir Timur, ülkesini Cengiz Yasaları’yla yönetmiş ve mührüne “Rasti Rusti” yani “Kuvvet doğruluktur.” yazdırmıştır. Her ne kadar soyu Cengiz Han’a dayanmasa da, Cengiz Han’la akrabalık bağı kurabilmek için Çağatay Hanlığı’ndan olan ve Cengiz soyundan gelen Saray Mülk Hatun’la evlenmiş ve “Küregen-Damat” unvanı almıştır. Orta Asya’da ise herkes onu güçlü ve üstün hükümdar anlamına gelen “Sahipkıran” ismiyle tanımıştır.

Ankara Savaşı

İki büyük Türk Hükümdarının cenk ettiği, kardeşin kardeşi kırdığı Ankara Savaşı, tarihin yürek yakan vakalar zümresindendir. Zira büyük bir kahraman olan Yıldırım Bayezid, bu savaşın sonunda esaret zehrini tatmış ve 7 ay gibi kısa bir zamanda da kahrından ölmüştür.

Bozguncuların aralarını açmış olduğu bu iki Türk Hükümdarı, kendi aralarında yanlış anlaşılmaların da olduğu birçok mektubun sonucunda yüz yüze gelmiş ve Ankara’nın Çubuk Ovası’nda, Emir Timur’un filli ordusu, Osmanlı Ordusu’nu darmadağın etmiştir.

Çok büyük bir satranç ustası olan Emir Timur, Çubuk Ovası’nı tıpkı bir satranç tahtası benzer biçimde kurgulamış ve birbirinden akılcı hareketleriyle –dahası ordusunun sayısal üstünlüğünün de etkisiyle- mutlak bir zafer kazanmıştır.

Osmanlı için Fetret Devri denilen kâbus şeklinde bir süreci başlatan Timur’un bu hareketi, iki Türk Hükümdarı’nın bilek güreşidir ki, bu güreşi hiç kuşkusuz yenilginelerdir bilmeyen Emir Timur kazanmıştır. Savaşta esiraldığı Yıldırım Bayezid’in ölüm haberi üstüneoldukça kederlenen Timur, “Yazık! Dünya büyük bir cihangiri kaybetti.” diyerek Osmanlı Sultanı’na olan hayranlığını açıkça dile getirmiştir.

Son Hedefi Çin’di

Çok kısa bir zamanda dev bir imparatorluk kuran, sert otoritesiyle tüm hasımlarına diz çöktüren, yaşamı süresince yüzlerce kez  ihanetlere uğramasına rağmen her seferinde ayağa kalkmayı başaran ve ihanetlerin hesabını soran Emir Timur, bununla beraber bir dönem dillere destan olan Semerkant şehrinin de en mühim banisidir. Savaşa önem verdiği kadar ilme de önem veren Emir Timur’un öz torunu olan Uluğ Bey’in de bu anlamda ne kadar mühim bir kanıt olduğuna daha evvelki yazılarımızda değinmiştik.

Emir Timur, 68 yaşına erdiğinde ve tüm hasımlarını birer birer yere serdiğinde rotasını bu kez Çin’e çevirmiş, adeta ikinci Mete olmak ve Çin Seddi’ni aşmak için Çin üzere yürümüş ancak Çin’e varmaya ömrü vefa etmeyip 18 Şubat 1405’te Otrar’da vefat etmiştir. Şunu çok net söyleyebiliriz ki, Çin, büyük bir Türk tokadından ve Türk hâkimiyetinden böylece kurtulmuştur. Zira Emir Timur’un yumruğu, Çin Seddi’ni devirecek kadar güçlüdür.

Oğuzhan Koç

Anadolu Tarih Kurucusu. Tarih ve sinema üzerine çalışıyorum. Belgesel yönetmenliklerinin yanı sıra yapımcılık da yapmaktayım.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu