Türk Tarihi

18 Mart 1915: Çanakkale Deniz Zaferi

Çanakkale Cephesi, destanlara, türkülere ilham veren en kanlı savaşlardan bir tanesidir. I. Dünya Savaşı’ndaki en mühim cephelerden birisidir dersek yanlış olmaz. Cepheyi önemli kılan şeylerden bir kaçı, hiç şüphesiz coğrafi konumu ve Osmanlı Devleti’nin başkentine olan yakınlığıydı. 18 Mart 1915 tarihinde, İtilaf Devletlerinin Çanakkale’yi geçmelerine izin verilmeyerek Türk tarihinde önemli bir dönüm noktası elde edildi. Bu gün, her yıl ülkemizde 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü olarak kutlanmaktadır.

Coğrafi Konum

Çanakkale, coğrafi konum olarak çok önemli bir yerdedir. Hem Asya hem de Avrupa’da toprakları bulunan Çanakkale; aynı zamanda boğazıyla beraber, Ege ve Marmara Denizi arasındaki bağlantıyı kuran bir köprü vazifesi de görür. Çanakkale’yi bu dönemde önemli kılan bir diğer husus, Osmanlı’nın başkenti olan İstanbul’a olan yakınlığıdır. Düşman kuvvetleri Çanakkale’den geçtiği takdirde, Osmanlı Devleti’nin pek fazla şansı olmayacaktı.

Neden Çanakkale Cephesi Açıldı?

Doğu Cephesi’nde Rusya istediği başarıyı elde edemeyip geri çekilmeye başlayınca İngiltere’ye yeni bir cephenin açılması gerektiğini önerir. Aynı zamanda açılacak olan bu cepheden kendisine mühimmat yardımı talebinde de bulunur.[1] Churcill’in aklında önceden beri, boğazlara karşı bir deniz harekâtı düzenleme isteği bulunmaktaydı. Bu isteğin nedeni ise eğer bu harekât başarılı olursa İstanbul’u kolayca ele geçirip Osmanlı Devleti’ni etkisiz hale getirme düşüncesiydi. Bu sebeple Rusya’nın bu isteğini kabul etti ve 3 Kasım 1914’te harekât başladı. [2]

Harekât Başlıyor

İngiliz ve Fransız birlikleri, Mart 1915.

3 Kasım’da İngiliz ve Fransız gemileri Ertuğrul, Seddülbahir, Kumkale ve Orhaniye tabyalarını bombalamaya başladılar. Ancak resmi olarak savaş ilanı iki gün sonra yani 5 Kasım 1914’te İtilaf Devletlerince ilan edildi. Daha sonra İngiltere ve Fransa, 19 Şubat’ta boğaza oldukça yakın mevkiide bulunan Türk tabyalarını bombalamaya başlayarak ikinci hücumu gerçekleştirdiler. Ancak istedikleri sonucu elde edemediler. Öyle ki taarruzları başarısız olan Amiral Carden İngiltere’ye dönmüş, onun yerine Amiral Robeck’in bölgeye tayini gerçekleştirilmiştir. Bölgeye gelen Amiral Robeck, İstanbul’u ele geçirme amacıyla harekât planlarına başladı. 17 Mart 1915’te Hamilton’un da katıldığı toplantıda, bir hafta önce mayınlardan arındırılan boğaza hücum gerçekleştireceklerdi. Ancak hesaba katılmayan bir durum vardı. Nusret Mayın gemisi tarihin seyrini gerçekleştirecekti.[3]

Nusret Mayın Gemisi

Nusret Mayın Gemisi

İtilaf Devletleri’nin hesaba katmadığı şey, 7-8 Martta Nusret mayın gemisinin Karanlık Liman’a paralel bir biçimde yaklaşık olarak yüzer metre ara ile yirmi altı adet mayın bırakmış olmasıydı. 16-17 Martta[4] İtilaf Devletleri boğazda mayın kontrolü yaptıkları sırada etrafın temiz olduğu kanısına vardılar. Ancak Nusret mayın gemisinin, mayınlarını denize bıraktığının farkında değillerdi. [5]

Fransızlara ait olan Bouvet zırhılısı Nusret Mayın gemisinin döşediği mayına çarpıyor, 18 Mart 1915.

18 Mart 1915

18 Mart günü, hava oldukça açıktı. Saat sabah 9’da Mondros’tan yola çıkan genellikle zırhlı gemilerden oluşan filonun hedefinde Çanakkale Boğazı vardı.

Saat 11’de içinde önemli isimler bulunan İtilaf Devletleri’ne ait Agamennon, Elizabeth, Lord Nelson gibi önemli gemiler savaş hattında yerlerini aldılar. Saat 14’e kadar İtilaf Devletleri Osmanlı Devleti karşısında filoları hafif yaralar alsa da üstünlüklerini sürdürmeye devam ettiklerini düşünüyorlardı.[6]

14.45’ten sonra gemiler, Erenköyü önünde Nusret Mayın gemisinin döşediği mayınlara çarpınca savaşın seyri büyük oranda değişmiştir. Saat 18.00 civarlarında İngilizler geri çekilme emri vermişlerdir.[7]

Mayınlara çarpıp batan gemiler arasında, Bouvet, Océan, Irrésistible isimli önemli zırhlı gemiler bulunmaktadır.[8] İngilizler, Çanakkale’yi geçemeyeceklerini anlayınca deniz harekâtını bırakıp kara ordusu çıkarmak için planlar yapmaya başlamışlardır.

Denizlerde elde edilen bu başarı, ülkemizde her yıl 18 Mart Çanakkale Deniz Zaferi ve Şehitleri Anma Günü olarak kutlanmaktadır.

Çanakkale Cephesi dışındaki diğer yazılarım için;

https://anadolutarih.com/author/beyza/


[1] Acun, Fatma, (ed.), Atatürk ve Türk İnkılâp Tarihi, Siyasal kitabevi, Ankara 2010, s. 82.

[2] Zekeriya Kurşun, “Çanakkale Muharebeleri”, TDV (İA), s. 206.

[3] Kurşun, a.g.m, s. 206.

[4] Kimi tarihçilere göre 7-8 Martta gerçekleşmiştir.

[5] A. Thomazi, Çanakkale Deniz Savaşı, çev: Hüseyin Işık, Genel Kurmay Basımevi, Ankara 1997, s. 36.

[6] Thomazi, a.g.e., s. 37-40.

[7] Figen Atabey, Çanakkale Savaşları’nın Deniz Cephesi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, Yayımlanmış Doktora Tezi, Ankara 2010, s. 169-170, 173.

[8] Kurşun, a.g.m., s. 206.

Beyza Şeyhoğlu

Hacettepe Üniversitesi - Tarih Bölümü Yüksek Lisans öğrencisiyim. Tanzimat Dönemi Osmanlı Bahriyesi ve Osmanlı bürokrasi tarihi hakkında çalışıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu