Osmanlı Tarihi

Osmanlı Sarayında Emîr’i Sofra: Çaşnigîr

Topkapı Sarayı’nın ikinci avlusunda bulunan Matbah-ı Amire, sarayın gıda teminini sağlayan hizmet birimlerinden biridir. Saray mutfağında pişirilen yemekler saray halkına ve bununla birlikte Divan-ı Hümayun’a dilekçe vermeye gelenlere davacılara, şahitlere de verilirdi. Ulufe dağıtımı ve cülus töreni gibi sarayda yapılan çeşitli merasimlerde ikramlar saray mutfağından çıkmakta idi. Pişirilen yemekler önce aşçılar tarafından ardından çaşnigir tarafından tadılır, böylelikle olabilecek suikastlere karşı önlem alınmış olunurdu.

Çaşnigir kelimesi, Farsça lezzet anlamında olan ‘çaşni’ kelimesi ile tutan anlamında olan ‘gir’ kelimelerinden oluşmuştur.[1] Çaşnigir, sultanın sofrasını hazırlamak ve yemekleri sultandan önce tadarak sultanın zehirlenmesini önlemekle görevli kişidir. Büyük Selçuklular, Anadolu Selçuklular, Memlukler gibi çeşitli Türk -İslam devletlerinde daima nüfuzlu ve güvenilir kişilerin getirildiği ve sonrasında bazı örneklerinde görüldüğü üzere hükümdarlığa kadar varan şahsiyetlerin üstlendiği bir görev olmuştur. 

 Tasvir 1. tasvirde iki sofra arasında oturan dört Çeşnigir yer almaktadır. A. 3594 66a (Vehbi, Surnâme, Hazırlayan Mertol Tulum, Kabalcı Yayınevi, İstanbul 2008)

Osmanlı Devleti’nde de çaşnigirlerin esas vazifesi değişmemiştir. Çaşnigirbaşı ve maiyetindeki çaşnigirler saray mutfağında pişirilen yemekleri teslim alır, sultanın sofrasını hazırlar ve ondan önce bu yemekleri tadarak zehirlenmesini önlerlerdi. Bununla birlikte Divan-ı Hümayun’un toplandığı günlerde veziriazam ve diğer vezirlerin yemeklerini dağıtmakla yükümlüydüler. Bu dağıtım esnasında usulen başlarına mücevveze, sırtlarına çatma üst elbise giyerlerdi. Bayram günlerinde ise vazifeleri esnasında çatma giymezlerdi. Usulen yemekten sonra kendilerine kaftan giydirilirdi.

Çaşnigirler, has oda ile hazine ve kiler odalarında hizmet eden içoğlanlarından çıkarılırdı. Sayıları 40 olması kanun iken mevcutlarının 117’ye kadar çıktığı olmuştur.[2] Derecelerine göre yevmiyeleri olan çaşnigirler, iki sene de bir lâciverdi kuşak ve ve pamuktan kaftan bedeli alırlardı. Esas görevlerine ilaveten alay günlerinde padişah ata binmesine yardım ederdi. Cülus ve bayram tebriklerinde ise çaşnigirlerin el öpmeleri kanundu.[3]

Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi’nde bulunan evraklar arasında cariyelerde ‘çaşnigir’ unvanına rastlanması sonucu kadın efendilerin sofrasının hazırlanması sırasında da bu görevi yerine getiren kadın çaşnigirlerin olduğunu göstermektedir.[4]

Çaşnigirlerin vazifelerini icrasına dair Baron Wenceslas Wratislaw şöyle bir betimlemede bulunmuştur: “Fakat, bize yiyecek bir şey verilmesinden önce, Türk imparatoruna yemeğin nasıl sunulduğunu gördük. Önce, hemen hemen aynı kırmızı ipek giysileri içinde, başlarına yeniçerilerinkine benzeyen, baştan bir karış yukarısından itibaren altın işlemeli serpuşlar giymiş 200 kadar çaşnigir, ya da hizmetçi geldi. Bunlar mutfaktan sultanın dairesine kadar sıra halinde dizildikten sonra, bir baş eğmesiyle herkesi uygun biçimde selamladılar, sonra da resim figürleri gibi yan yana durdular. Yemek zamanı gelince mutfak sorumlusu aşçıdan bir porselen tabak ile kapaklı bir başka kap getirip kendine en yakında bekleyen görevliye verdi, o da bir üçüncüye geçirdi. Bu, elden le geçiş imparatorun odasına en yakın görevliye gelene kadar sürdü. Orada başka teşrifatçılar duruyordu, yemekler en ufak bir gürültü ve tabak sesi çıkmadan imparatorun sofrasına taşınana dek tabakları birbirlerine geçirdiler. Birkaç başka görevli de paşaların ve benim elçi efendilerimin yemeklerini bekledikleri yerde aynı şekilde dizilip, yemekleri sofraya koyana dek birbirlerine geçirdiler.[5] 

1582 şenliğini anlatan Ferâhi Surnâmesi’nde yedi yerde çaşnigirlerden bahsedilmekte ve yemek ziyafetlerinin düzeninden sorumlu oldukları kaydedilmiştir. “Ba‘dehu Çâşnigîrler simât u süfre ferş eyleyüp ni’met-i sultânî çekildi ve sükker şerbetler içildi. Bu bâbda sıgâr u kibâr[ı] bir bildiler ve çeşm-i cihân-bînlerinden dâmân-ı kerem birle gubâr-ı gussa sildiler ve ‘âdet ü erkân üzre her fırka zümreleriyle gelüp der-i dergâh-ı pâ- dişâh-ı İslâm hazretlerinüñ cemâl-i şerîflerin görmek mukarrer olup iki ‘âlem murâdına irmek üzre geldiler”[6] 

Surnâme-i Vehbi’de de yine aynı şekilde protokol gereği başlarında mücevveze ve üst kaftanlarıyla ziyafetleri yönettikleri kaydedilmiştir. Bu eserde ziyafet tasvirlerinde çaşnigirler sıklıkla yer almıştır. Bu tasvirlerde çaşnigirler başlarında mücevveze ve sırtlarında kaftanlarla ellerinde kapaklı sahanlarla yemek taşırken, sofraların etrafında gösterilmiştir. [7]

Tasvir 2. İlk Şölen: Devletin en üst rütbelilerine verilen yemek 22b- 23a (Vehbi, Surnâme, Hazırlayan Mertol Tulum, Kabalcı Yayınevi, İstanbul 2008)

            

KAYNAKÇA

ARŞİV KAYNAKLARI

BAO (Başbakanlık Osmanlı Arşivi), A.}MKT.MHM, 209/28. 

KAYNAK ESERLER

Kânunnâme-i Alî Osman, hazırlayan Abdülkadir Özcan, Kronik Yayınları, İstanbul 2020. 

Vehbi, Surnâme, Hazırlayan Mertol Tulum, Kabalcı Yayınevi, İstanbul 2008.

ARAŞTIRMA VE İNCELEMELER

Necipoğlu, Gülru, 15. Ve 16. Yüzyılda Topkapı Sarayı Mimari, Tören ve İktidar, Çeviren Ruşen Sezer, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul, 2021.

Özdemir, Mehmet, “1582 Şenliğine Dâir Yeni Keşfedilen Bir Eser”, Osmanlı İstanbulu V. Uluslararası Osmanlı İstanbul’u Sempozyumu, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Yayınları, İstanbul 2018, s. 379-414.

Taneri, Aydın, “Çaşnigîr”, DİA, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C. VIII, İstanbul, 1993, s. 232. 

Uzunçarşılı, İsmail Hakkı, Osmanlı Devleti’nin Saray Teşkilatı, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara 2014.


[1] Aydın Taneri, “Çaşnigîr”, DİA, Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, C. VIII, İstanbul, 1993, s. 232. 

[2] İsmail Hakkı Uzunçarşılı, Osmanlı Devleti’nin Saray Teşkilatı, Ankara 2014, s. 410. 

[3] Kânunnâme-i Alî Osman, hazırlayan Abdülkadir Özcan, İstanbul 2020, s. 17. 

[4] BAO (Başbakanlık Osmanlı Arşivi), A.}MKT.MHM, Dosya No 209, Gömlek No 28. 

[5] Gülru Necipoğlu, 15. Ve 16. Yüzyılda Topkapı Sarayı Mimari, Tören ve İktidar, Çeviren Ruşen Sezer, İstanbul, 2021, s. 104. 

[6] Mehmet Özdemir, “1582 Şenliğine Dâir Yeni Keşfedilen Bir Eser”, Osmanlı İstanbulu V. Uluslararası Osmanlı İstanbul’u Sempozyumu, İstanbul 29 Mayıs Üniversitesi Yayınları, İstanbul 2018, s. 403. 

[7] Vehbi, Surnâme, Hazırlayan Mertol Tulum, İstanbul 2008, s. 69.

Fulya Özkan

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih ve Sanat Tarihi bölümlerinden mezun oldum. İstanbul Üniversitesi SBE, Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi Anabilim Dalı'nda Yüksek Lisans yapmaktayım. Anadolu Tarih internet sitesinde sanat tarihi ve Osmanlı medeniyeti üzerine yazılar yazmaktayım.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu