MakaleSanat Tarihi
Trend

Hollanda Resmi: Jan Vermeer’in Sanatı

Hollandalı Sanatçı Johannes Vermeer’in (Jan Vermeer) hayatı hakkında çok az bilgi bulunmaktadır.  1632 senesinde Johannes Reform Kilisesi’nde vaftiz edilen Vermeer’in babası Reijnier Janszoon, orta sınıf bir ipek veya caffa işçisiydi. 1611 senesinde Amsterdam’a giderek burada çıraklık yapan babası 1615’de Digna Baltus ile evlenir ve çift Delft’e geri döner. 1620’de vaftiz edilen Gertruy adında bir kızları ve 1632’de ise Vermeer doğmuştur.

Babası Reijinier, Jansz St. Luke Esnaf Loncası’na sanat tüccarı olarak girmiştir. Hem han işletip hemde tüccarlık yapan Reijinier daha büyük bir han olan Mechelen’i satın alır. Hanın satın alınması önemli bir mali yük oluşturmuştur. Vermeer’in babası Ekim 1652’de öldüğünde, Vermeer ailenin sanat işinin işletmesini üstlendi. Nisan 1653’te Johannes Reijniersz Vermeer, Katolik bir kız olan Catharina Bolenes ile evlendi.

Kayınvalidesi Maria Thins, ondan önemli ölçüde daha zengindi ve muhtemelen Vermeer’in 5 Nisan’daki evlenmeden önce Katolikliğe geçmesi için ikna eden oydu. Çift, Catharina’nın Oude Langendijk’te neredeyse gizli bir Cizvit kilisesinin yanında oldukça geniş bir evde yaşayan annesinin yanına taşındı. Vermeer burada hayatının geri kalanını geçirdi, ikinci kattaki ön odada resimler yapmıştır. Vermeer’in on çocuğunun isimleri biliniyor: Maria, Elisabeth, Cornelia, Aleydis, Beatrix, Johannes, Gertruyd, Franciscus, Catharina ve Ignatius. Bu isimlerin birçoğu dini bir çağrışım taşımaktadır.

  Vermeer, tuvale gevşek tanecikli katmanlar halinde boya uygulayarak şeffaf renkler üretti; bu teknik, pointillé adı verilen bir tekniktir. Hockney-Falco tezinin diğer tarihçileri ve savunucuları arasında yer alan David Hockney, Vermeer’in kompozisyonlarında kesin konumlandırma elde etmek için bir “camera obscura” kullandığını ve bu görüşün belirli ışık ve perspektif etkileriyle desteklendiğini öne sürmüştür. Kariyerinin başlarında, fahiş bir şekilde pahalı pigment “lapis lazuli’yi” (lacivert taşı) veya doğal ultramarini (toz haline getirilmiş lapis lazuli) çokça kullanmıştır. Birçok tablosunda bu rengi etkileyici şekilde tuvale aktarmıştır.

The Procuress-Gemäldegalerie Alte Meister, Dresden, 1656

THE PROCURESS (KADIN TACİRİ)

Jan Vermeer iç mekan resimlerini ustalıkla çizmiş önemli bir sanatçıdır. Genellikle bu tarz resimlerinde iş yapan kadınları ve aynı zamanda pencere, mektup, harita gibi öğeleri sembolik bir anlam ifade edecek şekilde yenilikçi bir anlayışla başarılı şekilde ortaya çıkarmıştır. Bu resme baktığımızda ise iç mekanda gerçekleşen olayda dönemin diğer sanatçılarının yaptığı gibi bir genelev sahnesi yansıtılmıştır.

Kırmızı kıyafetli subay bir elini kadının göğsüne atarken bir elinde ise para tutmaktadır. Kadın rahat bir pozisyonda sol eli ile içki kadehini tutarken, sağ eliyle ise avucunu açmış halde kırmızı kıyafetli subaydan parayı alır şekilde oturmaktadır. Sol taraftaki figür ise bir elinde kadeh tutarken diğer elinde lavta yer alır ve gülerek seyirciye bakar vaziyettedir. Bu kişinin Vermeer’in gençlik portresi olduğu düşünülmektedir. Ortada ise muzip bir gülüşle pazarlığı izleyen bir erkek figür daha bulunmaktadır.  Hollanda’da artan refah seviyesinin neticesinde kadın cinselliği para karşılığı alınması olağan bir durum haline gelmiştir.  Hollanda’nın özellikler liman kentlerinde daha çok görülen bu olayın resim sanatına da yansımaları olmuştur. 

The Milkmaid-Rijksmuseum, Amsterdam, 1658

THE MİLKMAİD (SÜTÇÜ KIZ)

Bu sahnede işine yoğunlaşan ve sakin bir ruh halinde bulunan bir kadın bulunmaktadır. Yine iç mekanda gerçekleşen olayda duvarın önünde yer alan kadın elindeki sürahiden masanın üstündeki kap içine süt dökmektedir. Bu yaklaşım Hollanda da inançlı bir kadına göndermedir. Masanın üzerinde sepette ekmekler, sürahi ve mavi renkli bir kumaş yer almaktadır. Arka kısımda duvara asılı sepet ve lamba yerde ise mekana aykırı olarak lazımlık bulunmaktadır. Sepet analığı temsil ederken lamba ise zeka ve ruhu sembolize etmektedir. Kullanılan renkler sanatçının sık tercih ettiği mavi, sarı, beyaz renklerdir. Vermeer ışığı kullanmada çok usta bir sanatçıdır. Sol taraftan gelen günışığı nesneler üzerinde küçük noktacıklar yaparak etkileyici bir görüntü oluşturmaktadır. Perspektifin dışında, ışık da Vermeer için birlik yaratmanın yoludur. Işık sahneye her zaman sol taraftan yansır çünkü sağ elini kullanan bir ressam tepeden ışık gelmez ise gölgede çalışır duruma gelmektedir. Bu tablo ışığın eşyalara noktalarla yansıması ve gerçekçi görüntüsü ile dikkat çeken değerli bir tablodur.

The Woman Holding a Balance- National Gallery of Art, Washington DC, 1663

WOMAN HOLDİNG A BALANCE (TERAZİ TUTAN KADIN)

Sembolik detayların ön plana çıktığı bu tabloda terazi ile incileri tartan kadın figürü bulunmaktadır. Sanatçının diğer tablolarındaki gibi solda bir pencere, duvarın önünde bir masa yer almaktadır. Renkler sanatçının her zaman kullandığı renklerdir. Işık yine soldaki pencereden gelerek kadının başlığına ve yüzünde aydınlık bir görüntü yaratmaktadır. Masanın üzerinde inciler dökülmüş ve mücevher kutuları yer almaktadır. Sarı giysinin üzerine beyaz kürklü mavi bir kıyafet giymiş olan kadının bakışları terazidedir.  Kadının arkasında duvarda “Son Yargı” konulu tablo bulunmaktadır. Bu tablonun konusu İsa’nın yargı gününde tüm ruhları yani insanları hesap vaktinde yargılamaktadır.

Tabloda Melek Mikail ruhları terazide tartarken, kadının da aynı zamanda terazi tutması bu olaya bir gönderme niteliğindedir. Burada inciler dünyevi zevkleri temsil ederken kadının kendisi ise ruhani dünyayı temsil eder ve karşıtlık yaratmaktadır. Ayna ise kadının kendisini bilmesini ve kutsal gerçekliği betimlemektedir. Tabloda kullanılan renklerin ise Meryem Ana ile bağlantılı olabileceğidir. Kırmızı ruhani aşkı, mavi ve beyaz ise Meryem Ana’nın renkleridir. Burada dünyevi olandan uzak durarak yargı gününe hazır olmak gerektiğine bir gönderme olmalıdır. Vermeer ışığı, renkleri ve eşyaları hem sembolik hem perspektif olarak mükemmel yansıtır.

Woman In Blue Readıng a Letter- Rijksmuseum, Amsterdam, 1665

WOMAN IN BLUE READING A LETTER (MEKTUP OKUYAN MAVİLİ KADIN)

Resmin ana unsuru, hamile olabilecek mavi elbiseli bir kadın, bir pencerenin önünde mektup okuyor. Mektubun içeriği tasvir edilmese de resmin kompozisyonu birçok ipucu sunmaktadır. Pencere tabloda yer almaz fakat sahnenin sol tarafından gelen doğal ışık nedeniyle böyle bir çıkarım yapmak mümkündür. Duvarda bir Hollanda haritası yer almaktadır. Bu dönemde harita denizcilikle uğraşan zengin Hollanda evlerinde dekor olarak kullanılmakta zenginliği temsil etmektedir. Kadının mektup aldığı sevgilisinin denizcilikle uğraştığı ve uzaktan gelen bir mesaj olduğuna bir işarettir. Kadının hamile olduğu ve özlem duyduğu sevgilisinden gelen bir mektubu okuduğu, sakin bir yüz ifadesi olduğundan tablonun konusunun iyi bir olaya gönderme yaptığı çıkarımı yapılabilir. Mektup okuyan kadın teması sanatçının birden fazla tekrarladığı bir olay olmuştur.   

The Music Lesson- 1665

THE MUSİC LESSON (MÜZİK DERSİ)

Resimde genç bir kadın bakire, küçük bir klavsen çalarken, zarif giyimli bir adam onun yanında durmuş dikkatle izliyor. Adamın kadının sevgilisi mi yoksa öğretmeni mi olduğunu tam olarak bilememekteyiz. Klavsen’nin ve müziğin duyguların ve aşkın bir temsili olması bakımından adamın da pozisyonu açısından kadının sevgilisi olması muhtemeldir. Resmin en önemli ayrıntılarından birisi de Aynada kızın yüzünün haricinde bir kutu görülmektedir.  Bu kutunun ise camera obscura tekniğini kullanan sanatçının bunu kanıtlar nitelikte bir ayrıntı olabileceği düşünülmektedir.


Vermeer ışığı ustalıkla ve figürü ve mesajı ortaya çıkaracak düzeyde kullanarak ön plana çıkmıştır. Dinsel mesajları içeren, dünyevi zevklerin geçiciliği konusunu bir kadın figürü ve farklı materyallerle anlatma yoluna giden bir sanatçıdır. Genellikle iç mekan resimleri ortaya çıkaran sanatçı belli başlı nesnelerle farklı konulara değinmiştir.

KAYNAKÇA

Tükel, Uşun- Yüzgüller Serap. Sözden İmgeye Batı Sanatında İkonografi. İstanbul: Kabalcı Yayınları, 2014.

Philip Leslie Hale, Johannes Vermeer, New York: Parkstone Internatıonal, 2011.

Delphi Classics, Master of Art: Johannes Vermeer, the United Kingdom: Delphi Classics, 2014.

Pontus Hulten, Vermeer ve Spinoza, (çev.İnci Uysal), İstanbul: Norgunk Yayıncılık, 2012.

Gombrich, E.H. Sanatın Öyküsü. (Çev. B.Cömert), İstanbul: Remzi Kitabevi, 1992.

Yücel, Melisa Melek Ezgi. “17.Yüzyıl Hollanda Resminde Sembol Kullanımı”. Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, İstanbul 2007.

Karaalioğlu, Onur.”16.Yüzyıldan 19.Yüzyıla Resim Sanatında Gündelik Yaşamın Temsili Olarak Beden”. Sosyal Bilimler Dergisi, 11/4 (Haziran 2017): s.752-762. Kazancı, Fikriye Tülay. “Görünenin Ötesinde: 17.Yüzyıl Hollanda Resminde Görsel Zekâ ve Oyunlar”. Doktora Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2018.

Yılmazkaya, Gökçe. “Vermeer’in Resimlerindeki Simgesel Anlamlar”, Yüksek Lisans Tezi, Ege Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İzmir 2008.

Yasin Tarakcı

İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Mezunu / Yüksek Lisans Öğrencisi. Aynı zamanda Kültürel Turizm ve Miras öğrencisiyim.

İlgili Makaleler

Bir Yorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu