MakaleTürk Tarihi

Antoine Ignace Melling’in Hatice Sultan ile Münasebeti ve İstanbul Gravürleri

Antoine Ignace Melling, tarihler 26 Nisan 1763’ü gösterdiğinde Almanya’nın Karlsruhe bölgesindeki Baden şehrinde doğmuştur. Aslen Alsace-Lorraine’li bir ailenin ikinci çocuğu olan Melling, sanatçı bir aileye mensuptur. Babası saray heykeltıraşı Christophe Melling, annesi İtalyan asıllı Maria-Magdelena Melazzo’dur. Ressamlar ve heykeltıraşların haricinde mimarların ve tahta oymacılarının da Melling ailesinde yer aldığı görülmektedir. Melling ailesinde burada zikredilmesi gereken kişilerden biri ise Melling’in amcası Joseph’tir. Sanatçı bir aileye mensup olmasını iyi değerlendiren Melling, sanata henüz küçük yaşlarında iken amcası Joseph ve isim babası Ignace Lengelacher’in atölyelerinde atılmıştır. 18 Mart 1778 tarihinde babasını kaybetmesinin ardından Melling, heykeltıraşlık eğitimine son vermiş ve daha önceden Fransa’nın Strasbourg kentine giden amcası Joseph’in yanına gitmiştir. Melling burada, belki de kaderin bir cilvesi olarak, ressam amcasının yanında ressamlık eğitimi görmüştür. Bu eğitimini iyi değerlendiren Melling, iki yıl sonra Klagenfurt’a, yani ağabeyi Jean-Joseph’in yanına yerleşmiş ve ağabeyinin yanında mimarlık ve matematik eğitimi almıştır. On dokuz yaşına gelmiş olan Melling, artık hayatı boyunca aldığı eğitimi değerlendirmek ve çeşitli kültürleri öğrenmek adına geziler yapıp bilgisini geliştirme ihtiyacı hissetmiştir.

Pierre Roch Vigneron imzalı bir taş baskıda Antoine Ignace Melling’in tasviri. (1830)

1782 yılında bir elçilik heyetine katılarak aralarında İtalya, Mısır, Anadolu, Kırım ve İzmir’in de yer aldığı bir Akdeniz gezisine çıkmış olan Melling’in bu gezisini bir ‘Grand Tour’ olarak da değerlendirmek mümkündür. Grand Tour, özellikle İngiliz ve Fransız asilzadelerinin, klasik kültürün beşiği sayılan İtalya’yı odağına yerleştirdiği, yüksek maliyetli seyahatlerine verilen isimdir. İngiltere, Fransa ve Alman kentlerinde yaşayan sanatçıların, Rönesans ile birlikte İtalya’ya ve Akdeniz havzasının diğer ülkelerine yönelik seyahatlere çıktıkları bilinmektedir.[1]

1784 yılında Melling, Doğu gezisini sona erdirmiş ve ileride büyüsüne kapılacağı ve tanınmasına vesile olacağı İstanbul’a adımını atmıştır. O dönemdeki birçok sanatçı, Düvel-i Muazzama olarak nitelendirebileceğimiz Avrupa’nın güçlü devletlerinin himayesi altında İstanbul’a gelmekteydi. Melling ise, Rus elçisi Bulgakoff’un himayesinde İstanbul’a gelmiş ve zamanının çoğunu Rus elçiliği ile Bulgakoff’un Büyükdere’deki yalısında geçirmiştir. Buranın haricinde, Danimarka’nın İstanbul maslahatgüzarı hüviyetindeki Friedrich Hübsch’ün 1754’te Büyükdere’den satın aldığı görkemli yalısında zamanını geçirmekte olan Melling, bahsi geçen yalının bahçesini düzenleme görevini üstlenmiştir. Bu bahçe, İstanbul’da çeşitli kimseler tarafından oldukça merak uyandırmıştır.[2] Bu kişilerden birisi de Sultan III. Selim’in kız kardeşi Hatice Sultan’dır. Hatice Sultan konusuna aşağıda tafsilatlı biçimde değineceğiz.

Antoine Ignace Melling, mimarlığının yanı sıra çok iyi bir ressamdır. O, manzaraları her zaman büyük bir titizlikle çizmekte ve çalışmalarında ayrıntılara sıklıkla yer vermektedir. Kendisinin birçok sulu boya ve guaj boya tablosu mevcuttur. Bunların haricinde Melling, İstanbul yıllarının en önemli çalışmalarından birini 1803 yılında basılan, Paris’e dönmesinin ardından yayınlanacak olan ve içerisinde dönemin İstanbul’unu en güzel şekilde yansıtan gravürlerin yer aldığı Voyage pittoresque de Constantinople et des Rives du Bosphore adlı eseriyle gerçekleştirmiştir. Eser, ilk olarak 1803 yılında basılsa da 1819 yılında tam anlamıyla neticelenmiştir. Eseri basacak olan yayımcılar ve eseri basmaya söz veren hissedarlar arasında çıkan anlaşmazlıklar neticesinde bu eser, basımında çeşitli aksaklıklara uğrasa da nihayetinde Aralık 1819’da ünlü yayımcılar Treuttel ve Würtz sayesinde tam anlamıyla basılmış ve yayınlanmıştır.

Antoine Ignace Melling’in Voyage pittoresque de Constantinople et des Rives du Bosphore adlı eserinin giriş sayfası.

Sultan III. Selim’in büyükçe bir tuğrası, eserin giriş sayfasında yer almakta.
Sultan III. Selim’in eserde yer alan tuğrası.

Melling’in bu eserinde 48 adet gravürün yanında 1 adet eserin adının da olduğu giriş bölümü, 3 adet İstanbul’un topografik haritası ve 1819 yılındaki basımında yer alan 1 adet de Sultan III. Selim’in tasviri yer almaktadır. Melling, yukarıda da bahsedildiği gibi ayrıntılara fazlasıyla yer vermiştir. Her bir ayrıntıyı titizlikle çalışan Melling, Bir Düğün Alayı başlıklı gravüründe Sultan III. Selim’in tuğrasını gayet özenli bir şekilde kağıda işlemiştir. Bu eserinin yanında, İstanbul’un panoramik görüntüsünü de çizmeyi ihmal etmemiş ve onun bu panoramik çalışmasıyla vurduğu damga, en az mimari alanda gösterdiği başarı kadar mühimdir.[3] Melling bu panoramasında, Sarayburnu’ndan Tophane-i Amire’nin sonuna kadar uzanan bölgeyi resmetmiştir. Melling’in yukarıda bahsi geçen eserindeki metinler, tamamiyle kendi gözlemlerine dayanmasının yanı sıra metinlerin düzenlenmesi veya yeniden yazılması için Pierre-Louis Lacretelle isimli bir başka yazara başvurulmuştur.[4]

Melling bu eseri 1802 yılında Fransa’ya döndükten sonra Napoléon Bonaparte ve eşi Josephine’e sunmuştur. Ayrıca burada bahsedilmesi gereken bir diğer husus ise eserin hazırlanmasında Melling henüz İstanbul’da iken dönemin Fransız elçisi Ruffin’in ısrarıdır. Henüz o sıralarda Napoléon’un Mısır Seferi hazırlıkları sürerken gelişmelerden haberdar olmak isteyen Fransız bürokratları, Ruffin’den bir sanatçıyı himayesi altına almasını ve İstanbul’un detaylı çizimlerinin yer aldığı bir eseri meydana getirmesini istemiştir.[5] Bu görev için de biçilmiş kaftan; birçok dili konuşabilen, maharetli, Fransız asıllı Antoine Ignace Melling olmuştur.

“Melling, bir manzara ressamı olmakla birlikte, doğa manzarasını, insan elinin şekillendirdiği kentsel doku ve onu tamamlayan öğeler ile birlikte, manzaranın tamamlayıcı bir unsuru olarak, tasvirlerinde işlemiştir. Odak noktası figürde değil, manzaradadır; fakat resmin temel anlatısı için, figürleri mevcudiyeti neredeyse yaşamsaldır.”[6] Burada tek tek her bir gravürü anlatmaktansa, önemli gördüğümüz birkaç gravürü anlatmakta fayda görmekteyiz.

Sultan III. Selim’in eserde yer alan tasviri.

Aşağıda da vereceğimiz şekilde, Melling’in Voyage pittoresque de Constantinople et des Rives du Bosphore adlı eserindeki 8. gravür, Topkapı Sarayı’nı konu almaktadır. Bu gravürde Melling, Bab-ı Hümayun’dan Babü’s-Selam’a uzanan yol boyunca Topkapı Sarayı’nın I. Avlusu’nu göstermektedir.[7] Bu gravür, özellikle saray ahalisinin kılık-kıyafetleri hakkında bilgi vermesi bakımından önemlidir.

10. gravür ise Topkapı Sarayı’nın Harem bölümünü konu almaktadır.[8] Burada şunu özellikle belirtmeliyiz ki Melling, gerek aşağıda tafsilatlı bilgisini vereceğimiz şekilde Hatice Sultan ile ve Sultan III. Selim ile çok yakındır ve kendisi bu yakınlığı iyi değerlendirip saraylarda ve bilhassa harem bölümlerinde dilediği şekilde dolaşabilmektedir. O dönemde İstanbul’a seyahat eden seyyah Antoine Castellan’ın Melling’in rahat rahat dolaşabilmesine tanıklık ettiği ve kaleme aldığı eserindeki bu konuyu anlatan paragrafa bir bakalım: “Onlar (Türkler) başkalarının karılarına çok büyük saygı duyarlar ve gezintilerde rastladıkları kadınları kesinlikle uzun uzun süzmezler. Hatice Sultan’ın mimarı Bay Melling, onun nedimeleriyle konuşabiliyor, açtıkları yüzlerine hiç çekinmeden bakabiliyordu; ama diğer Türk subaylar ancak gözlerini yere indirerek ya da başlarını çevirerek onlarla konuşurdu. Bu Avrupalı sanatçı sultanın taraçalarından geçerken, kadınların bulunduğu avlulara ve bahçelere bakıyordu. Ona rehberlik eden kahyanın başı ise öbür yana dönüktü; kadınlara dünyada bakmazdı. Allah bize başkasının malına göz koymamamızı buyurur, diyordu.”[9] Buradan şunu anlıyoruz Melling, özellikle 10. gravüründe gördüğümüz gibi haremi ince ayrıntılarıyla çizmiştir. Kadınların kılık kıyafetlerini ve haremin dekoratif yapısını tüm ayrıntılarıyla birlikte bahsi geçen 10. gravürde rahatlıkla görmekteyiz. Gravürün sağ tarafında, ikinci kat balkonunun altında görülen ve birbirine sarılmış olan göğüsleri çıplak, birbirlerinin ellerini tutan iki kadın figürü dikkat çekmektedir.[10]

Burada değinmemiz gerek bir diğer gravür de 12 numaralı gravürdür. Bayram Günü Sultan’ın Binişi adlı bu gravürde Melling, belirli bir sahneyi neredeyse fotoğrafik bir biçimde resmetmiştir. Gravürde, Sultan III. Selim’in bir bayram günü Topkapı Sarayı’ndan bir atın üzerine oturmuş halde çıkarak halka görünmesi konu edinmektedir. Melling’in eserinde bu gravür şöyle anlatılmaktadır: “Padişahın çevresini muhafızları ve başlıklarının tepesinde çok uzun beyaz tüyler bulunan bir içoğlanlar kalabalığı sarmıştır. Yakından bakıldığında yüzü ancak dalgalanan tüylerin arasından görülebilir, bu bakımdan padişahın yüzünü iyi gözlemlemek için alaydan belli bir uzaklıkta durmak gerekir.”[11] Buradan şunu anlıyoruz ki Melling, bizzat bu olaya şahit olmuştur.

Melling 19 numaralı gravürü ise Bir Türk Düğünü başlığıyla resmetmiştir. Gravürdeki zikredilmesi gereken unsur ise çeşmenin üzerindeki Sultan III. Selim tuğrasıdır. Melling, hayranlık duyduğu devre ve sultana gönderme olarak bu tuğrayı gayet zarif bir biçimde resmetmiştir. Bizler bu gravürü, Doğu’yu merak eden Batılı gözlere Osmanlı adetlerini anlama fırsatı sunan, tipik bir Oryantalist bir bakış açısı olarak nitelendirebiliriz.[12]

22 numaralı gravürde ise Tophane Çeşmesi (I. Mahmud Çeşmesi) resmedilmiştir. Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Melling, ayrıntılara oldukça düşkündür; bu özelliğini bu gravürde de görmekteyiz. Melling, çeşmenin kitabesini hatasız olarak tasvir etmiştir. Bu gravürde Doğulu insanların görünümüne bir Batılı gözüyle yer verilmiştir.[13]

23 numaralı gravüre baktığımız zaman ise Melling, Tophane’deki bir kahvehanenin tasvirini yapmıştır. Bu gravürle birlikte halkın günlük yaşamına dair izleri görmemiz mümkündür.

28 numaralı gravürde ise Sultan III. Selim’in Melling’e ahşap köşk eklettirdiği Beşiktaş Sarayı görülmektedir. Beşiktaş Sarayı, Sultan III. Selim’in yazlık ikametgahıdır. Gravür albümünde yer alan metin, bu yapıya ahşap köşk inşa eden Melling hakkında şunları söylemektedir: “(…) Avrupa sanatlarını yeğlediği için batıl inançlıların suçladığı III. Selim, bu mimari tarzı alkış tuttu ve Melling’e o güne kadar yalnızca elçilere ve Haşmetmeap’ın hizmetindeki yabancılara verilen kürklü bir kaftan armağan etti.”[14]

29 numaralı gravüre baktığımızda, Hatice Sultan’ın mülkiyetinde bulunan Defterdarburnu’ndaki Hatice Sultan Sarayı (Neşetabad Sarayı) görülmektedir. Hatice Sultan’ın hizmetine girdikten sonra Melling, Hatice Sultan için Defterdarburnu Sarayı’nın bitişiğinde küçük bir köşk inşa etmiştir. Gravürün solunda görülen üçgen alınlıklı iki katlı yapı bahsedilen bu köşktür. Aslında Melling, gravürlerin sırasını şu şekilde yapsa idi kronolojik gitme imkanımız olabilirdi: 29 numaralı gravürü, 28 numaralı gravürden önce vermek. Ancak burada tahmin ediyoruz ki Melling, Sultan III. Selim’e duyduğu büyük saygıdan dolayı önce onun sarayına, daha sonra da Hatice Sultan’ın Sarayı’nın yer aldığı gravüre öncelikli olarak yer vermiştir. Burada bu bahsi geçirmemizin sebebi ise Sultan III. Selim’in, Hatice Sultan’ın Sarayı’na yapılan bu köşkü beğenip daha sonrasında Melling’e Beşiktaş Sarayı’na bir köşk yaptırmaya karar vermesidir.[15]

44 numaralı gravürde, Boğaz’dan çıkış ve Karadeniz’in başlangıcı tasvir edilmektedir. Ayrıca Melling, 49 numaralı gravürde İstanbul’un bir topografik haritasını resmetmiştir.

Melling’in Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore adlı eserinde yer alan çeşitli gravürleri detaylandırdıktan sonra artık Melling’in Sultan III. Selim’in ve Hatice Sultan’ın hizmetine nasıl girdiğini ve ne gibi faaliyetlerde bulunduğunu anlatmakta fayda görmekteyiz.

Sultan III. Selim, Hatice Sultan ve Antoine Ignace Melling

Antoine Ignace Melling, yukarıda da bahsettiğimiz şekilde tarihler 1784’ü gösterdiğinde Rus elçisi Bulgakoff’un himayesinde İstanbul’a ayak basmıştır. Melling tüm zamanını Rus elçiliği ile Bulgakoff’un Büyükdere’deki yalısında geçirmekteydi. Geçimini ise Avrupa devletlerinin elçiliklerinde çalışanlara ve yakınlarına resim dersleri vermekle sağlamaktaydı. Melling buranın haricinde kalan zamanını Danimarka’nın İstanbul maslahatgüzarı Friedrich Hübsch’ün Büyükdere’de bulunan görkemli yalısında geçirmekteydi. Hübsch, yalısına Melling mimarlığında şaşaalı bir bahçe yaptırtmak istiyordu. O dönemde birçok kesimde bu bahçe büyük bir merak uyandırmaktaydı. Bu kişilerden birisi de yukarıda bahsettiğimiz şekilde Sultan III. Selim’in kız kardeşi Hatice Sultan idi.

Sultan III. Selim, kız kardeşi Hatice Sultanı pek sever, çoğu zaman da devlette yapmayı düşündüğü ıslahatı bizzat kız kardeşine danışırdı. III. Selim’in ayrı bir anneden kız kardeşi olan Hatice Sultan, III. Selim’in düşüncelerini paylaştığı ve çok yakın olduğu birisiydi. III. Selim kendisine o kadar büyük bir samimiyetle bağlıydı ki sultanlar haremden dışarı çıkamazken Hatice Sultan, İstanbul’da istediği gibi gezebilmekteydi. Bu gezintilerden birisi de, birçok kesim tarafından merak uyandıran ve sıklıkla ziyaret edilen Hübsch’ün yalısına olmuştur. Hatice Sultan’ın, Hübsch’ün ikamet ettiği bu gösterişli yalıdan çok etkilendiği bilinir. Bu etkilenişle birlikte Hatice Sultan, kendi sarayını da tadil ettirmek ve böyle bir bahçe yaptırmak için Hübsch’e başvurmuş, Hübsch de Hatice Sultan’a yalısına bu şaşaalı bahçeyi yapan Melling’i tavsiye etmiştir. Bu tavsiye olumlu bir sonuç vermiş ve Melling, Hatice Sultan’ın emrine girmiştir.[1] Yukarıda da bahsettiğimiz şekilde Melling, Hatice Sultan’ın emrine girdikten sonra saraylarda dilediği gibi dolaşabilmekteydi. Ancak bir kesim Melling’den hiç hoşlanmıyordu. Kendisinin saraya alınması mutaassıp saray halkı arasında hiç hoş karşılanmamış ve özellikle, “Avrupa zevkini yansıtan her tür süsleme, Kur’an’ın buyruklarına aykırıdır.” diyen başağanın Hatice Sultan’ın Melling tercihine karşı çıkması kendisinin İstanbul’daki görevinin sona ermesine ve uzak bir yere sürgün edilmesine sebebiyet vermiştir.[2]

Melling, Hübsch’ün tavsiyesi ile birlikte Hatice Sultan’ın emrine girmiş ve kendisine Hatice Sultan’ın sarayında bir daire tahsis edilmiştir. Ayrıca kendisine “sultan mimarlığı” unvanı verilmiş ve maaş bağlanmıştır.[3] Hatice Sultan Melling’den, kendisine ait olan Hatice Sultan Sarayı (Neşetabad Sarayı) için güzel bir bahçe yaratması istemiş ve Melling, almış olduğu bu görevle birlikte derhal işe başlamıştır. Labirent biçiminde bir bahçe öneren Melling; leylak, gül ve akasyaların olduğu şahane bir bahçe yaratmıştır. “İstanbul’daki ecnebi sefirler bile Hatice Sultan’ın sarayını görmek, bahçelerini gezmek isterlerdi. Bunun için Melling’e müracaat ederler, sanatkarın tavassutuyla müsaade alırlardı.”.[4]

Hatice Sultan, Melling’in yapmış olduğu bahçeye hayran kalmış ve kendisinin mimarlık yeteneklerinden de yararlanabilmek adına sarayının hemen bitişiğine bir köşk inşa etmesini emretmiştir. Derhal çalışmaya başlayan Melling, çalışmasını neticelendirmiş ve Hatice Sultan’ın beğenisine sunmuş ve Hatice Sultan, labirent bahçede olduğu gibi bu çalışmaya da hayran kalmıştır. Yapılan bu köşk Hatice Sultan’ın ağabeyi III. Selim’in kulağına kadar gitmiş ve III. Selim, Melling’i hizmdetine alarak Beşiktaş Sarayı’nı genişletmekle görevlendirmiştir. Gereken tüm malzemeler Melling’e sağlanmış ve ortaya güzel bir ahşap köşk çıkmıştır. III. Selim daha sonrasında Melling’de Sarayburnu’nda mimarisi ve bahçeleriyle Fransız saraylarına benzeyen, baştanbaşa beyaz mermerde bir saray yaptırmaya karar vermiş ancak o sırada Napoléon’un Mısır Seferi başlamış ve böylece bu projenin gerçekleşmesi imkansız hale gelmiştir.[5]

Melling yalnızca bahçeler, köşkler yapmakla kalmamış; bunun yanında Hatice Sultan ile yakınlığı münasebetiyle kendisine birçok dekoratif tasarım yapmıştır. Melling, mimari ve desenle ilgili her şeyle görevlendirilmekle kalmamış, harem için satın alınan her şeyi denetlemekle de görevlendirilmiştir.[6] Kendisi elbise modelleri çizer, kuşaklar ya da şallar imal ettirir; bayramlarda dekor kurar, Sultan III. Selim eğer ki sarayı ziyaret edecekse cibinlikler hazırlatır, avizeler astırırdı. Melling bizzat Hatice Sultan için Osmanlı esnafı ile pazarlıklara dahi girişirdi.

     Melling ile Hatice Sultan arasında bir yakınlık olduğunu belirtmiştik. Bu yakınlık o kadar ilerlemişti ki Hatice Sultan, Türkçe bilmeyen Melling için daha rahat anlaşabilmek adına Latin alfabesi öğrenmiştir. Ancak Melling de boş durmamış, Türk diline alışmak için sözlüklere başvurmuştur. Melling ve Hatice Sultan, birbirleriyle anlaşmak için çok çabalamış, bu ikili birbirlerine birçok mektup yazmıştır. Ancak bu mektuplar bir çevrimyazı ile kaleme alınmıştır. Bu mektuptaki çevrimyazılar, bu ikilinin dil ve yazı farkı olmasından dolayı iletişim kurabilecekleri kadar anlaşılmaya elverişlidir.[7] Melling, Hatice Sultan herhangi bir şey emrederse harem ağalarından birini gönderip cevabını yazılı olarak vermekteydi.[8] Bu mektuplardan birkaçına yazımızın sonunda görseller bölümünde yer vereceğiz.

Antoine Ignace Melling, bir müddetten sonra artık Hatice Sultan’ın gözünden düşmüştür ancak hangi olay yahut hangi tarihin bu gözden düşmeye vesile olduğunu bilmemekteyiz. Bir gün Melling, maaşını almak için saraya uşağını yollamıştır. Ancak Melling’in uşağına sarayın vekilharcı İbrahim, kendilerine Hatice Sultan tarafından verilecek son maaş olduğu bildirilmiştir. Melling bu durum sonrasında endişeye kapılmış ve belki de gönül bağı kurduğu Hatice Sultan’a birçok kez adeta yalvarmaların dolu olduğu mektuplar kaleme almıştır. Bu mektuplara da aynı şekilde görseller bölümünde yer vereceğiz. Hatice Sultan’dan beklediği dönüşleri alamayan Melling, Fransa elçiliğinde iş aramaya başlamıştır. Ancak o sırada Mısır Seferi gerçekleştiğinden dolayı Fransız elçi Pierre Ruffin, Yedikule Zindanları’nda hapiste bulunmakta idi. 1801 yılında serbest bırakılan Ruffin, Melling’e bir iş fırsatı sunmuş ve onu mimar Romain ile birlikte Palais de France’ın restorasyonu için gereken maliyetleri çıkarmakla görevlendirmiştir. 1802 yılının sonbaharında ise Melling, ailesi ile birlikte La Viaggiatrice adlı bir gemiyle İstanbul’dan ayrılmıştır. Kendisi Fransa’da iken tarihler 25 Haziran 1831’i gösterdiğinde hayata gözlerini yummuştur.[9]

GÖRSELLER

Gravür 8: Topkapı Sarayı
Gravür 10: Harem
Gravür 12: Bayram Günü Sultan’ın Binişi
Gravür 19: Bir Türk Düğünü
Gravür 22: Tophane Çeşmesi (I. Mahmud Çeşmesi)
Gravür 23: Tophane’deki bir kahvehane
Gravür 28: Beşiktaş Sarayı
Gravür 29: Hatice Sultan Sarayı (Neşetabad Sarayı)
Gravür 44: Boğaz’dan çıkış ve Karadeniz’in başlangıcı
Gravür 49 : İstanbul’un topografik bir haritası
Resim 1: Hatice Sultan’ın Melling tarafından yapılmış muhtemel bir karakalem portresi (Anhegger, Hitzel & Perot, 2001)
Mektup 1: Melling’den Hatice Sultan’a yazılmış bir mektup. (Anhegger, Hitzel & Perot, 2001)

“Bî-nâzır Hadice Sultan’ın hizmetinde iftihar ile bulunduğum vakitden beru ben kendimi dünyanın ademlerinden ziyade bahtlu bilirim ve kıymetli ömrü içün dua iderim.”
Mektup 2: Melling’den Hatice Sultan’a yazılmış ve üzerinde övgü sözcüklerinin fazlasıyla yer aldığı bir mektup. (Anhegger, Hitzel & Perot, 2001)

“İsmetlu Kudretlu Veliyinimetim Efendim Hazretleri Hak teala Mübarek vücud-ı hümayunlarını kem ahvalden emin eyleye amin (…)”
Mektup 3: Melling’den Hatice Sultan’a yazılmış ve Melling’in görevinden alındığını öğrenmesinin ardından fazlasıyla yalvarmanın yer aldığı bir mektup. (Anhegger, Hitzel & Perot, 2001)

“Artık efendim Allah bilir ne kadar kere Kudretli Ef. Yalvardım, ne kadar yol ve kayık masrafı verdim ve bir hayırlı cevap daha Efendimin tarafından çıkmadı. Doğru söylersiniz. Ne zaman Kullarınız hizmetine baktım, E. Bana bir kere hazır bulamadınız; aklıma var o saat ki E., Kullarını çağırdı, o zaman yağmur, kar, rüzgar, güneş, gece gün hiç bakmadım. Salt Efendimizin tembihine baktım. Onun için bilmem niçin şimdi Kulları böyle sıklet vakit içindeyken hiç dinlemezsiniz. Şimdi kış geliyor, Beyoğlu’na gideceğim, velakin nasıl gideceğim ? Bir param yok. Ev sahibi kira istiyor, kömür, odun, mutbak şeyleri lazım ve daha benim kızım çiçek çıkarıyor, salt hekim 50 kuruş istiyor, nasıl ederim Efendim ? O kadar masraf var ve bana bir akçe elimde yoktur yalvarırım. Efendim böyle Kullarınızı bırakmayasınız, biraz iyi bakasınız, çok yalvarırım. Efendim benim tefterilor (?) için salt 100 kuruş verirsiniz, yoksa Kulunuz bir yol bulamam, başımı kaybettim Efendim, af eyle bu mektubu sıklet için yazdım.”
Mektup 4: Melling’den Hatice Sultan’a yazılmış ve Melling’in görevinden alındığını öğrenmesinin ardından fazlasıyla yalvarmanın yer aldığı bir mektup. (Anhegger, Hitzel & Perot, 2001)

“Efendim, kulları cumartesi günü uşağımı gönderdim aylığı almaya. Zilhicce ayı verdiler, velakin uşağıma demişler Kilerci İbrahim aylık tamamdır, artık aylık yoktur. Efendim kulları doğrusuna söylemek için Efendimizden bu kadar iyilik görmüşken ondan sonra inanmadım bu tembihi Efendimiz buyurduğunu. Niçin (çünkü) kullarınıza daim demişler Efendimiz aylığın verecek o vakide dek Padişah Efendimizin bir hizmetine koyuncaya dek. Efendimizin kulları şimdiye dek inanamam. Zannederim bu lakırdı kıskanmak lakırdısıdır, niçin (çünkü) bakıyorlar ki Efendimiz kullarını seviyor ve umarım Efendimiz kullarının şimdiki sıklet vaktinde böyle bırakmaz. Efendim kullarının umudu Efendimizdedir, hayır (başka) kimsede yoktur. İnşallah Efendim kullarınızın bir merhametiniz olur. Efendim yalvarırım, bir hayırlı cevap beklerim.”
Mektup 5: Hatice Sultan’dan Melling’e yazılmış bir mektup. (Anhegger, Hitzel & Perot, 2001)

“Melling Kalfa, pek tuhaf bir bıçak resmi. Yazasın elmas ile yapılacaktır. Pek güzel resim olsun elmas bıçak resmi, lakin Efendiye söylemeyesin, pek gizlidir. Boyu bu ghagia (?) kadar olsun. Çarşamba saat 6.”
Mektup 6: Hatice Sultan’dan Melling’e yazılmış bir mektup. (Anhegger, Hitzel & Perot, 2001)

“Melling Kalfa, Efendinin yalısında her iş tekmil olsun. Sonra buraya gelip cibinlik kurasın, avize asasın. Efendinin yalısını tekmil edesin. Kavuk örtüsü bugün gelecek idi, gelmedi, aman isterim bugün.”

KAYNAKÇA

  • Fındıkgil-Doğuoğlu, Meryem Müzeyyen: “19. Yüzyıl İstanbul’unda Alman Mimar Etkinliği”, İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi, İstanbul 2002.
  • Genim, M. Sinan: Pitoresk İstanbul, ed. Bülent Özükan, Boyut Yayıncılık, İstanbul 2016.
  • Işın, Ekrem: Uzun Öyküler: Melling ve Dunn’ın Panoramalarında İstanbul, çev. Melis Şeyhun, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2008.
  • Kayaalp, Ali: “Antoine Melling: Hayatı, Eserleri ve ‘Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore’ Üzerine Bir Değerlendirme”, Turkish Studies Historical Analysis, C. 14 S. 2, 2019.
  • Koçu, Reşad Ekrem: Hatice Sultan ile Ressam Melling, Dergah Yayınları, İstanbul 2016.
  • Perot, Jacques; Hitzel, Frederic; Anhegger, Robert: Hatice Sultan ile Melling Kalfa, çev. Ela Güntekin, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2001.
  • Sertoğlu, Midhat: “Hatice Sultan ve Latin Alfabesi”, Taha Toros Arşivi.

[1] Midhat Sertoğlu, “Hatice Sultan ve Latin Alfabesi”, Taha Toros Arşivi., Meryem Müzeyyen Fındıkgil-Doğuoğlu, “19. Yüzyıl İstanbul’unda Alman Mimar Etkinliği”, İstanbul Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Doktora Tezi, İstanbul 2002, s. 68-82., Reşad Ekrem Koçu, “Hatice Sultan ile Ressam Melling”, Dergah Yayınları, İstanbul 2016, s. 179-183. Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 8-9., Genim, “Pitoresk İstanbul”, s. 10., Kayaalp, “Antoine Melling: Hayatı, Eserleri ve ‘Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore’ Üzerine Bir Değerlendirme”, s. 239.

[2] Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 11., Sertoğlu, “Hatice Sultan ve Latin Alfabesi”.

[3] Koçu, “Hatice Sultan ile Ressam Melling”, s. 180.

[4] Koçu, “Hatice Sultan ile Ressam Melling”, s. 181.

[5] Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 15., Sertoğlu, “Hatice Sultan ve Latin Alfabesi”., Işın, “Uzun Öyküler: Melling ve Dunn’ın Panoramalarında İstanbul”, s. 52.

[6] Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 15.

[7] Detaylı bilgi için bkz. Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 18-72. Burada Hatice Sultan’ın mektuplarının yazarının, öncelikle onun yanındaki nedime/halayık çevrelerinden olduğu vurgulanmaktadır. Çünkü mektupları yazan kişinin yeni bir yazı öğrenmiş kişiden çok daha güzel bir yazısı olduğu ve mektuplara daha özenli bir görünüm vermek için sıkça çizgili kağıt kullandığı görülmektedir.

[8] Sertoğlu, “Hatice Sultan ve Latin Alfabesi”.

[9] Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 18-72.


[1] M. Sinan Genim, “Pitoresk İstanbul”, ed. Bülent Özükan, Boyut Yayıncılık, İstanbul 2016, s. 10., Jacques Perot, Frederic Hitzel, Robert Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, çev. Ela Güntekin, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, İstanbul 2001, s. 3., Ali Kayaalp, “Antoine Melling: Hayatı, Eserleri ve ‘Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore’ Üzerine Bir Değerlendirme”, Turkish Studies Historical Analysis, C. 14 S. 2, 2019, s. 238.

[2] Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 8., Genim, “Pitoresk İstanbul”, s. 10., Kayaalp, “Antoine Melling: Hayatı, Eserleri ve ‘Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore’ Üzerine Bir Değerlendirme”, s. 239.

[3] Ekrem Işın, İstanbul Panoramaları: Kurgu, Siluet, İmge, çev. Melis Şeyhun, ed. Ekrem Işın, “Uzun Öyküler: Melling ve Dunn’ın Panoramalarında İstanbul”, İstanbul Araştırmaları Enstitüsü, İstanbul 2008, s. 31.

[4] Kayaalp, “Antoine Melling: Hayatı, Eserleri ve ‘Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore’ Üzerine Bir Değerlendirme”, s. 250.

[5] Kayaalp, “Antoine Melling: Hayatı, Eserleri ve ‘Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore’ Üzerine Bir Değerlendirme”, s. 251-52.

[6] Kayaalp, “Antoine Melling: Hayatı, Eserleri ve ‘Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore’ Üzerine Bir Değerlendirme”, s. 252.

[7] Genim, “Pitoresk İstanbul”, s. 16.

[8] M. Sinan Genim, Pitoresk İstanbul adlı eserinde buranın muhtemelen Defterderburnu’nda bulunan Hatice Sultan Sarayı’nın iç mekanı olduğunu vurgulamaktadır., Genim, “Pitoresk İstanbul”, s. 20.

[9] Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 10-11.

[10] Kayaalp, “Antoine Melling: Hayatı, Eserleri ve ‘Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore’ Üzerine Bir Değerlendirme”, s. 253.

[11] Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 65-66., Genim, “Pitoresk İstanbul”, s. 23., Kayaalp, “Antoine Melling: Hayatı, Eserleri ve ‘Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore’ Üzerine Bir Değerlendirme”, s. 253.

[12] Kayaalp, “Antoine Melling: Hayatı, Eserleri ve ‘Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore’ Üzerine Bir Değerlendirme”, s. 253., Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 66.

[13] Kayaalp, “Antoine Melling: Hayatı, Eserleri ve ‘Voyage Pittoresque de Constantinople et des rives du Bosphore’ Üzerine Bir Değerlendirme”, s. 254., Genim, “Pitoresk İstanbul”, s. 37.

[14] Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 14-15.

[15] Perot, Hitzel, Anhegger, “Hatice Sultan ile Melling Kalfa”, s. 65-66., Genim, “Pitoresk İstanbul”, s. 39.

Umut Yeğen

Marmara Üniversitesi Yakın Çağ Tarihi Anabilim Dalı'nda yüksek lisans yapmaktayım. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünden mezun oldum. Yakın Çağ Siyasi Tarihi ile ilgilenmekteyim. Sultan III. Selim ve Sultan II. Mahmud dönemleri ilgili olduğum dönemleri oluşturmaktadır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu