Türk Tarihi

İzmir’in Kurtuluş Bayramı

9 Eylül 1922 İzmir'in Düşman İşgalinden Kurtuluşu

Osmanlı Devleti 1914 yılında başlayan I. Dünya Savaşından 30 Ekim 1918 yılında imzaladığı Mondros Ateşkesi ile resmen mağlup ayrılmıştır. Bu anlaşmanın şartları Osmanlı Devleti’nin elini kolunu bağlar niteliktedir. İzmir ‘in işgali de tam bu noktadan sonra gerçekleşmiştir. Yunanlılar sahte raporlarla İzmir’de Rum nüfusun daha fazla olduğunu idda ederek Wilson Prensiplerine göre bölgenin Yunanistan’a  verilmesini istemekteydiler. İşin gerçek yüzü ise İzmir de böle bir Rum çoğunluğun olmadığı herkes tarafından bilinse de Osmanlı Devleti’ni parçalamak arzusu içinde bulunan Avrupa devletleri sahte raporlarla İzmir’in işgaline zemin hazırlamışlardır.

         15 Mayıs 1919 da İzmir resmen Yunanlılar tarafından işgal edilmiştir. Bu işgal aslında 14 Mayıs günü Osmanlı hükümetine bildirilmiştir. 14 Mayıs gecesi İzmir halkı bu durumdan haberdar olsa da vali bunun doğru olmadığını duyurmuştur. Buradan da fark edileceği gibi hükümet İzmir in işgalini saklamaya çalışmıştır. İşgal konusunu yaymaya çalışanlar hakkında  İstanbul’da soruşturma bile açılmıştır.[1]  İşgal’in başlaması ile İzmir halkında hem hükümete karşı hem Yunanlılara karşı kin ve nefret duyguları ortaya çıkmıştır. Bu işgal aslında Anadolu’nun direnişinin başlamasına ve Anadolu topraklarının işgal den daha çabuk kurtulmasına sebep olacaktır.

         İzmir işgal edildikten sonra Yunan tarafından yapılan açıklamalarda İzmir’in Osmanlı toprağı olduğu, Yunan tarafının bölgedeki asayişi sağlamak amaçı ile bölgede olduğu duyurulmuş olsa da durumun böyle olmadığı halk tarafından bilinmekte idi. Yunanlıların baskı ve zulümleri  İzmir’e ayak basması ile başlamış ve gün geçtikçe artmaya başlamıştır. Anadolu’nun çeşitli bölgelerinden sadaret makamına tepki mektupları gönderilmeye başlanmıştır.  20 Mayıs 1919 yılında Mustafa Kemal Paşa sadaret makamına çektiği telgrafta ‘ Milleti ve orduyu düşünülemeyecek ve tarif edilemeyecek derecede içten yaraladığını, millet ve ordunun varlığına yapılan bu haksı tecavüzü içine sindiremediğini ve bu durumu kabul etmeyeceğini bildirmiştir.’[2]

         Yunanlıların yaptığı zulümler artınca Yunan tarafından Stergiadis  İzmir’e vali olarak atandı. İlk iş olarak 15-16 Mayıs’da yaşananların sorumlularını cezalandırma yoluna gitti. Bu olaylar sırasında zarar görenlere tazminat ödeneceği duyuruldu. İzmir deki Türk halka kışkırtıcı eylem ve davranışların yapılmaması gerektiğini duyursa da karşılığında herhangi bir yaptırım yapılmadı. Bunun dışında önemli noktalarda bulunmayan Türk memurların işten çıkarılmamasını sağladı. Tabi tüm bu duyuruların tek bir amacı vardı. Türk halkının işgali kesinlikle kabul etmeyeceğini çok iyi bilen Stergiadis bu yolla direnişin başlamasını yavaşlatmak istiyordu.

         İzmir işgal altına alınır alınmaz Rum çeteler Türk köylerini basıp katliamlara başladılar. Yunanlılar bu bölgeye geldiklerinde aslında tek amaçlar bulunmakta idi. Büyük Yunanistan’ı kurmak ve Megola İdealarını ( Büyük İdeal) gerçekleştirmek istiyorlardı. Batı Anadolu’nun tamamına hakim olarak  Ege Denizinin iki yakasına hakim olmak ve daha ileri giderek Bizans imparatorluğunun varisi oldukları düşüncesi ile Bizans’ın o haşmetli ihtişamlı ve görkemli günlerinin hayali içinde bulunmaktaydılar.

         Yunan işgaline karşı tüm yurtta büyük gösteriler yapıldı. İzmir’in işgali Anadolu da ulusal bilincin ortaya çıkmasını sağlamış, Anadolu ulusal direnişe başlamak için hızlı bir şekilde örgütlenmeye başlamıştır.

İZMİR’İN İŞGALİNE ANADOLU’DAN TEPKİLER

         İzmir işgali öncesi yani 14 Mayıs gün Redd-i İlhak Cemiyeti bütün kuruluşlara telgraf çekmiştir. İşgale karşı harekete geçilmesi gerektiği duyurulmuştur.[3] İzmir işgal edildikten sonra Anadolu’daki teşkilatlar hemen harekete geçmişlerdir.  Yunan zulmünü duyurmak için İstanbul basını ve devletin siyasi statüsünde bulunan kişileri konu hakkında uyarmışlardır.

Anadolu halkının İzmir’e yapılanlara tepkileri çok büyük olmuştur. örneğin Erzincan Müdafa-i Hukuk Başkanı , İstanbul da bulunan Amerikan Fransız İngiliz ve İtalyan delegelere 22 mayıs da bir telgraf çekmiştir. Bu telgrafta; Yunanlıların yaptıkları zulümleri duyurmuş ve izlenecek yolun ne olduğunu, “Maksat Türklerin imhası ise bu ciheti anlamak isteriz. Çünkü, biz de müfteri milletler önünde ölmezden ve öldürülmezden” önce kurutuluş çaresini ararız diyerek dile getirmektedir.[4] Bunun yanında Erzincan’da  Mustafa Kemal’in işgali reddeden telgraflarının üzerine  miting yapmış ve bu mitinge 20 bin kişinin katılmıştır.

Mustafa Kemal  ise  sadaret makamı ile bu konu hakkında sürekli yazışma içinde idi. 3 haziran da çektiği telgrafta;  ‘İzmir, Manisa, Aydın’ın işgalinden dolayı halkın heyecanlı ve endişeli olduğunu, ulusal bağımsızlık için kendisine her yerden telgraflar çekildiğini, Doğu’daki halkın kendi topraklarının da aynı akibete uğrayacağından endişe duyarak milli teşkilatlarını kurduklarını, bu bakımdan kendisinin Sadareti aydınlatmak gereğini duyduğunu belirtmişti’[5]

Mustafa Kemal Osmanlı hükümetine halkın direnişinin haklılığını ve destek verilmesi gerektiğini anlatmak istercesine bu telgrafı hükümete yollamıştır.

         Anadolu’da işgale karşı oluşan tepkilerin en önemlisi İstanbul’da oluşan tepkilerdir. İstanbul’da büyük bir mitingler hazırlanmış ve işgal kınanmıştır.    Bu durum daha sonrasında tüm yurdu etkilemiş ve tüm yurda büyük mitingler düzenlenerek yunan işgali protesto edilmiştir. İstanbul da bulunan resmi makamlara yurdun dört bir tarafından tepki telgrafları gelmeye başlamıştır. İşgale tepkiler doğu ve orta Karadeniz’de büyük yankı bulmuştur. Bu bölge de işgal altında bulunduğundan halkın tepkisi biraz daha fazla olmuştur. 17 Mayıs günü Giresun’da büyük bir miting meydana gelmiştir. Mitingin en başında ise belediye reis Osman ağa (topal Osman) bulunmuştur. Bölge basının da büyük tepkiler vardı. Yerel gazete olan ışık gazetesi şu sözlerle tepkisini okurlarına aktarmıştır;  “Göklerden yıldırımlar yağsa, dağlardan kanlı volkanlar fışkırsa, denizler taşsa da araziyi tufanlara boğsa idi Türklüğe, Alem-i İslamiyet’e belki o kadar tesir göstermezdi“.

İşgal Karadeniz de olduğu gibi, Trakya , ve Doğu ve Güney Doğu Anadolu’da[6] da  büyük bir tepki ile karşılandı. Trakya’nın bir çok bölgesinde büyük mitingler yapılmıştır ama en önemlisi Trakya-Paşaeli Müdafaa Heyet-i Osmaniye’nin Edirne’de yapmış olduğu sultan selim mitingi olmuştur. Siirt’e  23 haziranda yapılan mitinge köylerden kasabalardan mezralardan kentlere gelen insanlar 58.000 kişilik bir kalabalıkla büyük bir protesto gösterisi düzenlemişlerdir.

Sonuç olarak 15 mayıs 1919 yılında işgale uğrayan İzmir 9 eylül 1922’de düşman işgalinden kurtarılmıştır.  26 Ağustos 1922 de başlayan Büyük Taaruz ile beraber Batı Anadolu ve İzmir sırayla düşman elinden alınmıştır. 9 Eylül sabahı Türk ordusu Yunan ordusunu kovalayarak İzmir’e giriş yaptı ve İzmir 3 yıldan fazla bir zaman sonra düşmandan temizlendi. Bu tarihten itibaren 9 Eylül ‘İzmir’in Kurtuluş Bayramı ‘olarak kutlanmaya başlandı.

            KAYNAKÇA

Bekir Sıtkı Baykal; İzmir’in Yunanlılar Tarafından İşgali ve Bu Olaya Doğu Anadolu’da Tepkiler, T. Tarih Kurumu Konferansları, Ankara 1970

Yücel Özkaya; “İzmir’in İşgalinin Anadolu’daki Tepkileri”. Atatürk Yolu Dergisi 1 (1988 )

— Milli Mücadele Sırasında Yararlı ve Zararlı Dernekler, Ankara,

, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, sayı. 10, (1988);

Refik Halit Karay; “min el bab ilel mihrap” İstanbul, (1964);


[1] Refik Halit Karay; “min el bab ilel mihrap” İstanbul, (1964); 100-114.

[2] Özkaya, Yücel; “İzmir’in İşgalinin Anadolu’daki Tepkileri”. Atatürk Yolu Dergisi 1 (1988 ): 67

[3] Özkaya, Yücel; Milli Mücadele Sırasında Yararlı ve Zararlı Dernekler, Ankara,

, Atatürk Araştırma Merkezi Dergisi, sayı. 10, (1988);

[4] Özkaya, Yücel; “İzmir’in İşgalinin Anadolu’daki Tepkileri”. Atatürk Yolu Dergisi 1 (1988 ): 67

[5]Özkaya, Yücel; “İzmir’in İşgalinin Anadolu’daki Tepkileri”. Atatürk Yolu Dergisi 1 (1988 ): 65

[6] Baykal, Bekir Sıtkı; İzmir’in Yunanlılar Tarafından İşgali ve Bu Olaya Doğu Anadolu’da

Tepkiler, T. Tarih Kurumu Konferansları, Ankara 1970, sh. 119-121

Gökhan Doğan

Yakınçağ Tarihi Bilim Uzmanı

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu