MakaleTürk Tarihi

Karaçay – Malkar(Balkar) Türkleri ve Rus Repressiyası (İşgal, Baskı ve Sürgün)

Karaçay – Malkar Türklerinin Etnik Yapıları

Kuzey Kafkasya taraflarında Elbruz Dağı’nın doruk noktasında yaşamlarını idame ettiren Karaçay – Malkar Türklerinin etnosu hakkında pek çok görüş bulunmaktadır. Tarihte Kimmer, Saka, Hun, Bulgar, Hazar, Alan ve Kıpçaklar gibi Türk Kabilelerinin bir araya gelmesiyle teşekkül ettikleri belirtilmiştir. Öngörülen bu görüşlerin ilkinde, Karaçay – Malkarların Bulgar, Alan, Kıpçak ve yerli Kafkas topluluklarının karışımı ile meydana geldikleri ileri sürülmüştür. M.Ö. VII & XII. asırlarda Kafkasya’da varlığını devam ettirmiş, Koban Kültürü diye bilinen uygarlığın buluntularında Yakut, İskit ve Kafkasya’da yaşayan diğer Türk Boylarının, Karaçay – Malkarların kökenlerinde önemli etkilerinin olduğu ortaya çıkmıştır.

Avrupalı seyyahlar ise Karaçay-Malkarların ve Kumukların Tatar boyları diye anıldıklarını belirtmişlerdir. İlaveten Karaçay-Malkarlar, Bizans ve Rus kaynaklarında “Kara Bulgarlar” olarak geçmektedir. Eski Sovyet Araştırmacıları, Karaçay – Malkarları Bulgarların devamı olduklarını tebarüz etmişlerdir. Bazı Bulgar Tarihçiler, Çuvaş ve Karaçay – Malkarların dillerinin Bulgar Türk Dili’nin devamı olarak kabul etmişlerdir. Ayrıyeten menşeileri hakkında, Hun, Bulgar, Hazar ve Kıpçak Türklerinin köklerinden meydana geldiği antropolojik bulgularla ispat edilmiştir.

Karaçay – Malkar (Balkar) Türklerinin Siyasi Tarihleri

Yüzyıllar boyunca Kafkasya’yı yurt edinen Karaçay – Malkar Türkleri Elbruz Dağı’nın Doğu ve Batı kesimlerinde yaşamlarını idame ettirmişlerdir. Karaçay – Malkarlar yaşayış tarzlarına göre kendilerini “Tavlu” yani dağlı diye adlandırmışlardır. Karaçaylar, Karça Beg, Malkarlar ise Altın Orda Hanı’nın torunu Basiyet Beg önderliğinde Elbruz Dağı’nın iki farklı vadisinde teşkilatlanmışlardır. Malkarlar, Karaçaylara göre beş bölüm halinde yönetilseler dahi dil, kültür ve tarihleri bir Türk Boylarıdır. XII. asırın ortalarında Karaçay-Malkarlar, Gürcülerin saldırılarına maruz kalarak, Hristiyanlık Dini ’ne geçmek zorunda kalmışlardır.  

Kuzey Kafkasya toplulukları, Kırım’ın Osmanlı İmparatorluğu’na tabii olmasından evvel Altın Orda ve Kırım Hanlığına bağlıydılar. Özellikle Kırım Han’ı Sahib Giray’ın baskıcı tavırları Kuzey Kafkasya Kabilelerinin onlara olan sadakatini yıpratmıştır. Bu duruma mukabil halk sonunu kestiremedikleri bir işe kalkışarak, Çarlık Rusya ile münasebetler kurmuşlardır. XVI. asırın ikinci yarısına tekabül eden yıllarda Osmanlı İmparatorluğu ve dünya siyasetinde söz sahibi olmaya başlayan Çarlık Rusya ile mücadeleler baş göstermiştir.

1890 yılı Karaçay – Malkar Aksakallıları, Sankt. Petersburg Kunstkamera Müzesi Arşivi, Orden F. Koleksiyonu.

1655 senesinde Karaçay – Malkar topraklarına Hristiyanlığı teklif etmek amacı ile Çarlık Rusya’dan iki elçi gelmiştir. Malkar Begi Canbolat Aydabal, Rus elçilerinin önerilerini kabul ederek, Moskova’ya eğitim almak için gitmişse de düşmanları tarafından öldürülmüştür. Bu durumun sonrasında Çarlık Rusya, Karaçay – Malkar Türklerinin tepkilerini azaltmak sebebi ile armağanlar göndermiştir. XVI. asır sonu XVII. asırın başını kapsayan yıllarda dünyada teşekkül eden yenileşme hareketlerinin beraberinde sanayisini yeni tamamlayan Çarlık Rusya hammadde ve pazara ihtiyaç duymuştur. Ayrıyeten Osmanlı İmparatorluğu ile yaptığı savaşlarda ekonomisinin çoğunluğu silahlara ve harcamalara kullandığı için hazinesi boş kalmıştır. Tekrar iktisadi açıdan yeterli olmak amacıyla Hazar Denizi taraflarında ki altın yataklarına ulaşması gerekmiştir.

Bunun için Türkistan güzergâhının üzerinde bulunan Kafkasya’yı geçmesi icap etmiştir. 1722 senesinde Dağıstan üzerinden Doğu Kafkasya’yı işgal etmiştir. 1768-74 yılları arasında vuku bulan Osmanlı – Rus Savaşı sonrasında, Kuzey Kafkasya topraklarına saldırılarda bulunmuşlarsa da Kafkas Halkının kusursuz savunmasıyla emellerine erişememişlerdir. 1785 senesinde teşekkül eden Kafkas – Rus Savaşının kaderini değiştirmiştir.

1913 yılı Kabardin – Balkar (Malkar) Özerk Cumhuriyeti’nde bir aile, Sankt. Petersburg Kunstkamera Müzesi Arşivi.

XIX. asırın ilk çeyreğine tekabül eden yıllarda Yermelov liderliğinde ki Rus heyeti, Karaçay valisi İslam Kırımşavhal ile antlaşma yaparak, himayelerine almayı teklif etmiştir. Yermelov, Karaçay – Malkar Türklerine “Osmanlı’dan istekte bulunmamalarını ve onların eski kudretlerinin olmadığını, güvenmeleri gerektiğini” belirtse de kabul görülmemiştir. 1826 senesinde Karaçaylıların Rus hâkimiyetine girmelerinin akabinde bağımsızlıklarını elde edebilmek için ayaklanmalar baş göstermiştir. Ruslar egemenlikleri altına aldıkları Kafkasya topluluklarını, Ruslaştırma politikasını uygulama amacıyla harekete geçmişlerdir.

Çarlık Rusya, 1864 yılında Karaçay Koban, Malkarları ise Terek Eyaletine bağlayarak, idari açıdan iki kısma ayırmıştır. Bu yıllarda Çarlık Rusya, Türkistan Hanlıkları ve Türkmenler ile mücadele halindeydi.  Rusya’nın bulunduğu durumdan yararlanmak isteyen Karaçay Malkar Türkleri Osmanlı İmparatorluğu’na göç etmeye karar vermişlerdir. 1886 senesinde yapılan göçte Karaçay – Malkar Türkleri; Tokat, Sivas, Kayseri, Afyon ve Yalova’ya yerleştirilmişlerdir. Bu yıldan sonra yapılan göçler senkronik olarak gerçekleşmiştir. 1905 senesinde Rusya’da Çarlık rejimi karşıtı ihtilallerden faydalanarak, Novorossiyaki Limanı’ndan binerek, ata yurtlarından kalkıp İstanbul’a gelen Karaçay – Malkar Türkleri, Konya, Ankara ve Eskişehir’de ikamet etmeye başlamışlardır.

Birleşik Kafkasya Dağlıları Cumhuriyeti

XX. asırın ilk çeyreğinde meydana gelen I. Cihan Harbi, Kafkas halklarının hürriyetlerini kazanmaları açısından umut ışığı olmuştur. İlaveten savaş esnasında Rusya’da meydana gelen 1917 Bolşevik İhtilallerinin teşekkül etmesiyle Kafkas toplulukları 1917 yılı Kasım ayının 20. günü Birleşik Kafkasya Dağlıları Cumhuriyeti kurmuşlardır. Bolşevik İhtilalinin akabinde gelebilecek riskler düşünülerek, devletin hudutlarına askerler yerleştirmişlerdir. İhtilalcilerle yaşanan çatışmalarda sınırlar Bolşeviklerden arındırılmıştır. Devletin bayrağında Kafkas halkını simgeleyen yedi yıldız işlenmiştir. Osmanlı İmparatorluğu devleti tanımakla birlikte Enver Paşa, çeşitli yardımlarda bulunacağını vurgulayarak, söz vermiştir. 1920 senesine gelindiğinde Dağıstan Bolşevikler tarafından işgal edilmiştir. Bütün Kafkasya Kızıl Ordunun saldırılarına maruz kalmıştır. 1922 yılında Kafkasya halkları silahsızlandırılmıştır. Ayrıca Dağlı Cumhuriyetleri Sovyet Rusya’ya bağlı muhtariyetlere ayrılmıştır. Karaçay – Malkar Türkleri, Karaçay – Çerkes Muhtariyet Bölgesi, Kabardin – Balkar (Sovyet Tarihçiler Malkar yerine bu tabiri kullanmışlar.)  Özerk Bölgesi olmak üzere iki ye taksim edilmiştir.

1913 yılı Kabardin – Balkar (Malkar) Özerk Cumhuriyeti, Malkar Türkleri, Sankt. Petersburg Kunstkamera Müzesi Arşivi, Bush Nikolai Adolfrovich Koleksiyonu.

Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği Devrinde Karaçay – Malkar Türkleri

Sovyetler Karaçay Muhtariyet Bölgesi’nde 1918 – 1920 seneleri arasında Bolşeviklere karşı mücadele eden kişilere Milliyetçi, Pantürkist ve gerici gibi atıflarla suçlamalarda bulunmuşlardır. Birçok düşünür, bu sebepten ötürü hapse atılmıştır. Beraberinde beyler ve köklü aileler öldürülmeye başlamıştır. XX. asırın ilk yirmi yılında iki ayrı yönetimin altında olan Malkarlar ve Karaçaylar Sovyetlerin uyguladığı yeni iktisadi politikaları ile olumlu sonuçlar elde etmişlerdir. Sovyetler, Kafkasya’da ortak ve devlet çiftliklerinde topraklar genişletilerek, verilen emeğin kuvvetlendirilmesini gaye edinmişlerdir. Sanayi ve teknolojiye verilen önemin yanı sıra tarım ile üretimde de ileriye gitmeyi desteklemişlerdir. Kafkasya’da da kolhozlaştırma (Kolektif çiftlikler, ortak çiftlik) politikalarına hız verilmiştir. Kolhozlaşmaya karşı ayaklanmalar ortaya çıkmıştır. Bununla birlikte Karaçay – Malkar halkı harb hazırlığına girişmiştir. Ayaklanan halka Kızıl Ordu ve silahlı birlikler karşı koymuşlardır.

1930 senesi Mart’ının 18. gününde Karaçay Gizli Direniş Başkanlığı’nın Sovyetler Birliği ile savaş ilan etmesinden bir gün sonra Rus birliklerinden temizlenmiştir. Akabinde Abdülkerim Hasan liderliğinde bin neferlik askeri grup Ruslarla harbi idame ettirmişse de Sovyetler, Karaçay topraklarını ele geçirmiştir. Seyyar mahkemeler kurularak, hak arayan halk hukuksuz bir şekilde yargılamaya başlamışlardır.  

1890’lı yıllar Köy meydanında ulusal danslarını icra eden Karaçay Türkleri, Karaçay – Çerkes Özerk Cumhuriyeti, Sankt. Petersburg Kunstkamera Müzesi Arşivi.

1932’den 1934’e kadar Karaçaylılar zorla kolhozlaştırılmışlardır.  Bu durum Karaçay – Malkar Türkeri’ni, Sovyetlerin esiri haline getirmiştir. 1934 yılında yeniden başkaldırmışlarsa da Ruslar tarafından bastırılmışlardır. Beraberinde ayaklanan üç bin kişiyi kurşuna dizdirmişlerdir. On yedi bin Karaçay – Malkar Türk’ü cebren Sibirya’da bulunan toplama ve çalışma kamplarına götürülmüştür. Vuku bulan bu hadiseden sonra Karaçay – Malkar Türkleri bölümler halinde tutsak edilmeye başlanmıştır. Dönemin kaynaklarına göre 1939 – 1940 yıllarında Karaçay – Malkarların % 40’lık kesimi infaz edilmiş veya Sibirya’ya sürülmüştür.

Karaçay – Malkarlar II. Cihan Harbi esnasında Sovyet Rusya’ya karşı olan Almanya’yı kurtarıcı olarak görmüşlerdir. Bu sebepten ötürü, Kafkasya’da Alman Ordusuna yardımlarda bulunmuşlardır. 1942 yılında Almanların egemenliğine giren topraklarda, camiler yeniden açılmış ve kolektif çiftlikler kaldırılmıştır. Bir yıl sonra Sovyet Rusya ile vuku bulan muharebenin neticesinde Alman Ordusu geri çekilmek zorunda kalmıştır. Bilhassa Karaçay – Malkarlar Almanların yanında yer aldıkları için sürgün edilmişlerdir. 1943-1944 yılları arası Stalin döneminde Karaçay – Malkar Türkleri yarım saat içerisinde topluluklar halinde anayurtlarından Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Sibirya’ya sürgün edilmişlerdir. Bunların akabinde Avrupa, ABD ve Türkiye’ye ekipler halinde göç etmişlerdir. Halk sürgüne çıktığında 1400 vagonlu bir trenin içerisinde 70.000 kadar Karaçay – Malkar Türk’ünün bulunduğu belirtilmektedir. Ayrıca 700’e yakın Karaçay – Malkar halkı susuzluk, açlık ve hastalıklardan dolayı vefat etmiştir.

1943-1944 Yıllarında yaşanan sürgünde tren vagonlarına bindirilen Karaçay – Malkar Türkleri.

Sovyetler Birliği’nde Stalin döneminde sürgün, ölüm, hapis vb. haksızlıklara uğrayanlar sadece Karaçay – Malkarlar değildi. Kırım – Tatar, Çeçen – İnguş, Kumuk ve Avarlar da yurtlarından zorla göç ettirilmişlerdir. Stalin’den sonra Kruşçev Sovyetler Birliği’nin yönetiminden sorumlu olmuştur. Kruşçev, sürgünde bulunan Karaçay – Malkar halkını ziyaret ettiği esnada, Stalin döneminde haksızlığa maruz kaldıklarını belirterek, topraklarına dönmelerine izin vermelerini istemişlerdir. İsteklerini geri çevirmeyen Kruşçev, 1956 yılında yurtlarına tekrar yerleşmelerinin yolunu açmıştır. Günümüzde Rusya’ya bağlı Karaçay – Çerkes Özerk Cumhuriyeti ve Kabardin – Balkar Özerk Cumhuriyetleri içerisinde yaşamlarını idame ettirmektelerdir.

Kaynakça

ADİLOĞLU, Adilhan, Karaçay – Malkar Türkleri’nin Rus Hakimiyetine Girişi, Turkısh Studies İnternational Periodical For The Languages Literature And History Of Turkısh Of Turkıc, S. 3, 2008.

ADİLOĞLU, Adilhan, Karaçay – Malkar Türkleri’nin Etnik Oluşumunda Bulgar Ve Sabir Hunları Rolü, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi, S. 24.

ALEKSEYEVA, E. P., Karaçayevtsı i Balkartsı-Drevniy Narod Kavkaza, Moskova, 1993.

ARTAMONOV, M. İ., İstoriya Hazar, Leningrad, 1962.

ÇAPRAZ, Hayri, SSCB Tarih Yazımında Karaçay – Malkar Kökenleri Konusu, MUTAD, 2019.

SABANCI, Hacı Murad, Malkar Türklerine Yapılan Zulüm, BİLİG, S. 6,  1997.

SİEMİENİEC, Ewa, Karachay-Balkhar Vocabulary Of Proto-Turkıc Origin, Studra Turcologia Gracavies Edited By: Stanislow Stochowski, Jagrellimron University, İnstitute Of Oriental Philology, 2000. Faruk GÖKÇE’nin değerlendirmesi.

TAVKUL, Ufuk, Rusya’nın Gölgesinde Üç Devir, Yeni Türkiye Yayınları Özel Sayısı, 2013.

TAVKUL, Ufuk, 20. YY’da Kafkasya’da Karaçay – Malkar Göç ve Sürgünleri, İstanbul, 2015.

YEŞİL, Murat, Karaçaylıların ABD’ye Göç Hareketlerinin Tarihsel Gelişimi ve Sonuçları, İnsan ve Toplum Bilimleri Araştırmaları Dergisi, C.55, S.8, 2016.

Fatma Çetin

Genel Türk Tarihi Bilim Uzmanı. Yüksek Lisans'ı Bilimsel Araştırma Projeleri tarafından desteklenen "Rus Saldırıları & Hîve Hanlığı'nın Askeri Teşkilatı" isimli tez çalışması ile tamamladım. Türkistan Hanlıkları, Kafkasya Toplulukları & Rusya Tarihi çalışmaktayım.

İlgili Makaleler

2 Yorum

  1. Fatma Hanım, yazılarınızın hayranıyız. Anlatım dili çok akıcı ve anlaşılır. Sayenizde tarihle ilgili gerçekleri öğrenebiliyoruz. Elinize sağlık..

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu