Tarih BülteniTürk Tarihi

Karakalpakistan’ın Makûs Kaderi

Karakalpakistan, bugünkü Özbekistan Cumhuriyeti’ne bağlı özerk bir Türk Cumhuriyeti statüsündedir. Karakalpakistan, Kazakistan, Türkmenistan ve Özbekistan ile çevrelenmiştir. Geçtiğimiz Temmuz ayında Karakalpakistan halkının Taşkent yönetimine karşı hareketlenmelerine şahit olduk. Halkın mevcut yönetime karşı sesini çıkarmasında ki önemli etkenlerden bahsetmeden önce Karakalpakların menşe ve tarihlerinden bahsetmek istiyorum.   

Karakalpak Türkleri’nin Menşe ve Tarihleri

Karakalpakların kökenleri hakkında yaygın bilgilerin olmadığı belirtilse de bazı kaynaklara bakarak, Neolitik Çağ’a kadar indiği söylenmektedir. M.Ö. 5. yüzyıl ile tarihlenen mezar taşlarında Aral Denizi ve Surhanderya’nın  “Saka Tiqraxavda” (sivri şapkalı İskitler) tarafından istila edildiği anlatılmaktadır. M.Ö. 2. ve 6. yüzyıllarda Türk boyları Altay ve Doğu Türkistan topraklarında Saka nüfusunun sindirilmesi ile Peçenek ve Oğuzlardan oluşan iki yeni etnik topluluk teşekkül etmiştir. Karakalpakların meydana gelmesi ile ilgili farklı nazariyeler bulunmakta. Karakalpaklar, 10. yüzyılda vuku bulan Rus saldırılarının neticesinde bugünkü Karakalpakistan topraklarının güneyine yerleşmişlerdir. Güneye yerleşmeleri hiç bir şeyi değiştirmemekle birlikte Kalmukların saldırılarına maruz kalmışlardır. 12. ve 13. yüzyıllarda Aral denizi çevresinde yaşamlarını idame ettiren Kanglı kabilesi ile de bağlantılı oldukları söylentiler arasındadır. Karakalpakların temellerinin Peçeneklerden meydana geldiği savunulsa da farklı görüşlerde mevcuttur.

Oğuz, Kıpçak ve Kimek karışımı Kanglı kabilesini oluşturdukları da kayıtlar arasındadır. Karakalpaklar için Ortaçağ vakayinamelerinde Rusların “Çornıye Klobuki”, Fars Dilinde “külah”, siyah ve kara börklü anlamına gelen terimi kullandıkları geçmektedir. Bu terim daha çok Kongar birleşmesi ile ilintili idi. Bizans elçilerinin Peçenekleri, 10. yüzyılda bu isim ile çağırdıkları kaydedilmiştir. Kongar birleşimi ile ilgili Akdes Nimet Kurat, “ertim, çur ve yula” adını taşıyan Peçenek topluluklarından meydana geldiğini belirtmiştir. Karakalpaklar uzun yıllar Kıpçakların arasında yaşamlarını devam ettirmişlerdir. Bazı kaynaklara göre Karakalpakların kökenlerinin Kıpçaklara yakın olduğu da kaydedilmiştir. Altın Orda Devleti’nin yıkılmasının ardından Nogay Hanlığına katılmışlardır. Karakalpakların kendi anlatılarına binaen Nogaylardan kopma oldukları ve İtil Nehri’nin sağ tarafı Kazan ile Astrahan Hanlıkları arasında yaşadıkları izhar edilmektedir. Ortaçağ’da kendi içlerinde yaşayan Kıpçaklar, baş giysilerinden ötürü Doğu Peçenekleri “Karakalpaklar” olarak adlandırmışlardır.

Karakalpak, ismi Peçenek ve Kıpçak urukları arasında kullanıldığı düşünülebilir. Peçenekler, yerli bozkırlara döndüklerinden itibaren “Karakalpaklar” ismi ile anılmışlardır. Tarihte Karakalpak veya Çornıye Klobuki terimleri Kıpçaklar tarafından halk-tebaa için kullanılmıştır. Nogay Ordası’ndan ayrılarak, kendi başlarına hareket etmeye başlamışlardır. Beş kabileden oluşan Karakalpakların, Amuderya deltasında ve Semerkand’ın kuzeyinde ki Ak-tepede yer aldıkları kaydedilmiştir. 12. yüzyıl Kiev kroniklerinde Çornıye Klobuki, ismini alan orta dönem Peçeneklerinin bugünkü Karakalpaklar ile kan bağlarının olduğu kayıtlar arasındadır.

18. Yüzyılın ilk yarısında Karakalpaklar, çevredeki devlet ve kabilelerin yağmalarına maruz kalmaları Rus Çarı Petro’dan yardım istemelerine neden olmuşsa da olumlu dönüş alamamışlardır. 1859 yılında Hive Hanlığı’nın bünyesinde varlıklarını idame ettiren Karakalpaklar, hanlık yönetimine karşı isyan etmişlerdir. Hive Hanlığı 1873 yılında Çarlık Rusya tarafından işgal edildikten sonra Karakalpak kabileleri Çarlık Rusya’nın tabiiyetine girmişlerdir. 1917 İhtilali’nden sonra 1918 yılında Çarlık Rusya baskısından kurtulmaya çalışan Türkistan Özerk Cumhuriyeti’ne dâhil olmuşlardır. Karakalpakistan, 1924 yılında SSCB’ye katılmıştır.

11 Mart 1925 tarihinde Kazakistan SSR’ye Karakalpak Özerk İli olarak dâhil olmuşsa da 20 Mart 1932 tarihinde Kazakistan SSR’den ayrılarak, Rusya’ya bağlı Karakalpak Özerk Cumhuriyeti haline gelmiştir. Yönetim konusunda istikrarı yakalayamayan Karakalpak Özerk Cumhuriyeti’nin toprakları 1936 yılında Özbekistan SSR’ye devredilmiştir. 1990 yılında SSCB’nin dağılmaya yüz tutması ile Karakalpakların önde gelenlerinin girişimleri neticesinde bağımsızlık ateşi yanmaya başladı. Halkın isteği üzerine dönemin Karakalpak siyasetçileri aracılığı ile bağımsızlıklarını ilan ettiler. Lakin Karakalpakistan’ın hürriyetlerini almalarının aksine, dönemin Özbekistan Cumhuriyeti’nin kurucu lideri İslam Kerimov, tekrar Özbekistan’a bağlı özerk bir devlet olmasını istiyordu. Bunun için türlü girişimler ve vaatlerde bulundu. Dönemin Taşkent yönetimi istikrarlı bir şekilde diplomatik ataklar yaptılar.

SSCB’nin Dağılmasının Ardından Karakalpakistan’da Neler Oldu?

İslam Kerimov, yöneticiliğinin ilk yıllarından itibaren Karakalpakların önde gelen kişilerini Taşkent yönetiminde önemli konumlara getirmeye çalıştı. Kerimov’un yaptığı bu hamlenin amacı iki devleti bir çatı altında yaşamalarının olumlu getirilerinin olduğunu göstermeye çalışmaktı. Kerimov, Karakalpaklara “geçici” olarak Özbekistan ile birleşmelerini ve birlikte iki ülkeyi pek çok açıdan ileriye götürmeyi teklif etmiştir. Ancak bu birleşme olumlu neticeler doğurmazsa yapılacak bir referandum ile kendi bağımsızlıklarını alabileceklerini vaat etmiştir.

Karakalpakistan, 1993 yılında Özbekistan Cumhuriyeti’ne 20 yıllık süre ile birleşmeyi kabul etti. İki devlet birleştiğine göre yeni bir anayasanın düzenlenmesi gerekiyordu. Yapılan anlaşmaya göre 2013 yılında iki tarafta yeniden süreyi uzatabilecek veya referandum yolu ile ayrılabileceklerdi. Kerimov’un uyguladığı baskıcı politika yapılan anlaşmaların sadece kâğıt üzerinde kaldığının göstergesi idi. Petrol, doğalgaz, pamuk üretimi ve hayvancılık gibi yeraltı ve yerüstü kaynaklar açısından zengin olan Karakalpakistan, Özbekistan bütçesinin neredeyse tamamını karşılıyordu. Lakin Karakalpakistan bölgesinin bütçeye katkısı ile ters orantılı olarak Özbekistan’ın en fakir bölgesi olmakla beraber işsizlik hatsafhadaydı. Bu nedenlerden ötürü büyük oranda göç vermiştir ve vermektedir. Karakalpaklar kendi dillerinde eğitim veren okulların kapatılması açısından endişeye düşmüşlerdi.

Devlet kurumlarında yürütülen işlemlerin Özbekçe yapılması, Karakalpakça kitap basılmaması ve kendi dillerinde gazete ve derginin az sayıda olması asimilasyonun küçük bir parçası diyebiliriz.  Karakalpakistan yönetimine demokratik seçimle değilde Taşkent yönetiminin destekçisi kişilerin ataması yapılıyordu. Bu sürecin ilk kurbanı halkın seçtiği ve bağımsızlık bildirisini ilan eden Bahtiyar Şemsetov olmuştur. Taşkent’te devlet etkinliğine davet edilen Şemsetov tutuklanarak, anayasaya muhalif olmasına karşın yerine Kerimov’un emri ile başkan atandı. Karakalpakların, mühim partisi Halkın Çıkarları Partisi kapatıldı. Partinin Başkanı faili meçhul bir cinayete kurban gitti. Akabinde Karakalpaklara ait Taşkent’te bulunanlar hariç tüm siyasi parti ve STK’lar kapatıldı. 2008 yılına gelindiğinde Balkanlarda yaşanan olaylardan sonra Kosova Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını alması, Karakalpakların haklarını aramak için harekete geçmelerini sağladı.

Alga Karakalpakistan (İleri Karakalpakistan) hareketi olarak adlandırılan bu ilerleyiş Kazakistan ve Rusya’da bulunan Karakalpaklar tarafından gizli yürütüldü. 2010 yılında Kazban Şımbaylı önderliğinde Karakalpakistan özgürlük hareketi teşkilatı, Çimbay şehrinde Özbekistan yönetimine karşı protestolar baş gösterdi. Protestolar sonuçsuz kalmakla birlikte protestocular ve onlara sempati duyanlar tutuklandılar. Asılsız ithamlardan dolayı Özbekistan hapishanelerinde bağımsızlık taraftarı Karakalpakların aileleri ile iletişimleri kesilmiş ve işkencelere maruz kalmışlardı. Türlü işkencelerden ötürü çoğu kişinin yaşamını yitirdiği de kayıtlar arasında yer alıyor. Kerimov rejiminin baskılarından kaçan birçok aktivist Karakalpakistan’ın bağımsızlığı için yeniden çalışmalara başladılar. İslam Kerimov’un, ülke dışındaki insanlara dahi müdahale etmeye çalıştığı belirtiliyor. 2016 yılında İslam Kerimov’un vefatının ardından yürüttüğü otoriter sistem ülkeye miras kaldı.

Şevket Mirziyoyev’in Özbekistan’ın başına geçmesi ile yaptırımlar hafifletilmeye başlanmıştır. Mirziyoyev, Karakalpakistan için iyileştirme kararları almaya çalışmışsa da 26 Haziran 2022 tarihinde kamuya tartışmaya sunulan anayasada Karakalpakistan Özerk Cumhuriyeti’nin statüsü ile ilgili maddelerin değiştirileceği ile alakalı yeni protestolar yaşandı. Karakalpakistan’ın başkenti Nukus’taki vatandaşların anayasa reformunu yanlış anladıklarını duyurdular. 2 Temmuz’da Karakalpakistan’da 30 günlük OHAL ilan edildi. 3 Temmuz’da devlet başkanı Karakalpakstan’a gitti. 

Karakalpakistan Cumhuriyeti devlet başkanı, milletvekilleri, gaziler ve aktivistlerle yaptığı toplantıda Karakalpakistan olaylarındaki dezenformasyonu kınadı. Ayrıca vatandaşları anayasaya aykırı faaliyetlere bulaştıranların temel amacı toplumu bozmak, devletin yürüttüğü yaratıcılık politikasına olan güveni zayıflatmak, Özbekistan’ın toprak bütünlüğünü zedelemek, ayrılıkçılığa direnmek, kitlesel huzursuzluklar ve yetkililere yönelik şiddet, gösterileri teşvik eden her türlü eylemin yürürlükteki mevzuata göre kesinlikle ele alınacağını ve suçluların kaçınılmaz olarak cezalandırılacağı vurgulandı. 516 kişinin tutuklandığı, 43 kişinin yaralandığı ve 18 kişinin de öldüğü belirtiliyor.

Karakalpakistan protestoları Batı için hem bir tarih dersi hem de bir uyarı mıydı?

Bilhassa, anayasanın önerilen yeni versiyonu, mevcut Özbekistan Temel Yasasının 70. Maddesinde yer alan Karakalpakistan’ın “egemen” statüsünü hariç tutmaktadır. Yeni Anayasanın önerilen taslağında, bu madde Karakalpakistan’ı sadece bir cumhuriyet olarak listelenmiştir.

Mevcut Madde 70:

Egemen Karakalpakistan Cumhuriyeti, Özbekistan Cumhuriyeti’nin bir parçasıdır. Karakalpakistan Cumhuriyeti’nin egemenliği, Özbekistan Cumhuriyeti tarafından korunmaktadır.

Önerilen Madde 70:

Karakalpakistan Cumhuriyeti, Özbekistan Cumhuriyeti’nin bir parçasıdır. Karakalpakistan Cumhuriyeti topraklarında, Özbekistan Cumhuriyeti Anayasası ve mevzuatı ile sağlanan tüm hak ve özgürlükler garanti altına alınmıştır.

Mevcut Madde 74:

Karakalpakistan Cumhuriyeti, Karakalpakistan halkının genel referandumu temelinde Özbekistan Cumhuriyeti’nden ayrılma hakkına sahiptir.

Önerilen Madde 74:

Karakalpakstan Cumhuriyeti, Özbekistan Cumhuriyeti Anayasası ve kanunları, Karakalpakistan Cumhuriyeti Anayasası ve kanunlarına uygun olarak kendi topraklarında yasama, yürütme ve yargı yetkisini kullanır. Karakalpakistan Cumhuriyeti’nin en yüksek yetkilisi Karakalpakistan Cumhuriyeti Jokargy Kenes’in Başkanıdır.

Kaynaklar

КАРЛИБАЕВ, Максет (2020), Каракалпакское Мусульманское Духовенство XVIII-XIX Вв.// Вестник Каракалпакского Отделения Академии Наук Республики Узбекистан. Нукус, No3.

KARLİBAEV, Makset (2021), Heritage Of Karakapakstan, United Nations Educational, Scientific and Cultural Organization.

KURAT, Akdes Nimet (1972), IV.-XVIII. Yüzyıllarda Karadeniz’in Kuzeyinde Türk Kavimleri ve Devletleri, Türkiye Tarih Kurumu Yayınları, Ankara.

PRİEGO, Alberto (2003), The Environmental Problem İn The Karakalpak Republic, Universidad Complutense de Madrid España.

YILMAZ, Salih (2008), Çarlık Rusyası Dönemi Öncesi Karakalpak Türkleri ve Karakalpakistan Tarihi (Başlangıçtan 1873’e Kadar), Türk Tarih Kurumu, 1. Baskı, Ankara.

YILMAZ, Salih (2014), “Karakalpak Türkleri ve Bugünkü Karakalpakistan”, Çukurova Üniversitesi, Türkoloji Makale Bilgi Sistemi No:18826.

YILMAZ, Salih, Astrahan Bölgesinde Yaşayan Karakalpaklar, DTCF.

Fatma Çetin

Genel Türk Tarihi Bilim Uzmanı. Yüksek Lisans'ı Bilimsel Araştırma Projeleri tarafından desteklenen "Rus Saldırıları & Hîve Hanlığı'nın Askeri Teşkilatı" isimli tez çalışması ile tamamladım. Türkistan Hanlıkları, Kafkasya Toplulukları & Rusya Tarihi çalışmaktayım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu