MakaleSanat Tarihi

Medrese Esaslı Küçük Ölçekli Külliyelerden: Kuyucu Murad Paşa Külliyesi

Külliye Şehzadebaşı’nda Vezneciler Caddesinde yer almaktadır. Medrese merkezli olmak üzere dershane-mescid, türbe, sebil, sıbyan mektebi ve dükkanlardan oluşmaktadır. (P.1) I. Ahmed döneminin sadrazamı Kuyucu Murad tarafından yaptırılmıştır. Bildiğimiz kadarıyla Murad Paşa 1020(1611) yılında Diyarbakır’da vefat ederek İstanbul’a getirildiği ve daha önceden yaptırdığı medresesi yanındaki türbesine gömülmüştür.[1] El yazması bir kaynaktan medresenin 1019(1610) tarihinde tamamlandığı anlaşılmaktadır.[2] Türbe kapısı üzerinde bulunan ayet kitabesinden başka kitabe bulunmamaktadır. Bazı araştırmacılar yapının mimarının Sedefkar Mehmet Ağa olduğunu düşünmektedirler fakat kesin olarak kanıtlanmamakla beraber Murad Paşa ile yakınlığından ötürü ve aynı dönemde Sedefkar Mehmet Ağa’nın diğer yapılarındaki üslup benzerliklerinden ötürü bu yapının mimarı olabileceği akla gelmektedir.

Plan.1 (Kuyucu Murad Paşa Külliyesi planı) (Z.Nayır)

Arşiv belgelerinde yapının birçok kez onarımdan geçtiği anlaşılmaktadır. 1782 yılındaki büyük İstanbul yangınlarında yapının türbe ve etrafının zarar gördüğü anlaşılmaktadır. Yangının hemen ardından yapı onarılmıştır.[3] 1894 depreminde sıbyan mektebi yıkılmıştır. 1895 yılılnda tutulan raporda Türbenin kubbesinin harap vaziyette olduğu ve aslında uygun olarak tamirinin yapılması gerektiği belirtilmektedir. 1911 yılındaki Uzunçarşı yangınında külliye kısmen harap vaziyete gelmiştir. 1919 yılında gerçekleşmiş tespitte medresenin yangınzedeler tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Harap vaziyette olan külliye 1943-1950 yıllarında restore edilmiştir.[4] Üçgen şeklinde bir arsa üzerinde inşa edilmiş olan bu külliye yapıları sıkı bir ilişki içerisinde ele alınmıştır. Üçgenin ucunda türbe sebil ile medrese dershanesi bulunmaktadır. Kuzey tarafında sıbyan mektebi iki katlı ve dıştan kapılı olarak yapılmıştır. Avlu kısmını sokaktan ayıran duvar önünde tonozlu dükkanlar bulunmaktadır. Giriş yönü hariç diğer üç yönde baklavalı başlıklara sahip mermer sütunlara oturan sivri kemerli “U” şeklinde revaklı avlu arkasında “L” şeklinde sıralanan medrese odaları vardır. Güneydoğuda ise revakların arkasında türbeye bitişik olarak yapılan Dershane bulunmaktadır. 
Dershane- Mescid:

Avlunun güneydoğu yönünde yer almaktadır. Önündeki revaklı bölümler dikdörtgen şeklinde ve üzeri aynalı tonozla örtülmüştür. Revak cephesi mermerle kaplanmıştır. Kare planlı olarak ele alınan dershane-mescid yapısının üzeri pandantiflerle geçişi sağlanan kubbe ile örtülmüştür. Mermerden oluşan basık kemerli kapısı ve bir mihrap nişi yer almaktadır. Çift sıra pencere düzenine sahip olan olan yapıda ikişer tane dolap nişi yer almaktadır. Mihrabın solundaki pencereler türbeye, kapının iki tarafındaki pencereler revak kısmına açılmaktadır. Kubbe ortasında ve eteğindeki kalem işleri 1995 yılında yenilenmiştir. Yeşil ve kırmızı renklerden oluşan kubbe ortasında zikzaklı bir madalyon bulunur.[5] (F.1)

Fotoğraf.1 (Kuyucu Murad Medresesi doğu cephesi ve Dershane-Mescid)

Medrese:

Medrese odaları on dört tane olup üzerleri pandantifli kubbeler ile örtülmüştür. Köşe odaları hariç tüm odalar kare planlı olarak oluşturulmuştur. Revaklardan dershane- mescid önündeki üç birimden başka uzun koldaki bir birim de aynalı tonoz örtülü diğer on bir birim pandantifli kubbeler ile örtülmüştür. Odalarda dolap ve ocak nişlerinin yanı sıra avluya ve dışa açılan pencereler vardır. Yalnızca kuzeydeki kısa kolda dışa açılan pencereler mevcut değildir. Kısa kolda ortadaki odanın revaka açılan penceresi diğerlerine göre daha dar tutulmuştur. Bu pencerenin solunda bir niş açılmıştır ve altında bir kuyu bulunmaktadır. Bu kolda en uçtaki birim helâ olarak düzenlenmiş olup üzeri aynalı tonozla örtülmüştür. Tonozda açılan fil gözü pencerelerle mekânın havalandırılması ve aydınlatılması sağlanmıştır. Medrese avlularında yer alması gereken şadırvan ise burada bulunmamaktadır. Günümüzde medresenin avlusunun üzeri alçı tavan ve çift meyilli çatı ile örtülmüştür. [6] (P.1), (F.2)

Fotoğraf.2 (Kuyucu Murad Paşa Medresesi ve Sıbyan Mektebi)

Türbe:

Türbe medresenin güneydoğusunda dershane- mescide bitişik olarak inşa edilmiştir. Kare planlı olup kübik taş kitlesiyle oldukça büyük boyutludur. Kesme küfeki taşından oluşan yapının üzeri ahşap tavanlı ve kurşun kaplı meyilli çatı ile örtülüdür. Güneydoğuda sağa kaydırılmış olan basık kemerli kapının önünde mukarnaslı başlıklara sahip mermer sütunlara oturan ve üç sivri kemerli olarak düzenlenmiş bulunan sakıf yer alır. Dar açılı üçgen bir adanın başucunda yeralan açık bir avlucuk içinde köşegen sebiline dayalı bir revakla yandan girilen türbe, bir yandan bu sebile, bir yandan medrese dershanesine açıktır.[7] Behçet Ünsal’a göre bu oluşumuyla ölüm, hayat(su) ve bilim üçlüsünü sembolik olarak bir yoruma bağlamış gibi durmaktadır. Medrese hücreleri ve yamuk avlusu ile ve de dıştaki dükkânları ile, Sıbyan Mektebi ile tamlanan bileşik türbenin külliyesi, şehircilik açısından çarpık bir odayı düzenleyen ilginç tasarımını Sebil-Türbe bileşik formu noktalamıştır.[8] Türbede Sadrazam Murad Paşa ile birlikte Abaza Mehmed Paşa ve Cigalizâde Sinan Paşa’nın oğlu Mehmed Paşa’nın sandukaları bulunmaktadır. (F.3-4)

Fotoğraf.3 (Kuyucu Murad Paşa Türbe ve Sebili 1940’lı yıllar)
Fotoğraf.4 (Kuyucu Murad Paşa Türbesi ve Sebili)

Sebil: Kuyucu Murad tarafından sebil 1606 tarihinde Sedefkar Mehmet Ağaya yaptırılmıştır. Çokgen planlı bir şekilde dışa taşkın beş cepheli olarak inşa edilmiştir.[9] Mermer malzemeden yapılmıştır. Mukarnas başlıklı sivri kemerli cephelerinde geometrik kompozisyonlu metal şebekeler yer almaktadır. Altı kollu yıldızlar ve altıgenlerden oluşmaktadır. Basık kemerli bir kapı ile sebile geçilmektedir. Üzeri kurşun kaplı ahşap bir kubbe ile örtülüdür. Kapının karşısındaki köşede mermer su haznesiyle kuyu mevcuttur. Sebilin suyu vaktiyle Süleymaniye su yolundan gelmekteymiş.[10] (F.5)

Fotoğraf.5 (Kuyucu Murad Paşa Sebili)

Sıbyan Mektebi:

Yapı fevkani olarak düzenlenmiş doğal zeminden yükseltilmiştir. Külliyenin kuzeybatısında köşede yer almaktadır. Kesme küfeki taşından inşa edilen kare plandan oluşmaktadır. Pandantiflerle geçişi sağlanan dıştan sekizgen kasnaklı kubbe ile örtülmüştür. Cadde tarafından dikdörtgen açıklıklı kapı ile yapıya giriş sağlanmaktadır. Girişin ardından tonozlu koridora, sonra beşik tonozlu mekana geçilir. Aydınlatma kuzeydoğu ve güneybatıya açılan mazgal pencere düzenleri ile oluşturulmuştur. Alt sıra pencereler dikdörtgen açıklıklı, üst sıra pencereler sivri kemerli olarak düzenlenmiştir. Duvarlarda ocak ve nişleri bulunmaktadır. Ocak nişinin iki yanında mermer söveli dikdörtgen dolap nişleri yer alır. Mektep içinde son yıllarda yapılmış olan ve orijinalliği olmayan yoğun kalem işleri vardır. Sultan Ahmet Camii, Ayasofya gibi manzara resimlerine yer verilmiştir.[11] (F.6)

Fotoğraf.6 (Kuyucu Murad Paşa Sıbyan Mektebi)

Dükkanlar:

Külliyenin Vezneciler caddesine bakan cephesinde on üç adet dükkân yer almaktadır. Dışarıya tuğladan yuvarlak kemerlerle açılan dükkânlar beşik tonozla örtülüdür. Cephe, kemer aralarında taş ve tuğlanın alternatif olarak kullanılması ile oluşan almaşık duvar örgüsüne sahiptir. Bir dükkan İstanbul Üniversitesinde diğer tüm dükkanlar Vakıflar Genel Müdürlüğüne bağlıdır. [12] (F.7)

Fotoğraf.7 (Kuyucu Murad Paşa Külliyesi cadde tarafındaki dükkanlar

Sonuç:

16.yy’da başlayan ekonomik bozulmalarla birlikte İmparatorluğun gücü azalmaya devam etmiş, bunun sanata yansımaları görülmeye başlamıştır. 17.yy’da etkisini had safhaya ulaştıran Anadolu’daki Celali isyanları, sürekli olarak değişen padişah ve yönetici kadrosu nedeniyle çok kısa süreler içinde dağıtılan cülus bahşişleri, ekonomisini bozan İmparatorluğun bu dönemde büyük ölçekli külliyeler yapmasını engellemiştir. Bu dönem külliyeleri, daha küçük boyutlar içinde kalmış merkezini medresenin oluşturduğu ve çevresini ise türbe, sebil, çeşme, sıbyan mektebi gibi yapıların yerleştirildiği şekilde yapılmıştır.

    17.yüzyıl başlarında medrese-türbe-sebil üçlüsü, değişen külliye anlayışında üzerinde durulan mimari bir kompozisyon oluştururlar. Klasik dönemde yeni bir tip olarak ortaya çıkan L şeması 17.yüzyılda geliştirilmiş farkı bir uygulama olarak Kuyucu Murad Paşa Medresesinde, L şeklinin bir ucuna türbe ile birleşen dershane-mescid getirilmesidir. Bu dönemde görülen türbe ve sebil yapılarının giderek bitişik bir hale gelmesi dikkat çekicidir. Bunun simgesel açıdan ölümden sonra anıtlaştırılması, hayır yapıları ile insanlar tarafından anılması yolunda yorumlanabilir. Kuyucu Murad Paşa Türbe sebil örneğinde bitişik bir hale gelmiş kütlesel bütünlük sağlanmıştır.


[1] Ahmet Vefa Çobanoğlu, “Kuyucu Murad Paşa Külliyesi”, Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, (Ankara, Türk Diyanet Vakfı, 2002), 26, 509-510;
Oktay Aslanapa, Osmanlı Devri Mimarisi, (İstanbul: İnkılap Yayınları, 2004), s.315-316.

[2] Mübahat S. Kütükoğlu, “1869’da Faal İstanbul Medreseleri”, Tarih Enstitüsü Dergisi, 7-8 (1976-1977): s.350

[3] Mustafa Cezar, “Osmanlı Devrinde İstanbul Yapılarında Tahribat Yapan Yangınlar ve Tabii Afetler”, Türk Sanatı Tarihi Araştırma ve İncelemeleri, I, (1963): s.364.

[4] Şuayip Çelemoğlu, “Murad Paşa’nın(Kuyucu) Vakfiyeleri ve Vakıf Eserleri”, (Yüksek Lisans Tezi, Pamukkale Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Denizli 2015), s.86-91;
Çobanoğlu, age, 509-510;
R.Ekrem Koçu, “Deprem, Zelzele”, İstanbul Ansiklopedisi, (İstanbul, 1966), s.4466-4470.

[5] Çobanoğlu, age, 509-510.

[6] Çobanoğlu,age,509-510;
Zerrin Köşklü, “17. Ve 18.Yüzyıl Osmanlı Medreselerinin Tipolojisi”, (Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum 1999), s.49-52;Nisa Argıt, “Klasik Dönem Sonrasında İstanbul’da Küçük Külliyeler”, (Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 1993), s.56.

[7] Çobanoğlu, age, 509-510;
Çelemoğlu, age, 96-97.

[8] Behçet Ünsal, “İstanbul Türbeleri Üzerinde Stil Araştırması”, Vakıflar Dergisi, 14, (1982): s.86.

[9] İzzet Kumbaracılar, İstanbul Sebilleri, (İstanbul: Devlet Basımevi, 1938), s.15;
Affan Egemen, İstanbul’un Çeşme ve Sebilleri, (İstanbul: Arıtan Yayınevi, 1993), s.621.

[10] Çobanoğlu, age, 509-510;
Şerife Tali, “İstanbul Su Mimarisinde Eminönü Sebillerinin Yeri ve Önemi” Sanat Dergisi, 15, (2009): s.48, “İstanbul Suriçi Sebilleri”, (Yüksek Lisans Tezi, Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum 2005), s.42-43.

[11] Çobanoğlu, age, 509-510;
Çelemoğlu, age, 100-101;
Argıt, age, 55-57.

[12] Çelemoğlu, age, 102;
    Çobanoğlu, age, 509-510.

Kaynakça:

Çobanoğlu, Ahmet Vefa. “Kuyucu Murad Paşa Külliyesi”. Türk Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi, Ankara, Türk Diyanet Vakfı, 2002, 26.

Aslanapa, Oktay. Osmanlı Devri Mimarisi. İstanbul: İnkılap Yayınları, 2004.

S. Kütükoğlu, Mübahat. “1869’da Faal İstanbul Medreseleri”. Tarih Enstitüsü Dergisi, 7-8 (1976-1977).

Cezar, Mustafa. “Osmanlı Devrinde İstanbul Yapılarında Tahribat Yapan Yangınlar ve Tabii Afetler”. Türk Sanatı Tarihi Araştırma ve İncelemeleri, I, (1963).

Çelemoğlu, Şuayip. “Murad Paşa’nın (Kuyucu) Vakfiyeleri ve Vakıf Eserleri”. Yüksek Lisans Tezi, Pamukkale Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Denizli 2015.
Koçu, R. Ekrem. “Deprem, Zelzele”. İstanbul Ansiklopedisi, İstanbul: 1966.

Köşklü, Zerrin. “17. Ve 18.Yüzyıl Osmanlı Medreselerinin Tipolojisi”. Doktora Tezi, Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum 1999.
Argıt, Nisa. “Klasik Dönem Sonrasında İstanbul’da Küçük Külliyeler”. Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 1993.

Ünsal, Behçet. “İstanbul Türbeleri Üzerinde Stil Araştırması”. Vakıflar Dergisi, 14, (1982).

Kumbaracılar, İzzet. İstanbul Sebilleri. İstanbul: Devlet Basımevi, 1938.

Egemen, Affan. İstanbul’un Çeşme ve Sebilleri. İstanbul: Arıtan Yayınevi, 1993.

Tali, Şerife. “İstanbul Su Mimarisinde Eminönü Sebillerinin Yeri ve Önemi”. Sanat Dergisi, 15, (2009).
Tali, Şerife. “İstanbul Suriçi Sebilleri”. Yüksek Lisans Tezi, Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Erzurum 2005.

Yasin Tarakcı

İstanbul Üniversitesi Sanat Tarihi Bölümü Mezunu / Yüksek Lisans Öğrencisi. Aynı zamanda Kültürel Turizm ve Miras öğrencisiyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu