Türk Tarihi

Miryokefalon Savaşı Neden Önemli? Büyük Zaferin Sonuçları

12. yüzyıl Anadolusu’nun iki büyük lideri Bizans İmparatoru Manuel Komnenos ve Türkiye Selçuklu Sultanı Sultan II. Kılıç Arslan, 1162 senesinde aralarında yaptıkları sulh anlaşmasından sonra iki devletin ilişkileri dostane bir hal almıştır. Amacı evrensel imparatorluk kurmak olan Manuel Komnenos devletin batısıyla ilgilenirken, Sultan Kılıç Arslan ise düşmanlarını bertaraf edip Anadolu’da siyasi birlik oluşturma mücadelesi yoluna gitmiştir. Ancak bu süreçte devlete bağlı Türkmen birlikleri yurt tutmak ve otlak bulmak için Bizans sınırlarına akınlar düzenlemeyi terk etmemişlerdir.

İmparator Manuel batı sınırını güvene aldıktan sonra 1162 İstanbul Antlaşması’nın ihlali gerekçesiyle Türkiye Selçuklu Devleti’ne karşı savaş hazırlığına girişmiştir. İmparatorun savaş için gösterdiği sebep antlaşmanın ihlali olsa da asıl amacı evrensel imparatorluk yolunda karşısına çıkan Anadolu’yu ele geçirmeye çalışan ve başarıyla ilerleyen Türkleri bu topraklardan atmaktır. Ancak o, amacı uğruna yola çıktığı bu savaşta birçok hata yapmış ve 17 Eylül 1176 tarihinde Sultan II.Kılıç Arslan ve ordusu tarafından ağır hezimete uğratılmıştır. Bizans İmparatorluğu için ağır bir yenilgi olan bu savaş Türkiye Selçuklu Devleti için ise bir o kadar başarılı ve etkili olmuştur.

1071’den sonra İstanbul önlerine kadar ilerleyen Türkler, Birinci Haçlı Seferi ile Anadolu topraklarına kadar gerilemişlerdir. Bizans İmparatorluğu ise ellerinden kayıp giden topraklarını Haçlılar sayesinde yavaş yavaş geri kazanmaya başlamışlardır. Ancak Miryokefalon’da uğradıkları hezimet tabiri caizse Bizans’ın 1097 senesinden beri yaptığı hücum hareketini durdurmuş, savunma durumuna geçmelerine sebep olmuştur. Adeta imparatorluğun çöküş devrinin başlangıcı olmuştur.

Miryokefalon Savaşı akıllara 105 yıl önce gerçekleşmiş olan Malazgirt Savaşı’nı getirmektedir. Malazgirt için genel olarak söylenen bir tabir vardır; “Anadolu’nun kapısını Türklere açan savaş.”. Miryokefalon Savaşı’na ise bu tabirle yaklaşırsak “Anadolu’nun kapılarını Bizans’a kapatan savaştır.” diyebiliriz. Yani Miryokefalon Savaşı, Malazgirt Savaşı’nın bir nevi tescili niteliğindedir. Bu zaferden sonra Bizans, Türkleri Anadolu topraklarından uzaklaştıramayacağından emin olmuş, artık bu umutları hayalden öteye gidememiştir. Anadolu topraklarının bir diğer ismi de Türklerin yurdu anlamına gelen Türkiye olmuştur.

Sultan II. Kılıç Arslan, bu büyük zaferini Bağdat’ta bulunan halifeye ve komşu ülkelere gönderdiği fetihnameler ve hediyeler ile duyurmuştur. Büyük bir coşku ve sevinç ile karşılanan bu haber “Mesud’un oğlu bizim için zafer, Rum hükümdarı için felaket getirdi” sözleriyle yankı bulmuştur.  Öte yandan ise her ne kadar Sultan Kılıç Arslan zaferini Friedrich Barbarossa’ya bildirmiş olsa da İmparator Manuel ise bu hezimetini Avrupa’dan gizlemeyi tercih etmiştir. Sultanın bu zaferi ilerleyen dönemde Friedrich Barbarossa ile yapılacak olan dostluk antlaşmasının yolunu açmıştır.

Bu savaştan sonra Bizans’ın Anadolu topraklarında artık taarruz hareketinde bulunamaması Türkmen kitlelerinin önünü açmış ve Türkmen akınları batıya doğru genişletmiştir. Hatta bu durumun beylikler döneminin temellerini oluşturduğu söylenebilir. Türkler için dönüm noktası olan bu zafer sayesinde Anadolu topraklarında Türk nüfusu Hıristiyan nüfusunu yakalamaya başlamıştır ve mecburi olarak Hıristiyanlar Türklere tabiliği kabullenmişlerdir. Türk nüfuzunun artmasıyla oluşan siyasi güç ile imar faaliyetleri de artmıştır.

Anadolu’nun dört bir yanına yayılan Türkmenler birçok cami, kervansaray, han, çeşme, medrese, hastane inşa etmiştir. Yani siyasi gücün yanı sıra kültürel gelişmelerde kuvvetlenmiştir. Sultan II. Kılıç Arslan’ın ise Anadolu da siyasi birliği sağlamak yolunda başarısı artmış, Türkiye Selçuklu ailesinin sürekli olarak güç mücadelesinde bulunduğu Danişmendli Beyliği’ni ortadan kaldırmıştır. Bu zaferler sayesinde devletin yeni bir yapılanmaya girerek yerleşik hayata daha da uyum sağladığı, zihniyetinde değişiklik gerçekleştirdiği sonucu da çıkarılabilir. Çünkü bu tarihlerden sonra Sultanların çocuklarına verdikleri artık Türkçe olmayan isimler bu durumun bir göstergesidir. Ayrıca Türkiye Selçuklu Devleti’nin politikaları da değişiklik göstermiş, denizlere ulaşma isteği kuvvetlenmiştir.

Bu zaferin ilginç yanı ise yalnızca Türkler için değil Ermeniler içinde büyük önem arz etmesidir. Çünkü Türklerin bu savaşı kazanması onların bu topraklarda, Türkiye Selçuklu Devleti’nin hoşgörüsü altında yaşamlarına devam etmelerini sağlamıştır. Bizans İmparatorluğu ve Ermeniler arasındaki durum, Bizans’ın savaşı kazanması halinde Ermeniler için felaketle sonuçlanabilirdi.

Sonuç olarak 1176’da kazanılan bu büyük zafer ile bütün dünya ve Bizans İmparatorluğu, Anadolu topraklarının Türklerin yurdu olduğunu kabul etmek zorunda kalmıştır. Zafer sonucu birçok denge değişmesi ve Türkiye Selçuklu Devleti itibarının kuvvetlenmesiyle bugünkü Türkiye’nin temelleri o gün, o asırda atılmıştır. Malazgirt Zaferi bir başlangıç, Miryokefalon Zaferi sonuç olmuştur. Büyük Miryokefalon Zaferimizin 846. yılı kutlu olsun.

Ne Mutlu Türküm Diyene!

KAYNAKÇA

Altan, Ebru. ‘’Myriokephalon (Karamıkbeli) Savaşı’nın Anadolu Türk Tarihindeki Yeri’’. Türkler Ansiklopedisi. C. VI. s.630-634. Ankara: Yeni Türkiye Yayınları, 2002.

Bedirhan, Yaşar. ‘’Orta Çağ Tarihi’’. 1.Baskı. Ankara: Nobel Akademik Yayıncılık,  2012.

Demirkent, Işın. Bizans Tarihi Yazıları Makaleler – Bildiriler – İncelemeler. İstanbul: Dünya Yayıncılık, 2005.

Koca, Salim. ‘’Selçuklu Devri Türk Tarihinin Temel Meseleleri’’ . 1.Baskı. Ankara: Berikan Yayınevi, 2002.

Niketas Khoniates. Historia (Ioannes ve Manuel Komnenos Devirleri). çev. Fikret Işıltan. 2.Baskı. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları, 2020.

Özaydın, Abdülkerim. ‘’II. Kılıç Arslan”. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. C.25. s.399-403. Ankara, 2002.

Sevim, Ali. Anadolu’nun Fethi Selçuklular Dönemi. Ankara: Türk Tarih Kurumu Yyaınları, 2020.

Turan, Osman. Selçuklular Zamanında Türkiye. İstanbul: Ötüken Yayınları, 2017.

Hilal Ulukaya

İstanbul Üniversitesi Tarih / Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi. Selçuklu Tarihi ile ilgilenmekteyim.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu