Dünya Tarihi
Trend

Napoléon’un Mısır Seferi Muhaberatından Parçalar: 1. Bölüm

Çeviri Yazı Serisi

Orduya Bildiri (22 Haziran 1798)

Askerler!

Medeniyet ve dünya ticareti üzerinde haddi hesabı olmayan etkiler yaratacak bir fethi gerçekleştirmek üzeresiniz.

İngiltere’ye, ona nihai darbeyi indirebileceğiniz zamana kadarki en net ve en hassas darbeyi vuracaksınız.

Bazı yorucu yürüyüşler yapacağız, bazı muharebelerde savaşacağız, tüm teşebbüslerimizde başarılı olacağız. Talih bizden yana.

İngiliz ticaretini kayıran, tüccarlarımızı hakarete boğan ve Nil’in talihsiz sakinlerine zulmeden Memlük beylerinin hükmü Mısır’a varışımızdan birkaç gün sonra son bulacak.

Beraber yaşayacağımız insanlar Müslümanlar. İnançlarının ilk maddesi şu: Allah’tan başka ilah yoktur ve Muhammed onun elçisidir.

Onlarla zıtlaşmayın. Yahudilere ve İtalyanlara nasıl davrandıysanız onlara da öyle davranın. Hahamlara ve piskoposlara gösterdiğiniz saygıyı onların müftüleriyle imamlarına da gösterin.

Kuran’da anlatılan törenlerine ve camilerine; kiliselere, sinagoglara ve Musa ile İsa’nın dinlerine göstermiş olduğunuz hoşgörüyü gösterin.

Roma lejyonları tüm dinleri koruyordu. Burada Avrupa’dakilerden farklı adetler bulacaksınız. Kendinizi onlara alıştırmalısınız.

Arasına karışmak üzere olduğumuz toplum kadınlarına bizden daha farklı davranıyor ama kadınlara zarar veren kişiler her ülkede canavardır.

Yağma yalnızca az sayıda kişiyi zengin eder. [Öte yandan] onurumuza leke sürer, kaynaklarımızı yok eder, dostumuz olarak tutmanın çıkarımıza olacağı insanları bize düşman eder.

Varacağımız ilk şehir İskender tarafından kuruldu. Her adımda Fransızların hayal gücünü canlandıracak değerli yadigarlarla karşılaşacağız.

                                                                                                            BONAPARTE.[1]

Mısır Paşasına Mektup (30 Haziran 1798)

Fransız Cumhuriyeti’nin idari Direktuarı, Fransız tüccarlarına hakaret edip güçlük çıkaran Mısır beylerinin cezalandırılması için Babıaliye defalarca başvurdu.

Ne var ki Babıali, kaprisli ve aç gözlü beylerin adaletin ilkelerine kulak vermediğini söyledi ve onların [Osmanlı’nın] eski ve iyi dostları olan Fransızlara haksızlık yapmalarına izin vermekle kalmayıp bir de Fransızları himayesinden çıkardı.

Fransız Cumhuriyeti bu asırda birçok defa Tunus ve Cezayir beylerine karşı kuvvet göndermek zorunda kaldığı gibi [bu sefer de] Mısır beylerinin talanına son vermek için güçlü bir ordu göndermeye karar verdi.

Beylerin efendisi olması gerekirken onlar tarafından iktidardan ve kuvvetten yoksun şekilde Kahire’de tutulan sen, gelişimi keyifle karşılamalısın.

Buraya Kuran’a veya Sultan’a karşı çıkmak için gelmediğim hususunda çoktan bilgilendirilmiş olmalısın. Fransız ulusunun Sultan’ın Avrupa’daki tek ve biricik müttefiki olduğunu biliyorsun.

O yüzden benimle buluşmaya gel ve beylerin günahkâr ırkını benimle beraber lanetle. 

BONAPARTE.[2]

Türk Karavelasının Kaptanına Mektup (1 Temmuz 1798)

Beyler tüccarlarımızı tahkir etti, ben de tazminat istemeye geldim.

Yarın İskenderiye’de olacağım. Rahatsızlık duymanıza hiç gerek yok, [zira] büyük dostumuz Sultan’ın kulusunuz. Bu durumun gerektirdiği şekilde hareket edin. Lakin eğer Fransız ordusuna karşı en ufak bir düşmanlıkta bulunursanız size düşman gibi muamele edeceğim ve bunun nedeni [sadece] siz olacaksınız çünkü böyle bir tutum benim niyetlerime ve yüreğime çok uzak.

BONAPARTE.[3]

Bildiri (2 Temmuz 1798)

Ulusal Enstitü üyesi başkomutan General Bonaparte beyan eder ki: uzun zamandır Mısır’ı yönetmekte olup Fransız ulusunu aşağılayan ve tüccarlarına hakaret eden beyler için ceza saati gelmiştir.

Gürcistan’dan ve Kafkasya’dan satın alınan bu köle sürüsü çok uzun zamandır dünyanın en güzel yerine zalimce hükmetti ama kâinatın efendisi ve kadir-i mutlak olan Allah, onların saltanatının sona ermesini buyurdu.

Mısır halkı! Size benim buraya dininizi yıkmak için geldiğimi söyleyecekler. Buna inanmayın. Onlara benim buraya haklarınızı iade edip gasıplarınızı cezalandırmak için geldiğimi ve Allah’a, peygamberine ve Kur’an’a Memlüklerden daha çok saygı duyduğumu söyleyin.

Onlara Allah’ın indinde herkesin eşit olduğunu; insanlar arasındaki farkın ancak maarif, kabiliyet ve faziletten geldiğini söyleyin.

Kölemenleri sizden ayıran nasıl bir irfan, nasıl bir yetenek, nasıl bir erdem var ki hayatı keyifli ve kabul edilebilir kılan her şeye onların sahip olmasını sağlasın?

İyi topraklar mı var? Oralar Memlüklere ait. Güzel cariyeler, güzel atlar ve güzel evler mi var? Onlar Memlüklere ait.

Eğer Mısır onların çiftliği ise Allah’ın kendilerine verdiği senedi bize göstersinler. Ama Allah halka karşı adil ve rahimdir.

Bütün Mısırlılar her yeri idare etmeye çağrılacak. En bilge, en eğitimli ve en ahlaklılar yönetecek ve halk mutlu olacak.

Bir zamanlar burada büyük kasabalar, büyük kanallar ve büyük bir ticaret vardı. Bunları Memlüklerin hırsı, adaletsizliği ve tiranlığı değilse kim yok etti?

Kadılar, Şeyhler, İmamlar, Çorbacılar; halka bizim gerçek Müslümanların dostu olduğumuzu anlatın.

Müslümanlarla savaşmak gerektiğini söyleyen Papa’yı biz harap etmedik mi? Çılgın Malta şövalyelerini Tanrı’nın kendilerinden Müslümanlarla savaşmalarını istediğini zannettikleri için biz yok etmedik mi? Asırlar boyunca Sultan’ın (Allah ne muradı varsa versin!) dostu olup düşmanlarının düşmanı olmadık mı? Bunun aksine Memlükler her fırsatta hâlâ tanımadıkları Sultan’ın otoritesine karşı isyan etmediler mi? Onlar kendi istediklerinden başka hiçbir şey yapmadı.

Ne mutlu bizimle olanlara ki servet ve rütbece zenginleşecekler! Ne mutlu tarafsızlara ki bizi tanımaya zamanları olacak ve [tanıyınca] bizden yana saf tutacaklar. Ama yazık, ne yazık silaha sarılıp Memlüklerle beraber bize karşı savaşanlara ki onlar için hiçbir umut olmayacak. Kahrolacaklar.

Madde 1: Ordunun geçeceği yerlere üç fersahtan daha yakın olan tüm köyler, birliklere komuta eden generale itaatlerini bildirmek ve ordunun kırmızı, beyaz ve mavi renkli bayrağını diktiklerini haber vermek için birer heyet gönderecek.

Madde 2: Orduya karşı silaha sarılan bütün köyler yakılıp yıkılacak.

Madde 3: Orduya itaat eden her köy, Sultan’ın bayrağının yanında ordunun bayrağını da dikecek.

Madde 4: Şeyhler Memlüklere ait eşyaları, evleri ve mülkleri mühürleyerek bunların çalınmasına engel olacak.

Madde 5: Şeyhler, kadılar ve imamlar görevlerini yerine getirmeyi sürdürecek. Herkes evinde ikamet edecek ve ibadetler her zamanki gibi devam edecek. Herkes Memlüklerin mahvı için Allah’a dua edecek ve şöyle bağıracak: Yaşasın Sultan! Yaşasın Sultan’ın dostu Fransız ordusu! Memlüklere lanet ve Mısır halkına mutluluk gelsin!

                                                                                                  BONAPARTE.[4]


[1] Correspondance de Napoleon I’er, IV, Paris: Imprimerie Impériale, 1860, s.256-257.

[2] Correspondance de Napoleon I’er, IV, Paris: Imprimerie Impériale, 1860, s.267.

[3] Correspondance de Napoleon I’er, IV, Paris: Imprimerie Impériale, 1860, s.269.

[4] Correspondance de Napoleon I’er, IV, Paris: Imprimerie Impériale, 1860, s.271-272.

Mehmet Şengöçmen

Boğaziçi Üniversitesi Tarih bölümü öğrencisi. Napolyon Devri ve Bizans Tarihi ile ilgileniyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu