Türk Tarihi

Ölmekte Olan Türk Lehçeleri

Tarihsel süreçlere baktığımızda köklü uygarlıkların yok olmasıyla birlikte, uygarlık dilleri de doğal olarak yok olmuştur. Sümerce, Hititçe, Etrüskçe, Frigce, Urartuca vd. büyük diller, konuşanlarını kaybettikçe, günümüzde sadece tarihi belgeler olarak kalmıştır. Tabii ki hiçbir şeyin ölümsüz olmaması, ayrıca dillerin ölmesini etkileyen faktörler doğrultusunda dil ölümleri hızlanmaya başlamıştır. UNESCO ve BM, dil ölümlerinin olmasını; bitki ve hayvan soylarının tükenmesiyle bir tutmuştur. İşte bu ölenlerin arasında Türk lehçeleri de dahil olmaktadır. Şimdi hep birlikte ölmeye yaklaşan Türk lehçelerini ve bunların sebeplerini inceleyelim.

Türkçenin Yok Olacak Lehçeleri

Günümüzdeki Türkçe; edebiyat, sanat, bilim, felsefe, teknoloji dilidir. Asırlardır işlenen bu dil siyasi, ticari, kültürel alanda çok gelişmiştir. Sondan eklemeli dil olması da Türkçeyi zengin bir dil olma haline getiren etkenlerden birisidir. Günümüzde 20’den fazla şiveye sahip olan Türkçe, bunlardan birkaçını kaybetmeye yüz tutmuştur. Çeşitli sebeplerden dolayı eriyen bu şiveler, kültürel, ticari, siyasi ve sosyolojik yönden zayıflayan halkların şiveleridir.

Kırım, Litvanya ve Ukrayna’da yaşayan ve toplam 3 bin civarında olduğu tahmin edilen, Türkçe yazıp konuşan Musevi Karaylar, belki 2050 yılını göremeyeceklerdir.[1] Nüfus azlığından ve giderek azalmasından dolayı konuşurunu kaybeden Musevi Karaylar, dillerini kaybedeceklerdir. Tabii ki bu şiveyle sınırlı kalmayan ve ölmeye yaklaşan şivelerden bazıları şunlardır:

  1. Afşar Türkçesi: Tahminen 850 bin konuşuru olan Afşar  Türkçesi, Urmiye’nin kuzeyindeki dağlık bölgelerinde, Zencan, Hemedan ve Kirmanşah havalilerinde konuşulmaktadır.
  • Çalkan Türkçesi: Altayların kuzeyinde yaşayan Çalkanların sayısı 2010 nüfus sayımına göre 539 kişidir.
  • Çulum Türkçesi: 2002 nüfus sayımında 656 kişi olduğu belirtilen Çulumlar, Rusya’nın Çulum nehri bölgesinde ikamet etmekteler.
  • Dayı Türkçesi: Nüfusları hakkında herhangi bir veriye sahip olmadığımız Dayı Türkleri, Azerbaycan’ın Andkhöy, Qaramgöl, Arabgul gibi bölgelerinde yaşarlar.
  • Duha  Türkçesi: Moğolistan’ın sadece birkaç kasabasında yaşayan Duhaların sayısı günümüzde 500 kişidir.
  • Füyu Kırgızcası: Mançurya bölgesinde yaşayan Füyu Kırgızları, günümüzde 10 kişilik bir nüfusa sahiptir.

Nüfusları azalan ve dilleri birkaç yıl sonra ölecek olan Türklerin doğal olarak edebi bir sistemi yoktur. Dillerin yok olmasının büyük sebeplerinden birisi de edebi dilin olmamasıdır. Büyük yazarlar, şiirler, romanlar, dergiler çıkaramayan bu izole Türklerin dil akıbeti, önlem alınmadığı sürece kötü sonuçlanacaktır. Bir insan, sonsuza kadar silinmek istemiyorsa diline sahip çıkmalı, o dili en iyi şekilde nakşetmeli ve bilmelidir. Çünkü dil, asimile olmama yolundaki en önemli basamaktır.

Coğrafya da bu konuda değinmemiz gereken bir maddedir. Coğrafi yönden aşılması zor olan platolar, bozkırlar, bölgeler ve kasabalar da insanlar arasındaki iletişimi ve etkileşimi düşürmesinden dolayı, diller eskimeye mahkumdur. Bu izolelik dili saf halde tutsa da kültürel vd. etkenlerden kaynaklanan kelime alışverişi olmadığı sürece, diller gerileyecektir. Bu konuda coğrafya kader midir, okuyucuların yorumuna kalıyor.

Bu dilleri geri kazandırmaya çalışmak için neler yapılabilir?

Nüfusları bu kadar azalan Türkler için kötü son kaçınılmaz olacaktır. Öncelikle sosyal kimliği kaybetmemek için sağlam ve pratik tedbirler alınmalıdır. Gereken tedbirlerden birkaç tanesini sıralayalım.

  1. Ölmeye yaklaşan dilleri geri kazandırmak için uluslararası bütçe ayrılması
  2. Anadilde edebi eserler neşredilmesi
  3. Anadili öğrenenlere teşvik edici maddi destek sağlanması
  4. Evlerde yabancı dil konuşulmaması…

[1] Rekin Ertem, Dillerin Ölümü

İsmail Görgülüer

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Çağdaş Türk Lehçeleri ve Edebiyatları bölümünde yüksek lisans yapmaktayım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu