Sanat TarihiTürk Tarihi

Osmanlı Halı Sanatı

Osmanlı Dönemine Kadar Türk Halı Sanatının Gelişimi 

Pazırık Kurganlarından elde edilen halı ile Türklerin milattan önce Hunlar devrinden itibaren gelişmiş bir düğüm tekniği olan ‘Gördes Düğüm’ tekniğiyle halı ürettikleri bilinmektedir. Sir Aurel Stein’ın 1906-1908’de yapmış olduğu araştırmalarda bulduğu halı parçaları en eski düğümlü halılardandır. Bununla birlikte 1913 yılında Le Coq’un bulduğu parçalar III. ve VI. Yüzyıla tarihlendirilip, pazırık halısına nazaran oldukça kaba bir düğüm tekniği ile dokunduğu görülmektedir. Bitkisel ve baklava desenlerin bulunduğu bu halılarda renk kullanımına bakıldığında, koyu mavi, kahverengi, kırmızı, mat yeşil ve sarı kullanılmıştır. 

Görsel.1. Pazırık Halı Parçası

XI. yüzyıla gelindiğinde Büyük Selçuklu dönemine ait, İran coğrafyasında halı günümüze ulaşamamıştır. Anadolu Selçuklu Devleti dönemine ait halılar ise önceki devirlere nazaran fazladır. 1905’de Alaeddin Camii’nde oldukça yıpranmış üç bütün halı ile parça olarak beş halı olmak üzere sekiz halı Anadolu Selçukluların XIII. Yüzyılına tarihlendirilmektedir. Bu halılar onbeş metreye ulaşan oldukça büyük boyutlardadır. Renk ve motif bakımından son derece zengin olan bu eserlerde, zemin genellikle koyu mavi ve açık kırmızı olup, aynı rengin farklı tonlarının kullanılmasıyla zenginlik sağlanmıştır. Düğüm tekniğinin daha kesin hatlara yatkın olması sebebiyle geometrik bezeme ağırlıktadır. Bununla birlikte bitkisel motifler üsluplaştırılarak geometrik şemaya uydurularak kullanılmışlardır. Bu halıların en karakteristik yanları bordürleri olup, geniş bordürler kûfi yazıyla kaplıdır. 1930’da R. Riefsthal Beyşehir Eşrefoğlu camiinde parça halinde üç Selçuklu halısı bulmuştur ve bunlar XIII. Yüzyıla tarihlendirilmektedir. Riefsthal’ın Beyşehir de bulduğu dördüncü halı XV. yüzyıla tarihlendirilmektedir. Riefsthal’ın 1935-36 da Fustat’ta bulduğu yedi küçük parça halı ile bunların sayısı 18’i bulmuştur. Öncelikle İslam dünyasına yayılan Türk halı sanatı, ardından Avrupa’ya yayılmıştır ve Türk halısı düğüm tekniğiyle beraber hayranlık uyandırmıştır. İran halılarının en erken örneklerine bakıldığında kûfi şemalı bordürleriyle XIII. yüzyıl Selçuklu Halılarının motiflerini benimseyerek tekrarlamış olmaları ile İran’da halı sanatının Türklere bağlı gelişmesini gösterir.

Görsel.2. Anadolu Selçuklu Halı Parçası

2.Osmanlı Halı Sanatı

XV. yüzyılın ortasından itibaren XVI. yüzyıla kadar Avrupa sanatında ressamların tablolarında tasvir edilen ve en çok Holbein tablolarında görüldüğü için ‘Holbein Halıları’ olarak adlandırılan halılar, Osmanlı halı sanatının geliştirdiği yeni bir üslup olarak karşımıza çıkmaktadır. 

Görsel.3. Hans Holbein ve Loranza Lotto resimlerinde Türk Halısı

Holbein Halıları olarak adlandırılan bu grupta dört farklı tip bulunmaktadır. Birinci tipte bulunan Holbein Halıları, düğümlü sekizgenlerle, kaydırılmış eksenlerde alternatif olarak sıralanmış baklavalardan oluşan zeminleriyle en karakteristik olanıdır. İkinci grup Holbein halıları aslında ressamın tablolarında hiç yer almayan bir tip olup, daha çok Lorenzo Lotto’nun tablolarında görülen ve son zamanlarda ‘Lotto Halıları’ olarak adlandırılan bu tip, bitki motiflerinin birleşmesinden meydana gelen baklavalar ve aralarına dağılmış kontursuz sekizgenlerden oluşan bir kompozisyona sahiptir. Uşak çevresinde dokunduğu kabul edilen bu halılar yün malzemeyle ve Türk düğüm tekniğiyle dokunmuşlardır. Üçüncü ve dördüncü tip Holbein Halılarında zemin iki, üç veya dört eşit parçaya bölünür. Oluşturulan bu kare alanlara sekizgenlerden meydana gelen geometrik motifler yerleştirilir. Bu sekizgenlerin içerisine yıldızlar, bitki desenleri, üsluplaştırılmış hayvanalar ve hayvan mücadele sahneleri işlenir. 

Holbein halılarının üçüncü ve dördüncü tipinden Bergama adı verilen tür gelişmiştir. Bergama halılarında geometrik desenler ve bu desenlere uydurulmuş üsluplaştırılmış bitki motifleri görülür. Bergama halı tipinin en önemlilerinden biri halı zemininde iki veya üç karenin üst üste sıralanmasının ardından karenin ortasına sekizgenlerin ya da altıgenlerin yerleştirilmesiyle oluşur. Bergama halıları Selçuklu halılarının birçok motif ve küfi yazı bordürünü yaşatmışlardır. 

XV.-XVI. yüzyılda Anadolu’da dokunup, yabancı ressamların adıyla tanınan bir başka halı grubu da C. Crivelli halılarıdır. Bu halılarda geometrik bir şema hakimdir. Sadece geometrik kompozisyonlar arasında XV. yüzyıl halılarına özgü hayvan figürleri görülür. 

Osmanlı Devleti’nde XVI. yüzyıl her veçhesiyle klasikleşmenin yüzyılı olmuş ve bu klasikleşme yüksek bir sanat anlayışı ortaya çıkarma noktasında halı sanatında da kendini göstermiştir. Uşak çevresinde üretimi yapılan, klasik Osmanlı zevkini yansıtan ‘Uşak Halıları’ temelde iki ana gruba ayrılır. Madalyonlu ve Yıldızlı Uşak Halıları olarak adlandırılan bu iki tip zengin motifler içeren kompozisyonlara sahiptir. Madalyon tipinde olan halılar, oldukça büyüt boyutlarıyla ortada büyük bir madalyon altında ve üstünde birer yanlarda ikişer kesik madalyonla sonsuzluğa işaret eden bir şema gösterir. [1] Bu halılar XVI. yüzyıldan XVIII. Yüzyılın ortalarına kadar devam etmiştir. Yıldız Uşak Halıları ise, sekiz köşeli yıldız biçimindeki madalyonlarla küçük baklava şeklindeki madalyonların kaydırılmış eksenler üzerinde sıralanmasını gösterir. Bu halı tipi madalyonlu uşak halılarına nazaran daha kısa ömürlü olmuş XVII. Yüzyılın sonunda ortadan kaybolmuştur. 

Anadolu halılarının yanı sıra XVI. yüzyılın son yarısında saray çevresinde üretilen ‘Saray Halıları’ ortaya çıkmıştır. Çözgü ve atkı iplerinde ipek, yün ve pamuk, düğüm iplerinde yün ve pamuk kullanılan bu halılar, Anadolu halılarından farklı olarak İran düğümü ile dokunmuştur. “Osmanlı saray üslubu diyebileceğimiz bu yeni gelişmede üslup birliği halinde bütün diğer sanatlarda da natüralist motifler hâkim olmuştur. Bütün süsleme sanatlarında lale, sümbül, gül, karanfil, bahar açmış dallar, saz denilen kıvrık yapraklar, XVIII. Yüzyıl sonuna kadar gittikçe zenginleşerek kullanılmıştır.[2] Saray halıları bir yüzyıl kadar devam etmiş, XVII. da ipek ticareti üstünlüğü İran’ın eline geçtiğinde de sona ermiştir. Ancak Uşak, Manisa gibi saraya yakın çevrelerle, Gördes, Kula, Uşak ve Milas yörelerinde XVII. yüzyıldan XX. Yüzyılın ortalarına kadar dokunmuş, İzmir halıları adıyla, Avrupa’ya ihraç edilmiştir. 

3.Türk İslam Eserleri Müzesi’nde Bulunan Osmanlı Halılarından Örnekler

3.1. Birinci Holbein Tipi Halılar

TİEM’de kufi bordürlü, zeminin küçük karelere bölündüğü ve ortasının sekizgenlerle doldurulduğu larcivelt zeminli halı parçası vardır.[3] Müzede bulunan bir başka örnek XVI. yüzyıl başına tarihlendirilen kufi örgülü bordürün bir zencerek biçiminde geliştiği, rozetlerle zenginleştirilmiş sarı, yeşil, larcivelt ve kırmızı renklerinin kullanıldığı bir halıdır. [4]

3.2. İkinci Tip Holbein Halıları 

TİEM’de bulunan bu tipin örneği XVII. yüzyıla tarihlenir. Bu halı kırmızı zemin üzerine sarı örnekli olup, klasik Uşak bordürü bulut motifleri arasındaki rozet çiçekleri ortasına birer gamalı haç motifi yerleştirilmiştir. [5]

3.3. Üçüncü Tip Holbein Halıları 

TİEM’de bulunan ve XVII. yüzyıla tarihlenen 447 envanter numaralı madalyonlu holbein tipi halıda zemin eşit ik, büyük dörtgene ayrılmış ve iki karenin içerisinde madalyonlar yer almaktadır. XVII-XVIII. Yüzyıllara tarihlenen 420 envanter numaralı bir diğer üçüncü tip Holbein halısına baktığımızda da yine zeminin iki eşit dörtgene bölündüğünü ve bunların içinde birer tane madalyon yer aldığını görmekteyiz.[6]

Görsel.4. 447 Envanter Nolu Halı

3.4. Dördüncü Tip Holbein Halıları ve Bergama Halıları

Bu tipin en nadide örneklerinden biri TİEM’de bulunan XVI. yüzyıla tarihlenen 468 envanter nolu halıdır. Bu halıda iki büyük kare üst üste yerleştirilmiştir. Altta ve üstte ikişer küçük sekizgen yer alır. Bu tipin bir diğer örneği de larcivelt zemin üzerinde ortada büyük biir kare ve içinde sekizgen yer alan bu karenin alt ve üstünde ikişer çift madalyonun yer aldığı halıdır.[7] XVI. yüzyıla tarihlenen Bergama da üretilmiş olan 701 envanter numaralı halı, kırmızı zemin üzerinde üst üste iki büyük kare ve üstünde ikişer sekizgen yer alır. XVII. yüzyıla tarihlendirilen bir başka örnek büyük sekizgen on altı köşeli bir yıldız şeklini almıştır. Altta ve üstte yer alan sekizgenler çiçek motifleriyle çevrelenmiştir.[8] XVII. yüzyıla tarihlendirilen 438 envanter numaralı halı ortada yer alan sekizgen bir yıldız içine alınmıştır ve altta ve üstte madalyonlar ile çevrelenmiştir.  XVIII. Yüzyıla tarihlendirilen halıya baktığımızda da aynı kompozisyonun devam ettiğini, ortada yer alan sekizgen bir yıldız içine alındığını ve altta ve üstte madalyonlar ile çevrelenen halının sonsuzluk içerdiğini görmekteyiz. 

TİEM’de bulunan ve Bergama türünde olan halılara baktığımızda, XVI. yüzyıla tarihlenen 700 envanter numaralı halıyı görürüz. Bu halıda zemin iki büyük kareye ayrılmış, bu karelerin içerisinde sekizgenler yer alır. Sekizgenlerin içerisinde ise yıldız ve bitkisel motiflerden oluşan bir dolgu görülmektedir. 

Görsel.5. 468 Envanter Numaralı Halı
Görsel.6. 701 Envanter Numaralı Halı
Görsel.7. 438 Envanter Numaralı Halı
Görsel.8. 702 Envanter Nolu Lotto Halısı

3.5. Uşak Halıları

TİEM’ de bulunan XVII. yüzyıla tarihlenen Uşak halısı, sekiz dilimli madalyonların değişik eksenlerle sıralanmasından meydana gelen sonsuzluğu içeren bir örnektir. Bu tipin çeşitlerinden olan Yıldız Uşaklara örnek olarak ortada tam, altta üstte birer yıldız madalyondan oluşan halı XVIII. yüzyıla tarihlendirilmiştir. XVII. yüzyıla tarihlendirilen 277 envanter numaralı kırmızı zeminli uşak halısına baktığımızda küçük orta madalyon, dört köşesinden birer palmet çıkan kare bir çerçeve içerisine alınmıştır. Altında ve üstünde yarım baklavalar bulunmaktadır.[9] XVII. yüzyıla tarihlendirilen 865 envanter numaralı uşak halısı, çin bulutlarından meydana gelen zemin kompozisyonuyla dikkat çekici bir örnektir. Kırmızı zemin üzerine açık ve mavi Çin bulutları sekiz uçlu yıldız etrafında bir baklava şeması meydana getirmektedir. Ortaya çıkan bu baklava şemasını sarı saplar boydan boya çevrelemektedir. 698 envanter numaralı XVII. yüzyılın sonuna tarihlendirilen bir diğer uşak halısı, kırmızı, beyaz, koyu mavi, yeşil baklava ve sekizgenlerin bir sıra baklava bir sıra sekizgen olmak üzere dizilmesinden oluşan bir zemine sahip olup, gül rozetini bulut motifleri çevrelemektedir. 699 envanter numaralı XVII. yüzyıla tarihlendirilen kırmızı, beyaz ve mavi dairelerin birbiri üzerine yerleştirilmesinden meydana gelen uşak halısı değişik bir tiptedir. 406 envanter numaralı XVIII. Yüzyıla tarihlenen kırmızı zeminli sarı renkte iki yandan çıkıntılı şematik ağaç motiflerinin sıralanmasıyla baklava şeması oluşturan nadide örneklerden biridir. 11 envanter numaralı XVI. yüzyılın souna tarihlenen çift nişli halı da , kırmızı zemin üzerine ortada larcivelt iri bir madalyon, köşelerde ise pembe zemin üzerine stlize çiçek motifleri yer alır. Uşak halıları içerisinde yer alan bir başka çeşit de ‘kuşlu’ halılardır. Esası iki yaprağın karşılıklı duruşundan meydana gelmiş olsa da ilk bakışta kuş izlenimi verdiği için böyle anılır olmuştur. TİEM’de bu çeşidin son derece özel örnekleri bulunmaktadır. Bunlar beyaz zemin üzerine ana motifin karşılıklı iki yaprağın olduğu örneklerdir. Beyaz zeminli halıların bir başka grubu da çintemani motifinin yer aldığı halılardır. 696-697 envanter numaralı XVI. yüzyıla tarihlendirilen çintemani halı, kırmızı zemin üzerine sarı kaplan çizgili ve pars benekli olup, geniş bir bordüre sahiptir. 677 envanter numaralı bir başka çintemani motifli halı ise kahverengi zeminli kırmızı ve sarı dolgulu tek kaplan çizgisi ile ortası sarı kırmızı üç beyaz pars beneğinden ibarettir. 712 envanter numaralı XVII. yüzyıla tarihlenen beyaz zemin üzerine oluşturulmuş karelere yerleştirilen rozet çiçeklerle baklava şemasına sahiptir. 

Görsel.9. 277 Envanter Numaralı Halı
Görsel.10. 712 Envanter Numaralı Halı
Görsel.11. 677 Envanter Numaralı Halı
Görsel.12. 676 Envanter Numaralı Halı

3.6. Saray Halıları

TİEM’de bulunan XVI. yüzyılın sonuna tarihlenen Saray halısı, kırmızı zeminli olup, beyaz renkli iri çift Rumilerin oluşturduğu dört kollu motiflerin sonsuz sıralanmasını göstermektedir.[10

KAYNAKÇA 

 Aslanapa, Oktay, Türk Halı Sanatının Bin Yılı, İnkılap Kitabevi, İstanbul, 2005.

Aslanapa ,Oktay, Türk Sanatı, Remzi Kitabevi, İstanbul, 2018.

Alexander, Cristopher, Erken Dönem Türk Halısı, çeviren Özgüç Orhan, Albaraka yayınları, İstanbul, 2021.

Öztürk, Bahadır, “Tezgâhtan Saraya: Osmanlı Saray Halıları”, Yedi: Sanat, Tasarım ve Bilim Dergisi, S.16, 2016, s. 121-127. (https://www.researchgate.net/publication/305742702_Tezgahtan_Saraya_Osmanli_Saray_Halilari)

Tutsak, Sadiye, “Osmanlı Devleti’nin Son Döneminde Uşak’ta Halıcılığın Gelişme Süreci”, Bellten, C.LXXI, 5, Türk Tarih Kurumu


[1] “Madalyon Tebriz halılarından gelen kitap, cilt ve tezhip süslemelerinden geliştirilmiş bir motiftir. Fakat onlarda madalyon motifi sınırları belli kapalı kompozisyonlar halinde kalarak dondurulmuş, buna karşılık Türk halılarının sonsuzluk prensibi bu yeni tiplerde de hâkim olmuştur.” Oktay Aslanapa, Türk Halı Sanatının Bin Yılı, İnkılap Kitabevi, İstanbul, 2005, s. 303.

[2] Oktay Aslanapa, Türk Halı Sanatının Bin Yılı, s. 304.

[3] A.g.e., s. 113.

[4] A.g.e., s. 123.

[5] A.g.e., s. 129.

[6] Cristopher Alexander, Erken Dönem Türk Halısı, çeviren Özgüç Orhan, Albaraka yayınları, İstanbul, 2021, s. 246.

[7] Oktay Aslanapa, Türk Halı Sanatının Bin Yılı, s. 150.

[8] A.g.e., s. 148.

[9] A.g.e., s. 176.

[10]A.g.e., s.  210.

Fulya Özkan

İstanbul Üniversitesi Tarih ve çift anadal programı ile Sanat Tarihi okumaktayım. Sanat Tarihi ile ilgili yazılar yazıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu