Dünya Tarihi

Antik Roma’da Paternalizm

Eskiçağın hemen hemen bütün toplumlarında görülen paternalist ya da ataerkil toplum yapısının tabi bir sonucu olarak ortaya çıkan baba hâkimiyeti Antik Roma toplumunda oldukça katı bir şekilde yaşanmaktaydı. Toplum içinde familias yani bir aile olabilmenin tek koşulu, “aile reisi” anlamına gelen Pater familiasın egemenliği altına girmekle mümkün olabilmekteydi. Ailenin bütün fertleri üzerinde mutlak bir otoriteye sahip olan pater familias, aile bireyleri adına gerek siyasal, gerek hukuki, gerekse dini bütün yetkeleri elinde tutmaktaydı. Paternalizm çoğunlukla, erkek egemenliği şeklinde karşılık bulan ve daha özel bir ifadeyle babacılık ya da baba hâkimiyeti altında bulunmaya tekabül etmektedir.

Paternalizm sözcüğü etimolojik olarak Latince “baba” anlamına gelen Pater kelimesinden gelmektedir. Babacılık olarak da ifade edilen paternalizm, “baba gibi davranmak” veyahut bir başkasına “çocuk gibi muamele etmek” ifadeleriyle de karşılık bulmaktadır. Paternalizm teriminin kökeninde, bir babanın çocuğuna karşı davranışı gibi, üstün olanın daha aşağı olana yönelik davranış biçimi yatar. Bu davranışın kesin biçimleri toplumdan topluma farklılık gösterir[i]Paternalist özellikler daha çok feodal ve patriarkal düzene sahip aile ve devlet yapılarında görülmektedir. Babacan ve pederşahi gibi nitelikleri kendinde toplayan devlet, halkını himayesi altına alıp ona bakmakla yükümlüdür.[ii] Antik Roma halkının en küçük birliği olan ve Latince’de familia sözcüğü ile karşılık bulan “aile” kavramı, Roma toplumunda günümüz anlamından oldukça farklı ve kapsamlı bir yapıya sahipti.

Antik Roma’da Familia Proprio Iure ve Familia Communi Iure olmak üzere iki tip aileden söz edilmektedir. Familia Proprio İure; dar anlamda aileyi ifade eden bir birlikteliktir; aile babası (pater familias) ve onun egemenliği altındaki kişilerden oluşmaktadır. Familia Communi İure ise; geniş anlamdaki aileyi ifade eder. Roma’da bir ailenin reisi öldüğü zaman aile; erkek çocuklar sayısınca yeni ailelere bölünürdü ve kız çocukları “aile babası” statüsünde olamayacakları için ayrı bir aile kuramazlardı. Bütün bölünmüş aileleri ve aile babası egemenliğinden kurtulmuş kız evlatlarını içine alan bir aile biçimi olan bu parçalı yapı çoğunlukla miras ve hukuki işlerde önem taşımaktaydı.[iii]

Pater Familias, sözcük anlamı itibariyle aile babası manasına gelmektedir. Pater familias’ın aileye dâhil olan bütün bireyler (çocuklar, torunlar ve bu aileye dâhil diğer kimseler) üzerindeki hâkimiyetine ise patria potestas denmektedir. Antik Roma’da oldukça önemli bir yere sahip olan Pater familias kavramı “aile babası” anlamına gelmektedir. Pater familias olabilmek için birinin patria potestas’ı; yani baba hâkimiyeti altında olmaması ve erkek olması yeterliydi. Evliliğe, yaşa veya çocuk sahibi olmaya bağlı bir durum değildi. Pater familias; askerlik hakkı, seçme ve seçilme hakkı, evlenme hakkı gibi bir Roma vatandaşının kullanabileceği bütün hakları kullanabilmekteydi.[iv]

Roma hukukunda baba egemenliğine tabi olan kimseler hak ehliyetine sahip olamazlardı. Aileyi oluşturan diğer kişiler ise hiçbir hak ve borçlara sahip değildi. Antik Roma toplumunda herhangi bir aileye dâhil olmak; evli erkeklerden birisinden doğmuş olmak, evlat edinilmek (adoptio veya adrogatio), aileden biriyle evlenerek onun hâkimiyetine girmek (conventio in manum) ya da azatlı olmakla mümkün olabilmekteydi. Bu şahısları ise birbirine bağlayan kan bağı (cognatio) değil, hukuki bir ilişki olan agnatio akrabalığı yani aynı reisinin hâkimiyeti altında bulunmasına baglıdı. Antik Roma’da bir erkeğin karısı üzerindeki egemenliğine “manus” adı verilmekte ve bir kadın ilkin yani evlenmeden önce babasının hâkimiyeti altında, evlendikten sonra ise yöneticisi ve koruyucu olan kocasının otoritesi altına girmiş olurdu. Kocasının egemenliği altına giren kadının malı ve şahsı kocasına ait olurdu. Çünkü egemenlik altına girmekle birlikte kadın, eğer varsa, hak ehliyetini kaybederdi. Roma ailesini diğer ailelerden ayıran en önemli özelliği, pater familias’ın ölünceye kadar evlatları üzerinde her türlü hakka sahip olmasıdır. Pater familias bu bağlamda diğer toplumlardaki aile reislerinden oldukça farklı ve üstün bir otoriteye sahiptir. Antik Roma’da baba otoritesinin bu denli mutlak oluşu aile yaşamına sağlam bir düzen getirmiş, babanın kayıtsız ve şartsız hükmetmesi toplumda sıkı bir disiplin ruhunun, mutlak bir itaatin, örf ve adetlerle daima canlı ve sıcak kalmasını sağlamıştır. Antik Roma’da özellikle erken dönemlerde yaşamın en temel amacından biri, bir Romalıyı yüksek bir otoriteyi tanımaya, itaat etmeye ve emretmeye alıştırmaktı.

Paternalist bir toplum yapısına sahip olan Antik Roma’da aile, toplumun her alanına sinmiş olan paternalist düşünce etrafında şekillenmekteydi. Baba otoritesinin oldukça katı bir biçimde yaşandığı Roma ailesinde birincil ve hükmedici olan tek kişi babaydı. Pater familias yani aile babası sıfatıyla adlandırılan babanın aile üyeleri üzerinde mutlak bir iktidarı bulunmaktaydı. Aile bireyleri adına her türlü karar verme yetkesine sahip olan pater familias, gerektiğinde aile içinde bir yargıç gibi karar verir, özel dini günlerde ise bir başrahip statüsünde saygı görürdü. Pater familias’ın ailesi üzerinde sahip olduğu yetkelere hiç kimse müdahale edememekteydi. Roma ailesinin bütün fertleri ölünceye kadar pater familias’ın egemenliği altında yaşamını sürdürürdü. Pater familias’ın aile kurumu içindeki bu katı yönetici tavrı, Roma toplumunun sahip olduğu disiplin ve itaatin temelini oluşturmuş, devlet için sadık ve itaatkâr bireyler yetişmesine katkı sağlamış ve en önemlisi güçlü bir imparatorluğun ortaya çıkışına zemin hazırlamıştır.


[i] Gray, (1999).

[ii][ii][ii][ii] Köksal, Onur (2011).

[iii] Gözlü, Ahmet (2018).

[iv] Ayiter, Kudret (1963)

KAYNAKÇA

Ayiter, Kudret (1963). Roma Hukuku Dersleri Aile Hukuku, Ankara Üniversitesi Basımevi.

Gözlü, Ahmet (2018). Krallık Devrinde (MÖ. 753-MÖ. 509) Populus Romanus’un (Roma Halkının) Sosyal ve Politik Yapısı, Türk Tarihine Dair Yazılar III, Ankara, Gece Kitabevi.

Gray, Christopher Berry (1999). The Philosophy of Law An Encyclopedia, Volume: II, New York&London, Garland Publishing.

Köksal, Onur (2011). Bir Kültürel Liderlik Paradoksu: Paternalizm, MKÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Cilt: 8, Sayı: 15, ss. 101-122.

Özlem, Söğütlü Erişgin (2013). Roma Toplumunda Kadının Konumu, İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, Cilt: 4, Sayı: 2, ss. 1-31.

Reyhan, Esma-Cengiz B. Tülin (2015). Eskiçağ Tarihi ve Uygarlıkları, Ankara, Grafiker Yayınları.

Ayşe Nur Büyükgök

Necmettin Erbakan Üniversitesi/Eskiçağ Tarihi Yüksek Lisans

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu