Dünya Tarihi

Politikanın Diğer Yüzü: İstihbarat

Siyaseti iki gruba ayırmak mümkündür. Halkın gördüğü siyasete örnek olarak iktidar ve muhalif, partiler, dernekler, örgütleri bu gruba dahil etmek mümkündür. Halkın yakından takip edemediği siyaset ise istihbarat örgütleri ve istihbarat elemanlarıdır.

İstihbarat kelime kökeni Arapçadan gelmektedir. Kelimenin yeni öğrenilen bilgiler, haber alma, haberler gibi başka anlamları vardır. İstihbarat kelimesi Batıda intelligence olarak kullanılıyor. Örnek olarak Amerika İstihbarat Teşkilatı Central Intelligence Agency- CİA, Büyük Britaniya`da Istihbarat  Military Intelligence, Section 5 Mİ5 ve başka teşkilatları göstermek mümkündür. Rusça ise, güvenlik kelimesi kullanılıyor. Комите́т Госуда́рственной Безопа́сности (KGB) açılımı  ise Devlet Güvenlik Komitesidir. Azerbaycan`da da aynı şekilde güvenlik, tehlikesizlik kelimesi kullanılıyor. (Dövlət Təhlükəsizliyi Xidməti- DTX). Türkiyede ise, MİT`in açılımı Milli İstihbarat Teşkilatı olarak kullanılıyor.

Casusluğun tanımı ise, bir bilgi  ya da hedefe ulaşmak için yapılan gizli haber alma faaliyyeti, organizasyon ve metodlarının tümüne verilen addır.[1]

            Tarihin her döneminde devletler politikalarını yürütmek için casusluğu kullanmışlar. İstihbarat hakkında yazılmış ilk kitap Sun Tzu`nun MÖ.403- MÖ 221 dönemlerinde yazdığı Savaş Sanatı`nın son bölümünde casusluğun öneminden bahs ediyor. Sun Tzu`ya göre, beş çeşit casus vardır.

  1. Yerel casus
  2. Düşmanın içindeki casus
  3. Taraf değiştirmiş casus
  4. Ölü casus
  5. Canlı casus

Yerel casuslar düşman toprağında yaşayan yerli kişilerdir. Düşmanın içindeki casuslar subay memurlarıdır. Taraf değiştirmiş casuslar düşmanın karşı tarafa çalışan casuslardır. Ölü casus düşmana yanlış bilgi veren, bizim verdiğimiz yanlış bilgiyi düşman casusuna iletendir. Canlı casus ise, düşmandan doğrudan bilgi getirendir.

Ayrıca, Sun Tzu yazıyor ki, sadece akıllı hükümdar ve erdemli komutan üstün ve zeki kişileri casus yapar ve büyük başarı elde eder. Casusluk savaşda çok önemlidir, ordu buna dayanarak haraket eder.

Casusluğun tarihi antikçağa kadar gitmektedir. Walter Pforzheimer istihbarat tarihini Adem ve Havaya kadar götürmektedir. Ona göre, yılan ilk casus, Havva ilk muhbir, Adem ise ilk kurbandır.[2]

Her dönemde casusluğa farklı isimler söylenildi. Eski Türklerde casusa “çaşıt-çaşut” söyleniyordu. Çaşutlar esasen, din görevlileri idi. Bunlar ya Çinlilerin bağlı bulundukları dine, ya da Hindistanda doğup doğuya doğru yayılan Buda dinine ya da öteki eski dinlere tapan kimselerdir.[3] Türklerın topraklarına gönderilmiş casuslar gezgin gibi gezerek hem kendi dinlerini yaymaya çalışırken, hem de Türk toplumunun genel yaşayışı, gelenekleri ve başka bilgiler topluyorlardı. Daha sonra topladığı bilgileri seyahatname adı ile hükümdara sunuyordu.

Siyasi casus örneği ise, Hunlar ile Çin arasında olmuştur. Çin savaşda yenildikleri Hunları bir türlü yenmek istiyordu. Bundan dolayı casusluk yöntemi ile Hunları içeriden yenmek istediler.  M.Ö 138 yılında Hunlar arasında “geziye” çıkan  Chang-Chien adlı kişi aslında Çinliler tarafından Huna gönderilen casusdu. Kendisi 13 sene boyunda tüm Hun topraklarını gezdi ve Hunlar hakkında ince detaylara kadar öğrendi. Bilgilerin hepsini rapor ile Çin hükümdarına sundu.

Diğer Çin-Türk Casus Tarihi ise, Göktürklerle Çin arasında olmuştur. Çinliler Göktürk`lere casus soktular. Casus konağa kadar gire bilmişti. Göktürk hükümdarı Şapolyo`nun yakını Aophan ile arası bozuldu. Hatta bu “kırgınlık” ülkede ayaklanmaya kadar gitti. Sonuç olarak, ülke iki yere bölündü:Batı Göktürk, Doğu Göktürk. Böylelikle Çin hedeflediği amacına ulaştı.

Uzmanlar “potensial istihbarat elemanı” mesleklerini aşağıdaki gibi gruplandırmıştır:

  1. Devlet görevlilerinin, esasen de, diplomat ve ateşelerin yabancı ülkelerde yaptığı faaliyyet aslında istihbaratın bir çeşitidir. Bazılarına göre, diplomatların faaliyyeti “mübahtır”, çünki işleri gereği bütün bilgilerden haberdar oluyorlar.
  2. Arkeologları en çok ingilizler kullanmıştır. Arkeoloji alanında en meşhur casuslardan biri Lawrence olmuştur. Kendisi Britanyali arkeolog idi. Osmanlı imperatorluğuna karşı Arap Ayaklanmasını çıkarmıştır.
  3. Din görevlilerine inanan bir kesim vardır. Onlar ne dese, bazı kesimler onun sözü ile haraket ede bilir. İstihbarat alanında en çok kullanılan mesleklerden biri de din görevlileridir.
  4. Gazetecilerin işi zaten haber toplamadır. Onlar istedikleri yerlere giderek, istedikleri bilgileri ala bilirler. İstihbarat alanında ünlü casusların sözde yaptıkları işlerden önemlisi gazetecilik olmuştur.
  5. Fahişeliğin de tarihi casusluk gibi eski zamanlara gitmektedir. En güçlü askerler bile sırrını fahişeye vererek, savaşın dengesini değiştirmiştir.
  6. Çevrecıler ise, hedef ülkenin yeraltı kaynağını, yer üstü kaynağını öğrenmek için en iyi araçtır.
  7. Sekreterler sır kutusudur. Yöneticinin nerede ne zaman olduğunu, kimlerle görüştüğünü, nereye seyahet etdiğini, bazen toplantılarda not tutduğu için toplantı içeriğini biliyor. Şirket içinde konuşulan her “haberden” de aşinadır.
  8. Araştırmacılar istedikleri bilgileri araştırma ile elde edib çalıştıkları kuruma suna bilirler.
  9. Turistler de potensiyel casus sayıla bilir. Gitdikleri ülkelerde, şehirlerde masumane görünen öz çekim ede bilirler, bilgileri toplaya bilirler.
  10. İş adamları, Uluslararası şirketlerin başka ülkelerdeki faaliyyetini de vurgulamak lazımdır.

İnsanlar farklı nedenlerden casus olmaya karar veriyorlar: para düşkünlüğü, merak, heves, intikam, şöhret, mevki isteği, bazen bir şantaj ile birey mecburiyetten casus olmaktadır. İstihbarat elemanına ait belli bazı ilkelere sahip olması gerekiyor: 1) bağlı olduğu örgüte bağlılık 2) yakalandığında bildiği sırları karşı tarafa vermemesi 3) alanında uzman olması 4) analiz yapabilmesi 5) şüphecilik 6) sorumluluk 7) sağlam sinir sistemine sahip olma 8) dil bilgileri 9) zehir, kimyasal ve mikrobiyoloji bilgileri. 10) bilgisayar kullanımı ve en son programlara vakıf olma, 11) harita okuma, 12) ateşli silah çeşitlerini bilmek ve profesyonelce kullanma, 13) ilk yardım bilgileri, 14) yakın dövüş teknikleri, 15) takip etme ve takip edildiği zaman takip atlama teknikleri ve başka özellikler.

İstihbarat kavramı aslında geniştir. Sınırlamak, çeşitlemek gereklidir. İstihbaratın farklı alanları vardır. Örnek olarak, askeri istihbarat, siyasi istihbarat, ekonomik istihbarat, arkeolojik istihbarat, meterolojik istihbarat, kültürel istihbarat, biyografik istihbarat, bilim ve teknoloji istihbaratı, ulaşım ve iletişim istihbaratı, coğrafi istihbarat,  sosyal istihbarat, siber istihbarat, ve b.

Dünyada Faaliyet Gösteren  Bazı İstihbarat Teşkilatları

Amerika`da istihbarat

Merkezi istihbarat teşkilatı (Central Intelligence Agency) 1947 senesinde eski ABD Başkanı Harry Truman döneminde kuruldu.

FBİ

Federal Soruşturma Bürosu (Federal Bureau of İnvestigation) 1908 yılında “Bureau of İnvestigation” (BOİ) Araştırma Bürosu adı ile kurulmuş, 1935 yılında şimdiki adını almıştır. FBİ-nin merkezi Washington-dur.

NSA

National Security Agency yani, Ulusal Güvenlik Dairesi  ABD-nin en çok istihbarat toplayan teşkilatıdır. 4 aralık 1952 senesinde resmi olarak kurulmuştur.

2. Rusya`da istihbarat

KGB (Комитет государственной безопасности) yanı, Devlet güvenlik komitesi SSCB’de 1954-1991 senelerinde faaliyyet göstermiş devlet güvenlik teşkilatıdır. İç istihbaratda ise, FSB (Федеральная служба безопасности Российской Федерации) Federal Güvenlik Örgütü yapmaktadır. SSCB dağıldıkdan sonra, istihbarat birimleri de değişmiştir. Günümüzde Rusyada bilinen istihbarat birimleri:

FSB (Федеральная служба безопасности Российской Федерации)- iç istihbarat

SVR (Слу́жба вне́шней разве́дки Росси́йской Федера́ции)- dış istihbarat

FAPSİ (Федеральное Агентство Правительственной Связи и Информации)- haberleşmeyi izleyen

GRU (Гла́вное управле́ние Генера́льного шта́ба Вооружённых Сил Росси́йской Федера́ции)- askeri istihbarat teşkilatı

İsrail`de İstihbarat

MOSSAD (המוסד למודיעין ולתפקידים מיוחדים) 13 Aralık 1949’da kurulmuştur. MOSSAD yurt dışı faaliyyetlerden sorumludur.

AMAN (אגף המודיעין) 1950 yılında kurulmuştur. AMAN askeri haber alma  birimidir.  Sınır ötesi harekatlar için oluşturduğu gizli komando birliğinin adı ise, “Sayeret Matkal”dır.

Şin Bet ( שירות ביטחון כללי ) İsrailin iç güvenlik istihbarat servisidir. Destek ve Operasyon olmakla iki yere ayrılıyor.

Ünlü İstihbarat Elemanları

Ilyas Bazna (Çiçero)

Tarihe Çiçero kod ismi ile geçen İlyas Bazna  1904 senesinde Kosovada doğmuştur.II Dünya savaşı sırasında Ankarada çeşitli büyükelçiliklerde uşaklık yapıyordu. Kendisi kasaların anahtarlarını kopyalarak, belgeleri ele geçirdi, fotoraflarını çekerek Alman Büyükelçiliğine sattı.

21 Ekim 1943-den itibaren büyükelçilikde fotoraflarını çektiği gizli belgeleri Almanya Büyükelçiliyine sattı. Kısa zaman içinde Almanya için önemli casus olan İlyas Baznaya Çiçero kod adl verilmişti. İngilizler ise, sızmanın farkında olsa da, İlyası “aptal” olarak gördükleri için şübheliler listesinde olmamıştı.

İngiliz Büyükelçiliğinde “sızıntı” olduğu için müfettişler İlyas Baznaya da laf attılar. Hayır, uşak fransızca biliyordu ama İngilizcesi sadece hizmet talimatlarına cevap verecek, onları yerine getirecek kadardı: ne söyleseler boş boş yüzlerine bakıp sırıtıyordu. Almanca bilip bilmediğini test ettiler. Örneğin birisi İngilizce olarak çayına biraz daha süt istediğinde, uşak duraksayarak da olsa isteği yerine getirmişti. Ama digeri Almanca olarak şeker istediğinde tınmamıştı bile. Almanca aryaları ezberden söyleye biliyor ama bir kelime bile anlamıyordu: en azından raporlarına “biraz aptal, İngilizce okuryazarlığı bile yok” diye yazıp sübheliler listesinden elenecek kadar emindiler bundan.[1]

1944 yılında ele geçmemek için görevden ayrılmıştı. Çiçero her defa Almanlardan yüksek meblağda para talep etdiğinde karşı tarafın vermesinin sebebi Operation Bernhard adını verdikleri operasyondu. Operasyonun amacı, piyasaya sahte ingiliz parası sürerek, İngiliz ekonomisini batırmaktı.

Kadın istihbarat elemanları

Casuslukla ilgili filmlere baktığımızda, kitaplar okuduğumuzda hep elemanların erkek olduğunu görüyoruz. Bu alanda kadınların arka planda kaldığını söyleye biliriz. Fakat, yeterince başarılı kadın istihbarat elemanları vardır. Genel olarak, çok kişi kadınları “sırr saklamaz, duygusal” olarak tanıyor. İngiliz karşı casusluk uzmanı ve Scholand Yard yetkilisi Sir Basil Thomson anılarında şöyle der: “  Evli erkekler ne derlerse desinler kadınlar hiç de iyi casus değiller.” Kadın casuslara inanmayan ikinci kişi de, Henry Maunory oldu. “Casuslukta sadece erkeklerden yararlanmalıdır. Kadınlar pek az rastlanan istisnalar dışında bir işe yaramazlar. Hatta tehlikelidirler”Oysa, tarih gösteriyor ki, bu alanda kadınlar kendilerini kanıtlamış, bazen erkeklerin yapamadığını dahi yapmıştı.

Mata Hari (H.21)

Mata Hari - Vikipedi
Mata HARİ

Hollandalı Margaretha Geetruide Zelle 7 ağustos 1876 senesinde dünyaya göz açmıştır. Casusluk tarihinde onun adı Mata Hari, yani, Malay dilinde şafağın gözü olarak geçiyor. 18 yaşında  Hollanda ordusunda görev yapan İskoç asıllı subay ile hayatını birleştirdi. Evlilikleri iyi gitmiyordu. Ayrıldıkdan sonra Mata Hari özgürlüğüne kavuştu.1903 senesinde Parise geldi. Endonezyada yaşadığı zaman öğrendiyi dansları yapıyor, bazen de çıplak modellik yapıyordu. Karar verdi ki, çıplak dansöz olsun. Mata Hari endonezyada öğrendiyi dansları çıplak yaparak ünlü oldu. En ünlü politikacılar bile onu izlemeye geliyordu. Fransız, Rus,  İngiliz devlet adamlarından aldığı bilgileri kızına mektub yazar gibi şifreler ile Paristen Almanlara gönderiyordu. 13 Şubat 1917-de tutuklandı. Tutuklandıkdan sonra kurşuna dizildiğinde gözlerini bağlamayarak bir cesaret ve soğukkanlılık örneği göstermiştir.[1]

Anne Marie Lesser (kod ismi 1.4.5 W)

Dünya casusluk tarihinin en önemli kadın casusu Anne Maria Lesser, başka adla desek,”Fraulein Doktor”dur. Onun önemliliği yaptığı casusluklar değil, eğitimdir. Kendisi ilk defa casusluğu okul çalışmasına dönüştüren isimdir. Onun hayatı 16 yaşında olduğunda değişti. 16 yaşı olduğunda süvari subayı olan  Karl von Wynanskya aşık oldu. Annenin hamile olduğunu öğrenen babası onu evden kovunca, genç subay da ordudan kovuldu. Bir süre Anneye para gönderse de artık parası bitmişdi. Para için casus olmayi seçti. Wynanskya verilen ilk görev Parisdeki askeri sırları elde etmekti. Kendisi bu işde çok başarılı oldu, hatta Fransız Genelkurmayına kadar gire bildi. İlk görevi başarı ile sonuçlanan Wynanskyaya yeni görevler veriyorlardı. İkinci görevi için Anne Marieni de yanında aldı. Fakat yolda Wynansky fenalaştı ve hayatını kaybetdi. Marie sevgilisinin yeleğine diktiği bilgileri Berline götürdü ve ilgilere teslim etdi.

Böylelikle casusluk kariyerinin ilk görevini yaptı. Sonra Cenevrede Güzel Sanatlar okuluna başladı ve resim heveslisi, cana yakın kız rolunu oynadı. Belçikalı subaylarla yakınlık kurdu. Bazen resim çekmek bahanesi ile bilgiler topluyordu. İtalyadakı görevi sırasında hiçkimsenin başaramadığını o zekası ile başardı. Bütün gazete ve dergileri toplayarak askeri haberleri izledi ve gerekli bilgileri riske gitmeden elde ede bildi. Alman yetkililer ona farketdi ve mektupları okuma görevi verildi. Bir askerin “ailesine” yazdığı mektupun aslında masumane değil, casusluk amaçlı olduğunu görerek operasyonu dağıtmıştır. Yetkililer ona artık daha büyük görevler vermeye başlanıldı: Ordu Haberalma Teşkilatının eğitimim okulunu yönlendirmek. Ondan sonra casuslar demek olur ki, çok az yakalandılar. Eğittiği öğrencileri kendi seçtiği görevlere dağıtıyor, onların durumlarını yakından takip ediyor ve yakalanmamaları için tüm önlemi alıyordu.  1918-de Almanyaya geri döndü ve ortadan kayboldu. Anlılarını yazmamayı tercih etdi. Onun hakkında “Fraulein Doktor” filmi çekildi.

 Getrude Bell

Bu gün Ortadoğu`nun sınırları Getrude Bell`in I Dünya savaşı sonrasında çizdiği haritanın sonucudur. 1868-de doğan Getrude Bell Oxford Üniversitesinde Dil ve Tarih fakültesinde okudu. Çok iyi İngilizce, Farsça, Türkçe, Arapça biliyordu. Ortadoğu`ya saysız seyahatlar yaptı. Yerel halk ve tüccarlar ile güçlü dostluklar kurdu. Ortadoğu`ya hakim olduğu için İngiltere`de Ortadoğu uzmanı haline geldi. I Dünya Savaşı sırasında İngilizler Bell`in bilgisinden daha da faydalanmak için onu İngiliz istihbarat servisine davet etti. Modern İrak`ın haritasını çizmekle beraber, İrak`ın yöneticisini de kendisi seçmiştir. Emir Faysal ile Kahire konferansında tanıştı ve onun İrak`ın yönetisi olmaya Churchill`i ikna etti. Bağdata dönen Bell Arap Sorunları ile ilgili sekreterliğe atandı. Bir yandan kitap yazıyordu, bir yandan da arkeolojiye devam ediyordu. 1926 yılında bir avuç uyku ilacı içerek intihar etmiştir.


[1] Hakan Turan. Gizli Servisler. İstanbul 2010

[2] Murat Yetkin. Meraklısı için casuslar kitabı. Doğan kitap. İstanbul 2018

[3] Atilla AKAR. Casuslar. Devrim savaşının sıradışı neferleri. Timaş yayınları. İstanbul 2005

[4] Yunus Karaağaç. Geçmişten Geleceğe İstihbarat. İskenderiye Kitap. İstanbul 2018 s.31.

[5] Hakan Turan. Gizli Servisler. Kalipso yayınlar. İstanbul 2010

İlaha Yusifli

Hazar Üniversitesi: Tarih öğretmenliği (lisans) Erciyes Üniversitesi: Yakınçağ tarihi (yüksek lisans) İlgi alanım: İngilizlerin Kafkasya politikası İngilizlerin Kafkas İslam Ordusuna münasebeti İstihbarat tarihi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu