Türk Tarihi

Sultan Abdülaziz’in Ölümü: Cinayet Mi? İntihar Mı?

Sultan Abdülaziz’in ölümü tarihte birçok tartışmalara sebep olmuştur. Kendi döneminde, ilk etapta intihar olarak kabul edilirken daha sonraları aslında bunun cinayet de olabileceği üzerinde durulmuştur. Burada dikkat çeken husus, Abdülaziz’in iki bileğinin de kesilmiş olup, kesik olan bileğiyle diğer bileğini nasıl kesmiş olacağı tartışma konusu yaratmıştır. Bu yazımızda her iki görüşten bahsederek bu konu hakkında neler yaşandığını anlatmaya çalıştık. Şimdiden iyi okumalar dileriz!

Abdülaziz, 8 Şubat 1830’da II. Mahmud ve Pertevniyal Sultan’ın oğlu olarak dünyaya gelmiştir. Abisi Abdülmecid’ten sonra 32. Osmanlı padişahı olarak tahta geçmiştir.

Çocukluğu ve Gençliği

Her şehzade gibi iyi bir eğitime tabi tutulan Abdülaziz, yalnızca ders alanında değil aynı zamanda musiki, spor gibi alanlarda da yetenekli bir kişiydi. Abdülmecid’in aksine, daha sade bir yaşam süren Abdülaziz bu sebeple halkın gözünde daha farklı bir yere sahipti. Abisinin vefatının ardından 1861 yılında tahta çıktığında, haklın gözünde “onları batının etkisinden kurtaracak olan kişi” gibiydi.

Taht Yılları

İlk etapta halk, Abdülaziz’den çok memnundu. Abisi Abdülmecid’in aksine batı geleneklerini bir kenarda bırakarak sarayda müsrifliğe son vermiş, harem kullanmayacağını bildirerek hayatını tek bir kadına adayacağını söylemiştir. Tüm bunlar halkın gözünde olumlu bir imaj çizmesine sebep olmuştur.

Ancak daha sonraları zaman geçtikçe Abdülaziz, halkın gözünde istenilen etkiyi veremedi. Tahtta bulunduğu süre zarfında bir sürü yeniliklere imza atan Abdülaziz, yaptığı yeniliklerle beraber iyi durumda olmayan hazinenin daha da kötü duruma düşmesine neden olmuştur. Aynı zamanda dışta isyanlar vuku bulduğu için devlet isyanlardan kötü etkilenmiştir.  İlk kez Kırım Harbi’yle beraber dış borç alan Osmanlı Devleti, borçlarını ödeyemedikçe borç almaya devam etmiş ve en son 1875 senesinde moratoryum ilan edilerek devlet borçları ödeyemeyeceğini gündeme getirerek ertelenmesini talep etmiştir. Bu istekten sonra Abdülaziz’e muhalif olan grup daha da güçlenmeye başlamıştır. Abdülaziz’in tahttan indirilme nedenini yalnızca moratoryuma bağlamak yanlış olur. Bu durumun birden fazla nedeni vardır. Bu dönemde Abdülaziz’den meşrutiyeti ilan etmesi de bekleniyordu. Ancak Abdülaziz bu karara da pek sıcak bakmayınca, tahta şehzade Murat geçirilmek istendiği için Abdülaziz’in hali hız kazanmış oldu.

Abdülaziz’in Hali

11 Mayıs 1876’da öğrencilerin ayaklanma hareketleri başladı. Öğrencileri ayaklanmaya sürükleyen şeylerin başında; öğrenciler genel olarak Balkan kökenli oldukları için, Balkanlarda çıkan ayaklanmalar neticesinde ailelerinin zor durumda olduğu haberlerini alıyorlardı. Bundan sebep ayaklanmalar başlatmışlardır. Ayaklanmaların başlaması ile bazı devlet adamları saraydan uzaklaşarak kaçtılar. Abdülaziz, öğrenci hareketini bastırmak amacıyla Rus yanlısı olarak görülen Mahmud Nedim Paşa’yı sadrazamlık görevinden alarak yerine Mütercim Rüştü Paşa’yı atadı. Yalnızca bu değişiklikle sınırlı kalmayıp, şeyhülislamlık makamına Hasan Hayrullah Efendi’yi atamıştır. Şura-yı Devlet’e de Midhat Paşa atanınca öğrenci hareketleri bir nebze de olsa son buldu. Ancak tüm bu görev değişiklikleri Abdülaziz’in tahttan indirilmesini engelleyemedi.

Cinayet Mi? İntihar Mı?

Abdülaziz’in ölümünde kullanılan makas
Kaynak; https://archives.saltresearch.org/handle/123456789/19356

Mayıs ayının sonlarında takvimler 30 Mayıs 1876’yı gösterirken Abdülaziz, kendi inşa ettirdiği, modernleşmesine çaba gösterdiği donanması ile Dolmabahçe Sarayı’ndan alınarak, tahtından indirilerek Topkapı Sarayı’na getirildi. Topkapı Sarayı’nda kaldığı süre boyunca amcası III. Selim’in dairesinde konakladığı için kendini kötü hisseden Abdülaziz, Feriye Sarayına gitmek istediğini belirtti. Feriye Sarayı’na gittikten sonra, 4 Haziran tarihinde dairesinde bilekleri kesilmiş bir vaziyette bulundu. İlginç olan şudur ki; annesinden saç ve sakalını düzeltmek için makas isteyip onu odadan çıkardıktan sonra hem sağ bileği hem de sol bileğinden damarları kesilmiş halde buldular. Bir bileğini kestikten sonra diğer bileğini nasıl kestiği uzun yıllar tartışma konusu olmuştur.

Ardından on dokuz tane doktor, padişahı muayene etmiş ancak Hüseyin Avni Paşa, cenazenin bir padişaha ait olduğunu öne sürerek detaylıca inceleme yapılmasına izin vermemiştir. Bu nedenle doktorlar görebildikleri kadarıyla intihar olduğu konusunda hem fikir olmuşlardır.

İntihar Mıydı?

Sultan Abdülaziz’in ölümünün intihar olduğunu düşünmelerine neden olan şeylerden bir tanesi; Abdülaziz ara ara gençliğinde intihar hakkında çevresindekilerle konuşur ve hatta Napolyon esir düştüğünde neden intihar etmedi de şerefini iki paralık etti şeklinde serzenişlerde bulunduğu da yakın çevresindekiler tarafından aktarılmıştır. Ayrıca bir sultanın tahttan indirilmesi için fetva gerekliydi. Çıkarılan fetvada da sultanın akıl sağlığının yerinde olmayışı konu edilerek Abdülaziz’in ölümünün intihar olabileceği gündeme gelmiştir.

Cinayet Miydi?

Sultan Abdülaziz’in ölümünün cinayet olduğunu düşünenler ise; zaten Abdülaziz hal edilmeden önce öldürülmesinin Hüseyin Avni Paşa tarafından Mithat Paşa’ya iletildiği ancak hem Mithat Paşa’nın hem de V. Murat’ın kati surette buna karşı çıktığını belirtmişlerdir.  Doktorlara bile tam anlamıyla muayene izni tahsis edilmediğinden muallakta kalan durumlar olduğu için cinayet olduğu tezi de gündeme gelmiştir.

Abdülhamid, bu konuyu aydınlatmaya gayret etmiş ve intihar olmadığını mahkemelerce öne sürerek cinayetin müsebbibi olarak da Hüseyin Avni Paşa’yı göstermiştir.

Tarihçiler, bu konu hakkında çalışmalar yapsa da kimse kesin yargılarla konuşup olayın özünü açıklayamamaktadırlar. Ancak genel kanı itibariyle bu olayın cinayet olduğu düşünülmektedir.

Sultan Abdülaziz’in Ölümü dışında yazdığım diğer yazılarım için; https://anadolutarih.com/author/beyza/

KAYNAKÇA

Ahmet Cevdet Paşa, Sultan Abdülhamid’e Arzlar (Ma’ruzat), yay. haz. Yusuf Halaçoğlu, BKY, İstanbul 2017.

KARAL, Enver Ziya, Osmanlı Tarihi VII. Cilt Islahat Fermanı Devri (1861-1876), TTK, Ankara 2003

KÜÇÜK, Cevdet, “Abdülaziz” TDV (İA), 1988, ss. 179-185.

ORTAYLI, İlber, İmparatorluğun En Uzun Yüzyılı, Timaş, İstanbul 2017.

PEKER, Şeyma, “Sultan Abdülaziz’in Tahttan İndirilmesinin Ekonomik ve Siyasi Sebepleri”, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, c. 5, S. 14, 2018, ss. 625-635.

Beyza Şeyhoğlu

Hacettepe Üniversitesi - Tarih Bölümü Yüksek Lisans öğrencisiyim. Tanzimat Dönemi Osmanlı Bahriyesi ve Osmanlı bürokrasi tarihi hakkında çalışıyorum.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu