Alternatif TarihMakale

Terör ve Terörle Mücadeleye Tarihsel Bakış

Genel Tanımlarla Terör ve Terörle Mücadele

Bu çalışma fikir ve yöntem olarak Terör ve Terörle Mücadele ile ilgili genel bir giriş niteliği oluşturma amacı taşımaktadır. İçerisinde konuya giriş için gerekli tanımlar verilmiş ve açıklanmaya gayret edilmiştir. Bu metin bilgi verme amacındadır. Terörle mücadele içerisinde disiplinler arası yaklaşımların önemi çalışma içerisinde vurgulanmıştır, tarih araştırmacılarının da konuya dikkatlerini tekrar/yeniden yoğunlaştırmak ve konuyu genç tarihçilerin ilgisine sunmak ikincil amaçtır.

Terör ve terörizm tarihi 2000 yıl önceye kadar götürülebilir. Tanımını ‘korku ve dehşet’ yaymak olarak yaparsak bu tarih daha eskilere de çekilebilir fakat amacına ulaşmak için kullandığı yol ve yöntemlerle modern çağın ürünüdür.[1] Latince “terrere” sözcüğünden türeyen terör kavramı korku salmak, dehşete düşürmek, yıldırmak anlamı taşır.[2]

Terör: çoğunlukla siyasal olmak üzere farklı amaçları gerçekleştirmek için, güvenlik güçleri ve/veya sivillerin, propagandaya yönelik, ses getirici eylemlerle öldürülmesi olarak tanımlanmaktadır. Gerçekleşecek eylemlerin insanlıktan uzak ve vicdana sığmaz bir şekilde uygulanması ve seçilen/maruz kalan kişi veya kişilerin medya yayın organlarında dikkat çekecek biçimde yer alması terörist için öneme sahiptir. Terör eylemine maruz kalan kişiler genellikle teröristler tarafından büyük bir dikkatle seçilir; teröristler tarafından bu kişilerin masum olup olmadıkları dikkate alınmaz, onlar sadece eylem sonucunun getireceği kazanımlarla ilgilenirler.[3]

Terör kavramı: özeli ve/veya olayı ifade ederken, terörizm geneli ve/veya olguyu ifade eder.[4] Kısaca terör: silahlı faaliyetler ile kendini ve savunulan davayı duyurma; terörizm ise: bu silahlı faaliyetleri savunan, yol ve yöntemlerini anlatan/aktaran/geliştiren bir düşünce disiplini ve akımı olarak tanımlanabilir. Terör amaca yönelik yol ve yöntemlerin uygulandığı eylem; terörizm amaca yönelik yol ve yöntemleri oluşturan söylem olarak tanımlanabilir.[5] Terörün asıl amacının teröre maruz kalan kişiler olmadığı, etkilemeye çalışılan kitlelere ulaşmak olduğu söylenebilir.[6] Terörizm, ceza hukuku ve kriminoloji konusu olan adi şiddetten farklıdır. Sıradan bir katilin hedef aldığı kişi bellidir ve öldürmekle amacını gerçekleştirmiş olur. Terörist için ise korku ve dehşet duygusunu doğurmasına fayda sağlayacak olan öldürme eylemi amaç değil araçtır.[7]

Terör ve terörizmi tarihsel süreç içerisinde şu şekilde ayırabiliriz; Batı ülkelerinde sanayileşme ve kentleşmenin yoğunluk kazandığı 19.yy’dan sonra işçi direnişi ve işçi hareketleri ‘terör’ olarak adlandırılmıştır. 20.yy’da ise terörün devletler tarafından yoğunlukla kullanıldığı Soğuk Savaş dönemi görülmektedir. Bu dönemde Doğu ve Batı Blok’u tarafından birbirlerine karşı terör grupları sıklıkla desteklenmektedir ve Wilkinson’un şu ifadesi dönemi anlamak adına dikkat çekicidir: “Sovyetler Birliği’ni terörle ortak mücadele platformuna davet etmek, mafyayı organize suçlarla mücadele masasına davet etmek gibidir.” 1991’de SSCB’nin yıkılması ile Batı Blok’u hakimiyeti sağlanmış oldu, bu dönemden sonra küreselleşme, liberalleşme, demokratikleşme, insan hakları ve özgürlükleri kavramları öne çıkartıldı. ABD’nin bu kavramları kullanarak dünyaya şekil verme gayretlerinde öne çıktığı görülebilir. Bu dönemde devletler tarafından desteklenen terör grupları değil toplumların tabanlarından terör grupları çıkmaya başlamıştır, 1995’ten sonra ortaya çıkan El Kaide örneği gibi. Dönem boyunca örgütler ve militanlarının İslam coğrafyasından çıkması “İslami terör” etiketlenme doğursa da zamanla bu adlandırma “küresel terör” olmuştur. [8]

Terör ve terörizm kavramları şu noktaları çağrıştırmaktadır.[9];

  • Politik gayeler barındırır.
  • Korku ve dehşet yaymak ister ve şiddet içerir.
  • Genellikle masum kişileri ve stratejik öneme sahip noktaları hedef alır.
  • Terör, tarihsel bir olgudur ve anlaşılması için tarihe ihtiyaç duyar.
  • Uluslararası ve ulusal boyutları mevcuttur.
  • Örgütlü, planlı ve sistematiktir.
  • İncelenmesi için disiplinler arası bir yaklaşım gereklidir.

Terörle mücadele en temelde iki başlıkta incelenebilir: teröristle mücadele ve terörizmle mücadele olarak.[10] Silahlı kuvvetlerle karşı faaliyetlerde bulunmakla birlikte terörle mücadele: taktiksel, operasyonel, stratejik, siyasal ve fikirsel olarak birbiriyle uyumlu alanların eşzamanlı bir biçimde yürütülmesidir.[11]

İngiltere, Uluslararası Terörizmle Mücadele Stratejisi Belgesi’nde 4 temel strateji belirtmektedir bunlar şu şekildedir: izleme, önleme, koruma ve hazırlıklı olma. ABD’den Daniel Banjami’ye göre ise terörizmle mücadele 2 aşamalıdır: taktik = askeri harekat, ideolojik = kalplere ve zihinlere hitap etmek.[12]

Devletin teröristlerin taleplerine, terörün yayılma riskine ve teröristlerin geliştirdiği şiddet yol ve yöntemlerine karşı kendini savunması ve bunu kapsamlı ve geniş alanlarda uygulaması: terörizmle mücadele olarak tanımlanır. Demokratik yönetim biçimleri gösteren devletlerde sosyo-ekonomik ve asayiş tedbirleri ilk olarak uygulanmakta ve askeri tedbirler sonraki adım olarak gelmektedir. Demokratik yönetim özelliği göstermeyen devletlerde doğrudan askeri tedbirler alınmaktadır. Teröristlerin gerçekleştirdikleri faaliyetler oranında terörizmle mücadele sertleştikçe taraflar arasında nefret, düşmanlık ve güvensizlik de derinleşmektedir. Terörizmle mücadelenin önemli aşamalarından biri: terörist örgütlerin toplumsal hak ve özgürlük kazanımı için mücadele etmediği, demokratik değerleri kendi çıkarları için kullanan organize bir suç örgütü olduğunu her fırsatta dile getirmektir.[13]

Terörle mücadelede devletin başarılı olması için hükümet ve kurumların tutarlı yapı göstermesi ve birlikte mücadele etmesi gerekmektedir. Teröre yönelik algı değiştirme çalışmaları yapılmalı ve terörün tanımı ve amacı sıklıkla dile getirilmelidir. Bu algı yönetimi esnasında iletişim disiplininde faydalanılmalıdır.[14]

Devletler için genelgeçer bir terörle mücadele stratejisi yoktur çünkü aynı yol ve yöntemler farklı sonuçlar doğurabildiği gibi farklı yol ve yöntemler benzer sonuçlar doğurabilmektedir. Bunun için terörle mücadele stratejisi, mücadele edilen örgüt özelinde değerlendirilebilir. Ayrıca dolaylı terörle mücadele yöntemleri de mevcuttur, terör örgütüne katılımı engellemek ve silah bırakmaya ikna etmek bunlar arasındadır.[15]

Üniversiteler, araştırma merkezleri, düşünce kuruluşları, sivil toplum örgütleri ve diğer kamu bürokrasisileri de terörizmin söylem alanı ile mücadele içerisinde bulunmalıdır.[16]

Terörizmin uluslararası bir kavram oluşu beraberinde uluslararası işbirliğini de gerektirmektedir. Devletler ortak ve bütüncül terörizmle mücadele için yol ve yöntemler geliştirmektedir. Uluslararası kuruluşlar terörizmle mücadele kapsamında hazırladıkları stratejilerinde özgürlük ve güvenlik dengesini gözetmektedirler.[17]

[1] İhsan Bal, Terörizm Terör, Terörizm ve Küresel Terörle Mücadelede Ulusal ve Bölgesel Deneyimler, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu, Ankara 2006, s. 7.

[2] Yusuf Özer, “Terörizmle Mücadelede İstihbaratın Rolü: Kültürel İstihbarat Konsepti”, İGÜSBD, C.2, S. 1, s. 55

[3] İhsan Bal, Terörizm Terör…, s. 8.

[4] Zafer Cirhinlioğlu, Terör ve Toplum, Gündoğan Yayınları, İstanbul 2004, s. 25.

[5] İhsan Bal, Terörizm Terör…, s. 8.

[6] Zafer Cirhinlioğlu, age., s. 27.

[7] Necmettin Özerkmen, “Terör, Terörizm ve Radikal İslamcı Terör”, Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih- Coğrafya Fakültesi Dergisi, 2004, C. 44, S. 2, s. 252.

[8] İhsan Bal, Terörizm Terör…, s. 9-13.

[9] Zafer Cirhinlioğlu, age., s. 32.

[10] İhsan Bal- Süleyman Özeren, Dünyadan Örneklerle Terörle Mücadele, Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu, Ankara 2010, s. 19.

[11] İhsan Bal- Süleyman Özeren, age., s. 20.

[12] Yusuf Özer, age., s. 57.

[13] İbrahim Sönmez, Terörizmle Mücadelede İstihbaratın Yeri ve Önemi (Basılmamış Yüksek Lisans Tezi), Haliç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul 2013, s. 25-26.

[14] Mine Saran- Selin Bitirim, “Terörle Mücadelede Sosyal Pazarlama ve İletişim Stratejileri”, Uluslararası Güvenlik ve Terörizm Dergisi, C. 1, S. 2, s. 96.

[15] Hüseyin Alptekin, Etnik Terör ve Terörle Mücadele Stratejileri, Strateji Araştırmaları Serisi 5, Turkuvaz Haberleşme ve Yayıncılık AŞ., İstanbul 2018, s. 30-31.

[16] Fatih Akbulut- Fatih Beren, “Terörle Mücadelede Bütüncül Yaklaşımın Sosyal Politika Uygulamaları Bağlamından Algılanması: Suruç İlçesi Örneği”, Akademik İncelemeler Dergisi,2012, C. 7, S. 2, s. 262.

[17] Ergin Ergül, “Özgürlük ve Güvenlik Dengesi Bağlamında Uluslararası Terörle Mücadele Stratejileri”, EÜHFD, 2014, C. 18, S. 1, s. 67.

Anadolu Tarih

Anadolu Tarih'in resmi hesabıdır.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu