Türk Tarihi

Türk-İngiliz Münasebetleri: Mark Sykes ve Sykes-Picot Antlaşması

Mark Sykes Britanya Parlamentosunun üyesi, diplomat, gezgin ve dünyayı etkileyen Sykes-Picot antlaşmasının “yazarıdır”. [1] Mark Sykes 17 mart 1879 senesinde Londrada dünyaya geldi. 7 yaşındayken Doğuya seyahet eden Sykes`ın hayatı değişecekti.

Sykes, Yorkshire’daki zengin aristokrat bir aileden geldi. Eğitimini Jesuit Beaumont College ve Jesus College Cambridge üniversitesinde aldı. Boer Savaşı’nda görev yaptıktan sonra 1903’te İrlanda baş sekreteri George Wyndham’a özel sekreter olarak atandı. Dublindeki görevini çok sıkıcı bulan Sykes karısına gönderdiği mektupda günlerini “kedinin hayatı gibi” diye tarif ediyordu[2]. Daha “adrenalinli” iş arıyordu. “Bana organize etmem için yerel bir alay, yükseltmek için bir isyan, yapılacak bir harita verin” diyerek aslında siyasete etki etmek istediyini belirtiyordu. Türkiye’ye gelerek büyükelçilikde çalışdı. Fakat burdakı işini de sıkıcı buldu. Politikayı etkilemek yerine, basın kupürlerini albümlere yapıştırma gibi sıradan görevler aldı.

İngiltere’ye geri döndüğünde siyasi bir kariyere başladı ve Temmuz 1911’de East Riding’deki evinin yakınında Central Hull için Muhafazakar Milletvekili seçildi. Daha sonra Savaş Ofisine atanan Mark Sykes artık hedeflerine ulaşıyordu. Savaşın çoğunu askeri ve siyasi gelişmeleri gözlemlemek için Yakın Doğu’ya yapılan gizli görevlere harcadı. Çizdiği ayrıntılı haritaları savaş boyunca İngilizler tarafından kullanıldı.

1907 senesinde İstanbul’da büyükelçi olarak atandıkdan sonra,  çeşitli bölgelerinde istihbarat görevlisi olarak çalışdı. А.С. Ходнев Марк Сайкс “Лучший Знаток Малой Азии” makalesinde Mark Sykes’ın “”Avrupa’nın hasta adamı” – Osmanlı İmparatorluğu – yıkımıyla sona erebilir ve bundan sonra İngiliz İmparatorluğu da parçalanabilir” söylediği belirtiliyor. Ayrıca Sykes tam bir Türk düşmanıydı. “Bir İngiliz yetkilinin tek argümanı bir sopa ya da yumruk olacak, dili öğrenmeyecek, tartışmayacak,onlara kaba adaletle davranacak ve büyük olasılıkla ekibi sadece onun için çalışacak, aynı zamanda onu sevecek ” Sykes’in bilgisi Kitchener tarafından çok değer gördü ve 1916’da onu yıkılan 400 yıllık Osmanlı İmparatorluğu’nun “geleceğini” düşünmek için kurulan bir komitede kişisel temsilcisi olarak atadı.[3]

Mark Sykes bir de gezgindi dedik. Gezmesinin sebebi sadece kitabı için konu toplamak ve ya masumca seyahat değildi. Gitdiyi arazilere esasen istihbarat amacı ön plana çıkıyor. O daha çok Ortadoğunun etnografik ve coğrafiyası haqqında topladığı bilgi gelecekde İngilizlerin bu toplumları daha iyi idare etmesi için zemin oluşturmak amacında idi. O batını tek medeniyyet olarak görüyordu. Ayrıca seyahetlerinde Arapların daha kibar olduğunu yazıyor.

Kitapları:

Beş Türk Vilayetinde, 1900

Darü´l İslam, 1904

Halifenin Son Mirası, 1911

Kıbrıslı Zade Binbaşı Osman Bey´in Hatıraları

Peki, Sykes-Picot antlaşması nedir?

I would suggest that no second edition of the Sykes-Picot Treaty be

produced. Te geographical absurdities of the present Agreement

will laugh it out of Court, and it would be perhaps as well if we

spared ourselves a second efort on the same lines.

—T. E. Lawrence, November 1918[4]

Sykes-Picot antlaşması kısaca esasen Fransa ve Büyük Britaniya tarafının imzaladığı gizli antlaşma idi. Antlaşmada Fransa tarafdan diplomat ve avukat George Picot, Büyük Britaniya tarafdan ise, Mark Sykes vardı. Antlaşmaya daha sonra Rusiya da katıldı.

Gezgin hayatında Ortadoğunu öğrenmesine rağmen iki adam yüzyıllardır bölgede var olan kabile, etnik ve mezhepsel ayrımları çok az dikkate aldı. Düz çizgiler çizme eğilimindeydiler ve Osmanlı topraklarını kabaca İngiltere’nin şu anda Irak, Ürdün ve Filistin’i kontrol edeceği ve Fransa’nın Suriye ve Lübnan üzerinde kontrol edeceği temelinde böldüler. Sykes-Picot yapay sınırları büyük ölçüde kalır ve yıllar boyunca çok fazla gerilim ve kan dökülmesinin nedeni olmuştur. İngilizlere Araplara daha erken isyan ettiklerinde bağımsızlık kazanacakları yönündeki sözünü reddeden anlaşma, sadece Araplardan değil, Müttefiklerin Almanya’ya karşı mücadelesine henüz katılmamış olan ABD’den de gizli tutuldu. Sykes Petrograd’a gönderildi ve 7 Mart 1916’da Çar Nicholas’la bir izleyici kitlesi vardı. Sadece bir yıl sonra Rus Devrimi, Bolşevikler imparatorluk arşivlerine baskın düzenlediklerinde ve ayrıntıları gözden düşürme umuduyla ayrıntıları yayınladığında Sykes-Picot gizli paktını etkili bir şekilde ortaya çıkardı

Bugün Ortadoğuda giden siyasi proseslerin kökeni I Dünya savaşına dayanıyor. İngiltere hükumeti Osmanlıya karşı Arapların ayaklanmasını sağlıyordu. Şerif Hüseyn’e Osmanlıya karşı ayaklanmasını sağlamasını, karşılığında ise onu hakim yapacaklarını belirtmişdiler.

Sykes-Picot Antlaşmasının Maddeleri

1. Rusya’ya, Trabzon, Erzurum, Van ve Bitlis ile Güneydoğu Anadolu’nun bir kısmı,

2. Fransa’ya, Doğu Akdeniz bölgesi, Adana, Antep, Urfa, Diyarbakır, Musul ile Suriye kıyıları,

3. İngiltere’ye Hayfa ve Akka limanları, Bağdat ile Basra ve Güney Mezopotamya verilecektir.

4. Fransa ile İngiltere’nin elde ettiği topraklarda Arap devletleri konfederasyonu veya Fransız ve İngiliz denetiminde tek bir Arap devleti kurulacak,

5. İskenderun serbest liman olacak,

6. Filistin’de, kutsal yerleşim yeri olması nedeniyle bir uluslararası yönetim kurulacaktır.

Maddelerden de göründüyü üzere, antlaşma Osmanlı topraklarını bölerek kendi “kontrolleri” altında tutacaklardı. Fakat Rusiyada devrim sonucu Leninin gelmesi sonrası gizli antlaşma İzvestiya Gazetesinde (iz.ru) yayımlanarak gizliliyini yitirmiş ve plan hayata geçmemiştir.

“Sykes’ın 1916 yılında kaleme aldığı ve notlarda, zaferden emin olarak nasıl bir Osmanlı hayal ettiği açıkça görülmektedir.

Elbette onun hayalleri hamhayaller değildi, çünkü Britanya birkaç yıldır müttefikleriyle Osmanlı sonrasısınırları müzakere etmekteydi. Bu müzakerelerde Sykes daima ön planda olmuştur. Öncelikle belirtilmelidir ki Sykes, Britanya Krallığı için en elzemve mutlaka kontrol edilmesi gereken bölgenin İskenderun-Diyarbakır-Basra

üçgeni olduğunu belirtilmiştir. Sykes’a göre bu üçgen Britanya için üç açıdan çok önemlidir:

1. Basra Körfezinin kontrol altında tutulması

2. Hindistan yolunun güvenliği

3. Mezopotamya’nın işlenebilir zenginliklerinin geliştirilmesinin Hindistan’ın ekonomik sorunlarına etkisi.[5]

Mark Sykes, 1919’da Paris Barış Konferansı’ndaki İngiliz heyetinin bir parçası olarak Türkiye ve Orta Doğu uzmanı olarak dahil edildi. Ancak, “İspanyol Gripi”hastalığına yakalandığı için bu foruma katılamadı. 16 Şubat 1919 M.Sykes Paris’te öldü. Fakat Sir Mark’ın huzur içinde dinlenmesine izin verilmedi. 2008’de vücudu, yaşayan akrabalarının izni ile tıbbi araştırmalara yardımcı olmak için çıkarıldı.


[1] The Encyclopedia of Middle East Wars.ABC CLIO s.1191

[2] https://www.irishtimes.com/culture/heritage/sir-mark-sykes-the-man-who-changed-the-face-of-the-middle-east-1.1958009 12.05.2020

[3] А.С. Ходнев Марк Сайкс “Лучший Знаток Малой Азии”

[4] Consequences of the Sykes-Picot Agreement. Historical Perspectives: Santa Clara University Undergraduate Journal of History, Series II, Vol. 20 [2015], Art. 10

[5] Prof. Dr. Kemal ÇİÇEK. Sir Mark Sykes’in I. Dünya Savaşi Sonrasi Haritalarinda Osmanli Devleti Ve Yakındoğu Sınırları

İlaha Yusifli

Hazar Üniversitesi: Tarih öğretmenliği (lisans) Erciyes Üniversitesi: Yakınçağ tarihi (yüksek lisans) İlgi alanım: İngilizlerin Kafkasya politikası İngilizlerin Kafkas İslam Ordusuna münasebeti İstihbarat tarihi

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu