Hükümdarlar

Türk İslam Tarihinde İlk Kadın Sultan – Raziye Begüm

Eski Türklerde toplumun yapıtaşı aile, aileyi ayakta tutan ise kadın olarak görülmekteydi. Asırlardır islam öncesi ve sonrasında da Türk yaşantısına göre kadınlar oldukça cesaretli ve her işin üstesinden gelebilecek kadar da güçlü idi. Onlar en az eşleri kadar sorumluluk üstlenebilmekte idi.

Raziye Begüm, Hindistan coğrafyasının “ilk ve tek Türk Kadın Hükümdar”ı olarak bilinmektedir. Diğer bir deyişle o Güney Asya’nın “ilk ve Dehli Sultanlığı’nın tek kadın hükümdarı”dır. Raziye Begüm, tahtta kaldığı zamanlarda devlet idaresi için büyük çabada bulunmuş; hükümdar olsa dahi nihayette bir kadın olmanın verdiği nezaket ve zarafetle devleti bir kadının da yönetebileceğini kanıtlamıştır.

Raziye Begüm, doğum tarihi net bilinmemekle birlikte Delhi’de dünyaya gelmiş ve o coğrafyada 1236-1240 yılları arasında hüküm sürmüştür. Şirin-i Dihlevi” ve “Şirin-i Gûri” mahlaslarıyla şiir yazarak edebi kişiliğiyle de bizleri kendine hayran bırakan Raziye Begümün, Babası Delhi Sultanı Şemseddin İltutmuş, annesi Terken Hatun’dur. Küçük yaşlardan itibaren babasının yanı sıra devlet işleriyle ilgilenen Sultan’ın bu ilgisi ve yeteneklerini fark eden Sultan İltutmuş, saltanatını kızına devretmeye karar vermiş idi. İltutmuş’un hayatta iki oğlu var iken, kızı Raziye Sultanı Dehli tahtına veliaht tayin etmesi; aklı, zekası, halkın sevmesi ve saraydaki idari hareketlerinden kaynaklıdır. Fakat babasının 1236’da vefatıyla, kardeşi Rükneddin Firuz Şah, Dehli Sultanı ilan edildi. Firuz Şahın devlet idaresiyle alakadar olmaması üzerine, tahttan indirilip, Raziye Begüm, Dehli Sultanı oldu.

Kaynakların sıkça dile getirdiği üzere, saltanının başlarında Nur Türk adlı bir Türk’ün Hindistan’ın değişik bölgelerinden başına topladığı Karmati ve Mülahidelerden oluşan bir grup ile başlattığı isyanı bastırdı. Ardından hakimiyetini tanımayıp Delhi kapılarına dayanan meliklerin isyanını bastırdı. Düzeni sağladıktan sonra Hinduların kuşattığı Rantanbur kalesi’ne yardım gönderdi; kalede kapalı kalan Müslüman emirleri kurtardı. Meliklere karşı kazandığı zafer onun gücünü güç, tarihe ise şan katmıştır.

Onun, yay kuşandığı ve maiyeti etrafında bulunduğu halde erkek gibi ata bindiği, yüzünü örtmediği ve bu durumun emirlerin eleştirilerine sebep olduğuna yer verilmiştir. Tüm bu nedenleri bahane olarak sunmalarıyla birlikte Raziye Begüm Sultanın hükümdarlığını, Türk asıllı kumandan ve bazı beyler çekemeyerek, 1240’ta tahttan indirip, kardeşi Behram Şahı Dehli Türk Sultanlığına getirdi. Raziye Begüm Sultan ise, hapsedilmek üzere Taberhinde Kalesine gönderildi. Behram Şahın ve Raziye Begüm Sultanın orduları Kaytal’da karşılaştı. Mağlup olan Begüm Sultan, esir olmamak için savaş meydanından uzaklaştı. Hindu bir rençber, Raziye Sultanı, zineti için öldürüp, tarlaya gömdü. Yıllar sonra araştırmaların izinde mezarı bulundu. Bu ender rastlanan sultanın mezarı alınıp ihtişamlı bir tören ile defnedildi ve Con nehri tarafında mezarının üzerine türbe yapıldı.

Begüm Şen

Anadolu Tarih Yazı İşleri Sorumlusu ve Yazarı. Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tarih bölümü mezunuyum.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu