Türk Tarihi

Yaş Türkistan Dergisi’nde Bir Başlık: Şarki Türkistan’da Hitaylar (Çin) İle Sovyet Hükümeti Dostluğu

Çeviri Yazı

Yaş Türkistan Dergisi

Türkistan Milli Kurtuluşu İçin Çıkarılan Aylık Mecmua

Baş Editör: Çokay Oğlu Mustafa (Mustafa Çokay)

Fevral (Şubat) 1935, Hicri-1353

Rusya ve Çin Arasındaki İlişkilerin Gelişimi Üzerine Kısa Bir Not:

Türkistan Coğrafyası, ticaret yollarının ve mühim göç güzergahlarının üzerinde yer alması, önemli yer altı kaynaklarının varlığı vb. nedenlerden ötürü yüzyıllardır devletlerin mücadele alanı haline gelmiştir. Batı Türkistan kadar Doğu Türkistan topraklarının verimliliği ve zengin yer altı kaynakları da bilhassa Rusya ve Çin’in dikkatini çekmekteydi. Rusya, Batı Türkistan Hanlıkları ve Türkmenler üzerinde hakimiyet kurduktan sonra Doğu Türkistan’da kudretsiz bir Çin hakimiyeti bulunuyordu. Nitekim 20.yüzyılın ilk otuzlu yıllarında Çin rejimi, Doğu Türkistan’a tam anlamıyla egemen olamadı. Tabi bu durumun belirli nedenleri vardı; ilk olarak o dönemde Doğu Türkistan’da irili ufaklı hakimiyet ayaklanmaları yaşanmaktaydı. Akabinde Çin’de de iç karışıklıklar hakimdi. Nedenlerden ikincisi ise Rusya’dan Doğu Türkistan Bölgesi’ne geçişin kolay olması, beraberinde ekonomisinin de fiilen Rusya bağlanmasına sebebiyet vermiştir. Üçüncüsü, Çin’in Doğu Türkistan’a uzaklığının getirdiği ulaşım sorunudur.

Bölgede ulaşımın zorlaşmasının yanı sıra savaşlardan dolayı iki devletinde ekonomileri zayıf durumdaydı. Bilhassa Rusya, Doğu Türkistan’ın en zengin kaynaklarına ve verimli topraklarına sahip İli Havzası’nı ele geçirmek istemiştir. Çin’de Doğu Türkistan’da egemenliğini kurmayı arzulamıştır. Rusya ve Çin’in dışarıdaki diğer devletlere karşı bir cephe meydana getirmeleri gerekiyordu. Hakikaten öyle de oldu. Ortak çıkarları doğrultusunda bir araya gelmişlerdir. Özellikle Çin ve Rusya, Japonya’ya karşı birlikte siyaset yürütmeye başlamışlardır.

20.yüzyılın ikinci çeyreğine tekabül eden yıllarda Çin Halk Cumhuriyeti, temel prensipleri gereğince artık Doğu Türkistan’da Rusya’dan ayrı kendi bağımsız yönetimini kurmak istemiştir. Bu sebeple de Sovyet Rusya ile arası açılmış. Ancak 1950’li yıllarda tekrar ittifak kurulmuşsa da kısa sürmüş ve Stalin döneminden sonra aralarında anlaşmazlıklar teşekkül etmiştir. Çin, 1955 senesinde Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ni kurarak, Rusya’nın Batı Türkistan’da uyguladığı ayrıştırma politikasını Doğu Türkistan’da uygulayarak, bir dili konuşan halkı farklı gruplara ayırmıştır.

Günümüzde Çin, Doğu Türkistan’da yaşayan etnik gruplara, bilhassa Uygur Türkleri üzerinde egemenliğini baskıcı bir şekilde devam ettirmektedir. Uygur Türkleri’ ne karşı “etnik kültürel temizlik” adı altında kültürsüzleştirme, asimilasyon, Çinlileştirme politikaları uygulanmaktadır. Yıllardır Çin ihatası altında olan Uygur Türklerinin yaşamaya maruz bırakıldıkları bu kanunsuz duruma maalesef çoğu Türk Devleti ‘de ses çıkartmamaktadır.

Çağatay Türkçesi’nde Yayımlanan ve Yaş Türkistan Dergisi’nde yer alan “Şarki Türkistan’da Hitaylar (Çin) İle Sovyet Hükümeti Dostluğuhakkında 31-32-33. Sayfaların Çevirisi:

Şarki Türkistan Milli Mücadelesi başladığında o zamana kadar Urumçi, Hitay Hükümeti’nin Sovyet kolunda bir oyuncak olduğu tüm dünyaca bilinen bir şey idi. Vaziyet biraz da gergin idi. Moskova Hükümeti’nin hakiki ajanı olan Şarki Türkistan Valisi “Çen-Şu-Ren” Müslüman-Türk götürülmeye başlandığından kaçıp gitti, onun yerine vali olarak Yen-ki Hükümeti yönetimi ayakta tutuyordu. Bu hükümet ise Moskova’dan “idare edildiğini” söyleyip hatta böylelikle Hitay Merkez Hükümeti’ni inandırabilecekti. Okuyucularımızın hatırlamaları gerek, biz Şarki Türkistan Milli Hareketi hakkında yazarken Urumçi ile Moskova münasebetinin bozulmasından evvel ki gibi devam etmekte olduğumuzu söyledik.

Bazen bu yazılarımızı yalanlayanlara bir şey olmadı. İkinci taraftan Sovyet Rusya’nı Şarki Türkistan için samimi bir dost edindiği için şimdi hava biraz tazelenip gelmekte. Geçmiş Yanvar (Ocak) ayında Yapon (Japon) Parlamentosu’nda söyledikleri nutuk da Yapon Hariciye Nazırı (Japon Dışişleri Bakanı) “Hirota” Moskova Hükümeti’nin, Şarki Türkistan’a el uzatıp bu ülkeyi “Sovyetleştirmekte” olduklarını açıkça söyledi. Bolşevikler derhal Yapon Nazırın dediklerini yalanlamak için ilanlarda bulundular. Şarki Türkistan’da gözlerinin kaldığını, İngiltere ve Yaponya’nın siyasi entrika doğurup, bu iki devletin her kıyısının Şarki Türkistan ve “tahtına”-”padişah” tayin ettiklerini yazdılar.

Bolşeviklerin yalan söyledikleri ortaya çıktı, Yanvar (Ocak) ayı 27. gününde Avrupa’da basılan bazı gazetelerde Şangay’dan verilen bir telgraf haberine göre Hitay Merkezi Hükümeti’nin soruya cevabı, Urumçi Genel Valisi “Çon-Si-Şei” Sovyet Hükümeti ile yakın siyasi dostluk münasebetinde bulunduklarını, Bolşeviklerden uzmanlar ve memurlar çağırdıklarını hem de “Şarki Türkistan’ın iktisadi gelişimi” için onlardan borç para alınmaya başlandığını, belirtti. Demek bugün ki Urumçi Hükümeti, hem eski “Çen-Şu-Ren” dergisi Moskova çengeline takılmış. Çünkü Moskova uzmanları, Moskova memurları ve Moskova parası için Moskova faydasına hizmet etmektelerdir. Bunu bilmek için yöntem gerekli. Bu Şarki Türkistan, Hitay Hükümeti Sovyet Rusya’sına şartlı olarak onu güçlü bilmek zorunda değil.

Şarki Türkistan’da “Moskova faydası” bu ülkenin sözde Hitay Vilayeti olduğunu ve Moskova’nın himayesini istedikleri demektir. Sovyet Rusya’sının en çok istemediği ve istemeyeceği bir şey olursa eğer o Şarki Türkistan’ın Milli İstiklalidir. Yapışıp kaldı: bazılarının “Şarki Türkistan Türkleri’nin” dostu deyip, tanıtılmakta olan Sovyet Rusya’sı, Hoca Niyaz Hacim’e “yardımı” o kişi Şarki Türkistan Cumhuriyeti’nin reisi olarak atanamaz. Cumhuriyet bayrağını indirip, Hitay Hükümeti’ne verildikten sonra bile ağır şartlar durmaktadır.

Londra’da çıkarılan “Herald Tribune” (London Herald Tribune) isimli gazetede Şarki Türkistan’ı gezip gelen İtalyan Seyyah Orlandini’nin Şarki Türkistan’da Rus Komiserliği’nin Tiran nüfuzu kazandıklarına şahit olduğu hakkında bir makalesi basıldı. Basılan bu makalesinde Orlandini, vaktinde 5.000 kadar Rus askerinin Şarki Türkistan’da yayılıp-kaynaşıp, Urumçi’de bir Hitay Vilayetini kurduğunu belirtmektedir.

“Bir şeyi aklımızdan çıkarmamamız gerekir. Milletimizi kurtarma yolundaki mücadelemizde başarıya ulaşmamız ve kaderimizi kendimiz belirleyebilmemiz, ancak milletin söz birliği halinde olmasıyla mümkün olabilir. Buna milletimiz, çiftçinin toprağa bağlı oluşu gibi bağlı olmalıdır.”

Mustafa Çokay / Türk halklarının birliğinin savunucusu, Alaş Orda Hükümeti’nin temsilcisi, gazeteci ve yazar.

Fatma Çetin

Genel Türk Tarihi Bilim Uzmanı. Yüksek Lisans'ı Bilimsel Araştırma Projeleri tarafından desteklenen "Rus Saldırıları & Hîve Hanlığı'nın Askeri Teşkilatı" isimli tez çalışması ile tamamladım. Türkistan Hanlıkları, Kafkasya Toplulukları & Rusya Tarihi çalışmaktayım.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu